11. Hukuk Dairesi 2010/8870 E. , 2011/15856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2009 tarih ve 2003/1395-2009/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2011 gününde davacılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldı
**11. Hukuk Dairesi 2010/8870 E. , 2011/15856 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2009 tarih ve 2003/1395-2009/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.11.2011 gününde davacılar avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl davada davacılar vekili davacıların davalı şirketin ortakları olduğunu 3.12.2003 tarihinde toplanan olağanüstü genel kuruluyla ilgili çağrının kanuna aykırı yapıldığını alınan kararların afaki iyi niyet kurallarına uygun olmadığını davacıların müzayaka halinden istifade edildiğini sermaye artırımına gidildiğini bu durumun davacıların rüçhan haklarını kullanmasını engellediğini sermaye içindeki paylarını düşürdüğünü sermayenin % 76 oranında artırılarak 440 trilyona çıkarıldığını ülkede yaşanan enflasyon nedeniyle bu kadar büyük bir artışa gerek olmadığını sırf ticari hileler kullanılarak bunun yapıldığını davacı haklarının ihlal edildiğini iyi niyetli olunmadığını ve özellikle sermayenin tamamının taahhüt tarihinden itibaren üç ay içinde ödeneceğine ilişkin ana sözleşme tadil metninin kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğunu gündemin üçüncü maddesinin oylamaya sunulmadığını genel kurul kararı oluşmadığından sermaye artırımının gerçekleşmediğini ve yine sermaye artışının realize ediliş şekli ve şartlarına ilişkin olarak yönetim kuruluna yetki verilmesinin hukuken geçerli olmadığını belirterek genel kurulda alınan 3 ve 4.maddelerdeki kararların yokluğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş,birleşen 2004/251 E sayılı davasında söz konusu genel kurulda alınan kararların TTK’nun 389 ve 391.maddelerine aykırı olması nedeniyle iptalini istemiş, birleşen 2004/258 E sayılı dosyada ise 02.03.2004 tarihli A grubu imtiyazlı hissedarlar olağanüstü genel kurulunda alınan kararların yasaya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir. Mahkemece iddia,savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre,davalının çeşitli ticari dallarda faaliyet gösterdiği ve holding şirketlerin diğer şirketlere göre ana ortaklık niteliğinde olduğundan holding bünyesine bağlı şirketlerin ticari faaliyetlerinde finans teminin de holding tarafından ancak sermaye artışı ile bu imkanları sağladığı holding niteliğindeki davalı şirketin de gerek kendi bünyesindeki grup şirketlerle gerekse yabancı şirketlerle olan ticari ilişkilerde ekonomik gücünü ve mali yapısını güçlendirmek amacıyla sermaye artırımı yapması ve 2002 yıllarında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Çukurova holding A.Ş. ve Çukurova grubu şirketlerin bu ekonomik sarsıntıdan etkilenmemesinin düşünülemeyeceği ve grup şirketlerin mali zafiyet içine düştüğü ve bunun sonucunda da grup şirketlerde çözülmelerin başladığı ve bazı şirketlere TMSF idaresince el konduğu ve bu nedenle de davalı ...Ş. nin sermaye artırımı yapmak amacıyla iş bu davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısını yaptığı , bütün bu işlemlerde davalı şirketin mali yapısının güçlendirilmesi amacının güdüldüğü , Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 2003/3 sayılı iç ticaret tebliğine göre sermaye artırımı ile ilgili sözleşme değişikliklerinde tadil tasarılarındaki sermaye maddesinde önceki sermayenin tamamen ödendiği ve artırılan sermayenin muvazadan ari şekilde tamamen taahhüt edildiği ve nakdi sermayenin 1/4 nün ödendiği veya sermaye artırımının tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içinde kalan sermayenin en geç üç yıl içinde ödeneceğinin kabul edildiği, artırılan sermayenin tamamının üç ay içinde ödeneceği hükmünün bu tebliğe aykırı olduğunu, bu yönüyle genel kurulda alınan sermaye artırım kararının ödenme şekli yönünden yasaya aykırılık bulunduğundan bu durumun pay sahiplerinin menfaatine aykırı olduğu ve iptalinin gerektiğini, esas davadaki sermaye artırımına ilişkin gündemin 3.maddesinin oylanmadığına ilişkin iddianın bu 3.maddenin 4.madde ile beraber oylandığı kabul edildiğinden bu dava nedenine itibar edilmediği ve yine esas davadaki sermaye artırım kararının iyi niyet kurallarına aykırılık iddiasının sermaye artırım kararı finansal yapıyı güçlendirmek amacıyla yapıldığından dolayı yerinde