TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2022 NUMARASI : 2019/313 Esas 2022/107 Karar DAVA :GKS'ne Dayalı Ticari Krediden Kaynaklı (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 28/05/2019 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı dav…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/361 Esas 2025/1265 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/361 KARAR NO : 2025/1265 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2022 NUMARASI : 2019/313 Esas 2022/107 Karar DAVA :GKS'ne Dayalı Ticari Krediden Kaynaklı (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 28/05/2019 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Şubesi ile davalı asıl borçlu ... San ve Tic A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmesi gereği borçluya kredi kullandırıldığını, davalı kefil ...'ın da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalının geri ödemelerini zamanında yerine getirmemesi üzerine taraflara Beşiktaş 17. Noterliği'nin 1.8.2018 tarih ve 58301 yevmiye numaralı kat ihtarnamesi keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12979 E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dilekçesinde davalıların borcu bulunduğu belirtilmiş ise de 11.07.2018 tarihli belge gereğince müvekkilinin davacı ile imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinden kaynaklı asaleten ve kefaleten sorumlulukları kapsamında kredi kapamaya esas bakiye borcun 11.07.2018 tarihi itibariyle 8.372.500 TL olduğunu, anılan bu tutar da davacıya ödenerek kredilerin kapatıldığını ve müvekkili şirketin maliki olduğu ... Parselde bulunan taşınmaz üzerine davacı lehine tesis edilen 1. dereceden 6.000.000 TL'lik ve 2. Dereceden 3.000.000 USD'lik ipotekler de taahhüdü uyarınca fek edildiğini, bu bağlamda müvekkillerinin davacıya gerek asalaten gerekse kefaleten herhangi bir borcu kalmadığını, davacının davalılara gönderdiği Beşiktaş 17. Noterliği'nin 01.08.2018 tarih ve 58301 yevmiye numaralı ihtarnameye cevaben, Ankara 18. Noterliği'nin 07.08.2018 tarih ve 26422 yevmiye numarası ile davalılar tarafından cevap ihtar edilmiş ise de davacı banka tarafından Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12979 E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden dolayı davacı bankanın takip tarihi itibariyle 2.339.949,93 TL asıl alacak, 190.401,73 TL faiz olmak üzere toplam 2.530.351,65 TL nakdi alacağının bulunduğu, bu alacağın ödenmesinden davalı şirketin asıl borçlu davalı ...'ın sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, ödeme emrine yaptıkları itirazın belirtilen bu miktarla haksız oldukları, bilirkişinin 27/01/2022 tarihli raporuna göre, teminat mektubu ve çek yükümlülük bedelinin depo talebine ilişkin olarak borçlu ve kefiller tarafından sözleşmede bedellerin depo edileceğine ilişkin sözleşme hükümleri görülemediğine ilişkin tespiti dikkate alınarak davacı bankanın gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebinde haklı olmadığı gerekçeleriyle gayri nakdi alacağa yönelik talebin reddine, nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12979 Esas sayılı dosyasında davalılar tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 2.339.949,93 TL asıl alacak 190.401,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.535.351,65 TL miktar üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,44 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 507.070,33 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine, nakdi alacağa yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde belirlenen faiz oranının uygulanması gerektiğini, davalıların gayri nakit depo talebinden sorumlu olduklarına dair sözleşmenin 4.1.ve 2.8.maddelerindeki açık hükmün mahkemece değerlendirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasındaki akdedilen genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, ipotek akit tablosu, taraflar arasındaki yazışmalar vs deliller dosya arasında mevcuttur. Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12979 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılar aleyhine toplam 2.689.890,25 TL alacağın tahsili ve 1.433.997,00 TL teminat mektuplarından, 1.600,00 TL çek yapraklarından kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesi talebiyle başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların ödeme emrine süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. 16/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağını 2.339.949,93 TL asıl alacak, 190.401,73 TL faiz olmak üzere toplam 2.530.351,65 TL nakit alacak bulunduğu bildirilmiştir. 18/05/2021 tarihli ek raporda özetle; nakdi alacak miktarı aynı tespit edilmiş, gayri nakdi alacak miktarı 152.225,00 TL olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamından, davalı şirket ile davacı banka arasında 24/05/2018 tarihli 15.000.000,00 TL limitli, 15/10/2016 tarihli 3.000.000.00 EURO limitli, 12/10/2016 tarihli 3.000.000.00 EURO limitli, 10/12/2014 tarihli 8.000.000.00 TL limitli ve 12/10/2016 tarihli 10.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akkdedildiği, davalı ...'ın sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kefaletlerinin geçerli olduğu, sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı yanca hesabın kat edilerek davalılara gönderilen 01/08/2018 tarihli ihtarnamenin davalı şirketin genel kredi sözleşmesinde yazılı adresinde 03/08/2018 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, davalı ...'a ise 03/08/2018 tarihinde ise tebliğ edildiği, hesap kat ihtarnamesine rağmen borçların ödenmememi nedeniyle eldeki dava konusu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda nakit alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, genel kredi sözleşmelerinde açık hüküm bulunmadığı gerekçesiyle gayri nakit depo talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf itirazları bilirkişi raporundaki hesaplamalarda esas alınan temerrüt faizi ile davalıların gayri nakit alacakların deposundan sorumlu olduklarına ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan 27/01/2022 tarihli raporunda davacı bankanın uyguladığı en yüksek faiz oranının %18,96 