12. Hukuk Dairesi 2016/30490 E. , 2016/24761 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından üç adet bonoya dayalı ol…
**12. Hukuk Dairesi 2016/30490 E. , 2016/24761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından üç adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların, yasal sürede icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, takibe dayanak bonoların alacaklı banka ile imzalanan kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, aynı alacak için ayrıca ipotek verilmiş olması nedeniyle İİK'nun 45. maddesine aykırı olarak, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmadan kambiyo takibi yapılmasının usulsüz olduğunu ve sair şikayetlerini ileri sürerek takibin iptalini istedikleri, mahkemece, kredi sözleşmesinin teminatı olarak hem ipotek verildiği, hem de takip konusu bonoların düzenlendiği kabul edilerek öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmadan doğrudan bonoların takibe konulmasının usulsüz olduğu gerekçesiyle istemin kabulü ile takibin iptali yönünde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Borçluların icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup, 6100 sayılı HMK anlamında dava niteliği taşımaz ve aynı Kanunun 18. maddesinin 3. fıkrası gereğince; aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Bu durumda, şikayetçiler geçerli bir mazeret bildirmemiş ve duruşmaya gelmemiş olsalar dahi, HMK'nun 150/1. maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasına ve sonuçta aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Açıklanan nedenlerle, alacaklının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 45. maddesinin birinci fıkrasına göre; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse, alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167. madde hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. İİK'nun 45/3. maddesi ile atıf yapılan aynı Kanunun 167/1. maddesi gereğince de; alacağı, çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.