olmadığı bu dava nedenine de itibar edilmediği birleşen İstanbul 7.ATM nin 2004/251 sayılı dosyasındaki davada TTK 391.madde kapsamında genel kurulun sermaye artırım kararı vermesi halinde şirkette bulunan imtiyazlı pay sahiplerinin ayrı bir genel kurul olarak toplanarak bu sermaye artırımı kararına onay vermeleri gerekmekte ve bu onay kararı genel kurulun almış olduğu artırım kararının icrayı şartını oluşturacak ise de imtiyazlı pay sahiplerinin sermaye artırım kararını onaylaması için ortada bu yolda alınmış bir genel kurul toplantısının bulunması gerektiği, sermaye artırımına ilişkin bir genel kurul kararı olmadan imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun da karara bağlayacağı bir konu olamayacağından bu durum herhangi bir hukuka aykırılık içermediğinden birleşen davanın yerinde olmadığı yine birleşen 9.ATM nin 2004/258 nolu dosyasında davacılarca 2.3.2004 tarihinde 3.12.2003 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararına geçerlilik kazandırmak ve bu kararın onanması için A grubu imtiyazlı pay sahipleri genel kurul toplantısının yapıldığı, imtiyazlı pay sahipleri genel kurulunun, genel kurul sermaye artırımı kararından sonra yapılması hem kanun hemde mantık kuralları gereği olduğundan bu durumun hukuka aykırılık içermediği gerekçeleriyle davacılar tarafından davalı aleyhine açılan esas davanın kabulü ile 03.12.2003 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile alınan ana sözleşmenin 10.maddesinin değiştirilmesine yönelik olan sermaye artırım kararının iptaline,birleşen davaların ise reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre 2004/251 E sayılı davaya yönelik olarak davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan dava dosyasına ilişkin olarak verilen kararın onanmasına, karar vermek gerekmiştir. 2-Asıl davaya ilişkin olarak davalı vekilinin temyizine gelince, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan 2003/3 sayılı Tebliğ'in 3/B-bb maddesinin 1.fıkrası uyarınca "Sermaye artırımına ilişkin ana sözleşme değişikliklerinde ....nakdi sermayenin 1/4'ünün ödendiği veya sermaye artırımının tescilinden itibaren en geç üç ay içerisinde kalan sermayenin en geç üç yıl içerisinde ödeneceği belirtilir" hükmünün yer aldığı, oysa dava konusu olayda dava şirket ana sözleşmesinin 10.maddesinin yeni şeklinde "...(B) grubu hamiline 309.600.000.000 adet hisse karşılığı 154.800.000.000 TL'sı ortaklar tarafından muvazaadan ari olarak tamamen nakit taahhüt edilmiş olup, tamamı tescil tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödenecektir" hükmünün yer aldığı ve söz konusu ana sözleşme değişikliğinin 2003/3 sayılı Tebliğe aykırı olduğu,bu durumun pay sahiplerinin aleyhine bulunduğu gerekçesiyle asıl davada sermaye artırım kararının iptaline karar verilmiş ise de,öncelikle vurgulanması gereken husus Bakanlık Tebliğlerinin mahkemeleri bağlamayacak olmasıdır. Öte yandan, anılan Tebliğin 3/B-bb maddesinin 1.fıkrasında "...kalan sermayenin en geç 3 yıl içerisinde.." ödeneceği belirtilmiş olup, burada bahsi geçen üç yıl en uzun süreyi ifade etmektedir.Başka bir deyişle, anasözleşme değişikliği ile daha kısa bir süre belirlenmesi mümkündür ve Tebliğe aykırılık teşkil etmez. Yine davalı şirketin esas sermaye başlıklı 10.maddesinin eski metninde de artırılan sermayenin tamamının tescil tarihinden itibaren en geç üç ay içerisinde ödeneceği hükmü yer alıp,anılan eski sermaye artırımında işbu davadaki iddiaların ileri sürülmeyip son sermaye artırımında itirazda bulunulması da iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. Bu durumda mahkemece asıl davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre birleşen 2004/258 E.sayılı ve 02.03.2004 günlü A grubu imtiyazlı hissedarlar olağanüstü genel kurulunda alınan kararların iptaline yönelik davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen 2004/251 E sayılı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile birleşen 2004/251 E.sayılı davaya ilişkin olarak verilen kararın ONANMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davaya yönelik kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin birleşen 2004/258 E sayılı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 19,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 825 TL vekalet ücretinin davadıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 24.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.