11. Hukuk Dairesi 2020/1572 E. , 2021/522 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/06/2018 tarih ve 2016/625 E. - 2018/534 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 09/01/2020 tarih ve 2018/2026 E. - 2020/38 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi da…
**11. Hukuk Dairesi 2020/1572 E. , 2021/522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/06/2018 tarih ve 2016/625 E. - 2018/534 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 09/01/2020 tarih ve 2018/2026 E. - 2020/38 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalı Tedaş'ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi" akdedildiğini, anılan sözleşmesinin 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.5, 7.6 maddelerinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde idareye kayıtlı olmayan sayaçtan enerji tüketilmesi sebebiyle tutanak düzenlenerek kaçak tahakkuku yapılması nedeniyle dava dışı abone tarafından açılan istirdat davası sonunda verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesince onanması üzerine icra takibine konulması nedeniyle müvekkilinin icra dosyasına 107.500,00 TL ve 4.865,41 TL ödeme yaptığını ileri sürerek icra dosyasına ödenen toplam 112.365,41 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; devre esas bilanço düzenlemeleri ile geçmişe dönük alacak ve borcun kesinleştirildiğini, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın davacı tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını, rücuya dayanak davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, bu nedenle faiz ve icra takip giderlerinin talep edilmeyeceğini, rücuya esas kararda karara ilişkin olarak icra dosyasına 107.500,00 TL yatırıldığını, davanın haklı olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin sadece bu tutardan sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.