11. Hukuk Dairesi 2011/13630 E. , 2012/20466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.09.2011 tarih ve 2008/168-2011/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve
**11. Hukuk Dairesi 2011/13630 E. , 2012/20466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.09.2011 tarih ve 2008/168-2011/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı ...'in asıl borçlu sıfatıyla, dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti. ve davalı ...'un ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla müvekkil bankayla genel ticari kredi sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında 30.000 TL meblağlı kredi kullandıklarını, noter kanalıyla gönderdikleri ihtarnameye rağmen borçluların kredi borcunu ödemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 7.000 TL'nın kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini, ıslah dilekçesiyle de 42.045,26 TL'nın kredi tarihinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, Erzurum'da galericilik yapan dava dışı Laloğlu Otomotiv Ltd. Şti'nden minibüs satın aldığını, bankadan kredi kullanmak için bu şirket çalışanı ile bankaya gittiğini, şirket sahibinin oğlunun banka memuru gibi çalıştığını, kendisine imzayı bu kişinin attırdığını, iki sözleşmeyi alt alta koydurup ayrı ayrı imza attırmış olduğunu, bu şekilde önceden hiç tanımadığı ...'e kefil olarak gösterildiğini, işlemin tamamen sahtecilik ve hile ile yapıldığını, bu şekildeki organize işlerle pek çok kişinin mağdur edildiğini, savcılığa şikayette bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, banka müfettiş raporlarında banka görevlilerinin verilmemesi gereken krediyi verdiklerinin belirtildiği, mahkemenin 2009/187E ve 2010/498 E numaralı dava dosyalarının zabıtlarından anlaşıldığı üzere Lalaoğlu Otomotiv yetkilileri hakkında dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçundan 50'den fazla soruşturmanın devam ettiği, davalının kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzası bulunmakta ise de Laloğlu Otomotiv Şirketi yetkilerince davalının aynı gün kredi kullanması nedeniyle bu evrakları imzalattırırken kefil sıfatıyla da davalıya imzalattırıldığı yönünde vicdani kanaat oluştuğu, davalının imzasının rızası hilafına iradesi fesada uğratılarak alındığı, davalının dava dışı ...'e kefil olma iradesinin bulunmadığı, davacı bankanın ...'e kullandırılan ve Laloğlu Otomotiv Şirketi'ne aktarılan paranın bankadan çekilmesinde basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve verilmemesi gereken krediyi verdiği, hiç kimsenin kendi kusurundan dolayı kendi lehine hukuki sonuçlar yaratamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.