olup genel kredi sözleşmesinin 4.2.maddesi gereğince bu oranın %50 fazlası olan %28,44 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmış olup, davacı yanca fiilen uygulanan faiz oranının bilirkişi raporu ile tespit edilen faiz oranından daha yüksek olduğuna dair iddia ve delil ileri sürülmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin davalıların gayri nakit alacakların deposundan sorumlu olduklarına dair istinaf itirazlarının incelemesine gelince; Taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin konuya ilişkin "Bankanın Hesapları Kesme, Muacceliyet Verme ve Sözleşmeyi Fesih Yetkisi" başlıklı 4.1. maddesinin 3.bendinde "Müşterinin .......teminat ve kefalet mektupları ile garanti mektuplarının iadesini veya bedellerinin Bankaya depo edilmesini istemek hak ve yetkilerine sahiptir......." düzenlemesi mevcuttur. Buna göre, yukarıda belirtilen maddede davacı bankanın asıl borçlu şirketten teminat ve kefalet mektuplarının bedellerinin bankaya depo edilmesini isteme hakkının bulunduğu açıkça düzenlenmiş olmakla birlikte çek asgari sorumluluk bedellerinin depo edilmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı asıl borçlu şirket yönünden çek asgari sorumluluk bedellerinin depo edilmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru ise de, icra takibinde bedelleri faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesi talep edilen toplam 1.433.997,00 TL tutarındaki teminat mektuplarının bedellerinin deposunu teminen takibin devamına karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bununla birlikte her ne kadar davacı yanca taraflar arasında akdedilen Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin yer alan "Kefalet Sözleşmesi" başlıklı bölümün 2.8.maddesinde "kefiller müşteri ile Banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt eder." şeklindeki hüküm nedeniyle davalı kefil ...'dan da teminat mektubu ve çek asgari sorumluluk bedellerinin deposunun talep edilebileceği ileri sürülmüş ise de, söz konusu hükmün teminat mektubu ve çek asgari sorumluluk bedellerinin depo edilmesinin davalı müteselsil kefilden talep edilebileceğine ilişkin açık bir hüküm içermediği gibi taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde bu yönde herhangi bir hüküm de bulunmadığından davalı kefil ... hakkında gayri nakit alacakların depo sistemi ile açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, 2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2022 tarih ve 2019/313 Esas 2022/107 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)1-Davacının nakdi alacağa yönelik davasının KISMEN KABULÜ ile, Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12979 Esas sayılı dosyasında davalılar tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 2.339.949,93 TL asıl alacak 190.401,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.530.351,65 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, 3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,44 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, 4-Nakdi alacağa yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-İtirazın iptaline karar verilen nakdi alacağın %20'si olan 506.070,33 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine, 6- Davacının davalı ... hakkında gayri nakit alacak bedellerinin depo edilmesi istemiyle açtığı davanın REDDİNE, 7-Davacının davalı şirket hakkında teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine yönelik itirazın iptali istemiyle açtığı davanın KABULÜ ile, 8-Davalı şirketin teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine yönelik itirazının iptaline, davalı şirket yönünden takibin toplam 1.433.997,00 TL teminat mektubu bedelinin depo edilmesini teminen takip talebindeki koşullarla devamına, Çek bedellerinin depo edilmesine ilişkin talebin reddine, 9-Hüküm altına alınan nakit alacak üzerinden hesaplanan 172.848,32 TL nispi karar ilam harcından 32.487,16 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 140.361,161 TL karar harcının davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Hüküm altına alınan gayrı nakit alacak yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu karar ilam harcının davalı şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Davacı tarafından yatırılan 32.487,16 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 32.531,56 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Davacı tarafça yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 142,90 TL posta ve tebligat gideri, 44,40 TL başvurma harcı ve 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.993,70 TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 1.875,45 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca nakdi alacak yönünden belirlenen ( kabul ve red oranına göre) 109.461,33 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca nakdi alacak yönünden belirlenen (kabul ve red oranına göre) 18.631,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 15-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca kabul edilen gayri nakit alacak yönünden belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 16- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca reddedilen gayri nakit alacak yönünden belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 17-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 18-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde kendisine iadesine, 19-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 7 ve 18/A-13 maddeleri ile bu Kanuna göre hazırlanan ve 02/06/2018 tarih ve 30439 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin 26. maddesi hükümlerine göre; Bakanlık bütçesinden karşılanan/karşılanması gereken ve iki taraf ve iki saat üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen toplam 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle 1.244,16-TL'sinin davalılardan geriye kalan 75,84-TL'sinin davacıdan alınarak 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu amaçla işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 172,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 192,70 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -