10. Ceza Dairesi 2023/58 E. , 2023/10604 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM :Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin biri
**10. Ceza Dairesi 2023/58 E. , 2023/10604 K.** **"İçtihat Metni"** TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM :Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezaların süresine göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2021/482 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile; sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, altıncı fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 9 ay hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/1601 Esas, 2022/1751 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı toplandığına, 6. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir. B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, 3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 4. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 5. Sanığın telefonunun incelenmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. Yeşil reçeteye tabi ilaçların uyuşturucu madde niteliği taşımadığına ilişkindir. C. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine, 3. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası yönünden sanığa ek savunma hakkının verilmesi gerektiğine, 4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı toplandığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 6. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 7. Sanığın ele geçirilen ilaçlara erişim yetkisinin ve nakletme yetkisinin bulunmadığına, 8. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gösterilen gerekçenin yetersiz olduğuna, 9. Yeşil reçeteye tabi ilaçların uyuşturucu madde niteliği taşımadığına ilişkindir. D. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanık ...'nun ecza deposu işlettiği, bu nedenle eylemine 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin sekizinci fıkrasının uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Kolluk görevlilerince yapılan araştırmalarda, daha önceden ecza deposunda çalışan temyiz dışı sanık ...’in Denizli'ye yüklü miktarda Galara 300 mg isimli yeşil reçeteye tabi ilaçlardan getireceği ve piyasada satacağı, sanık ...’in çeşitli şehirlerden temin ettiği bu hapları 12.01.2021 tarihinde kargo aracılığıyla Yurtiçi Kargo Eskihisar Şubesi'ne getirip piyasaya süreceği yönünde bilgilerin elde edildiği, bunun üzerine 12.01.2021 tarihinde kolluk görevlilerince Yurtiçi Kargo Eskihisar Şubesi görülecek şekilde bekleme yapıldığı esnada saat 10:00 sıralarında sanık ...'ın kullanmakta olduğu 48 SR 787 plakalı araçla Yurtiçi Kargo Eskihisar Şubesi'ne geldiği, sanık ...'in koliler halinde gelen kargo gönderilerini teslim aldıktan sonra araca yükleme yaptığı, bu esnada kolluk görevlilerinin olaya müdahale edilerek araçta yapılan aramada 2 koli içerisinde karekod (hangi depodan çıktığı ve seri numaralarının yazıldığı alan) küpürleri kesilmiş vaziyette Galara 300 mg yazılı 418 kutu, her kutu içerisinde 56 adet kapsül olmak üzere toplamda 23.408 adet yeşil reçeteye tabi ilacın ele geçirildiği, uzmanlık raporuna göre ele geçirilen hapların pregebalin etken maddesini içerdiğinin tespit edildiği olayda; Sanık ...'ın olay ile bir ilgisinin olmadığını söyleyerek üzerine atılı suçu kabul etmese de; sanık ...’in aşamalarda alınan savunmalarında ısrarla ele geçirilen maddeleri kendisine sanık ...'ın gönderdiğini söylediği, sanık ...'ın sanık ...'i diğer sanıklar Orhan Veli ve ...'a yönlendirdiğini ileri sürse de sanık ...'in bu sanıklar ile bir iletişimin olmadığının HTS kayıtlarından tespit edilmesi, sanıklar Orhan Veli ile Cem Mutlu'nun da kargoyu sanık ...'ın gönderdiğini söylemeleri ve bu gönderime ait kargo fişini sanık ...'a mesaj olarak gönderdikleri, sanık ...'ın sanık ...'ı diğer sanıklar Orhan Veli ve Cem Mutlu'ya yönlendirdiğini söylemesine rağmen bu beyanına göre sanık ...’in kargo gönderimi ile ilgili olarak sanıklar Orhan Veli ve Cem Mutlu’ya ulaşma imkanı mevcut iken neden kendisinden kargo fişi fotoğrafını istediğini açıklayamadığı, bu nedenlerle sanık ...'ın üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek suça konu maddeleri sanık ...'ın naklettirdiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık ... suça konu olay ile bir ilgisinin olmadığını savunsa da; sanık ... tarafından kendisine gelen suça konu maddeler için gönderdiği paranın sanık ...'nun ablasının hesabına gelmesi, hesap sahibi tanık ...'ın hesabına gelen parayı sanık ...'ya gönderdiğinin anlaşılması, yine sanık ...’nun sanık ...'den suça konu gönderilen maddelere ait kargo fişini kendisine göndermesini istemesi ve suça konu maddelerin kendi işyerinden sanık ...'ın da bulunduğu sırada sanık ... tarafından kargoya verilmek üzere alındığının sanıklar tarafından kabul edildiği, ayrıca sanığın Özkan'ın gönderime dair kargo fişini sanık ...'ye ulaşamaması nedeniyle kendisinden istediğine dair savunması, kendisi telefon ile sanık ...'ye ulaşabildiyse sanık ...'ın ulaşmasının da mümkün olması düşünüldüğünde sanık ...'nun kargo fişinin kendisine bu nedenle gönderildiğine dair savunmasının suçtan ve olası cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek sanık savunmalarına itibar edilmemiş, sanık ...'nun suça konu maddelerin bulunduğu kolilerin gönderileceği esnada sanık ... ve Orhan Veli ile birlikte olması göz önünde bulundurularak sanık ... ile birlikte iştirak halinde suça konu maddeleri ticari amaçla naklettirdikleri sonucuna varıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanık ... kovuşturma konusu olay ile bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürse de; kargolama işlemlerinde gönderici isimine kendi isimini veya sanık ...'ın ismini vermemesi nedeniyle sanığın kendisini suç şüphesinden kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği, bu nedenle sanık ... Veli'nin de sanıklar Özkan ve Cem Mutlu ile birlikte suça konu maddeleri iştirak ilişkisi içinde ticari amaçla naklettirdiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanıkların üç kişi oldukları ve iştirak halinde, temyiz dışı sanık ...'e madde temin etmek ve nakletmek şeklindeki fiilde iştirak altında hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde imal ve ticareti suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası tatbik edilmiştir. Sanık ...'ın ilaç firmasında çalıştığını beyan ettiği, ancak suç tarihinde ve sonrasında herhangi bir kurum veya şirkete bağlı olarak çalışmadığı, sanıklardan Orhan Veli'nin bir dönem ilaç sanayinde çalıştığını beyan ettiği, ancak suç tarihinde sigortalı herhangi bir işte çalışmadığı ve emekliye ayrıldığı, sanıklardan Cem Mutlu’nun ise ilaç deposu sahibi olduğunu beyan etmesi üzerine kovuşturma aşamasında Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile yapılan yazışmalar neticesinde yapılan araştırmada sanık üzerine kayıtlı herhangi bir ilaç deposunun bulunmadığı tespit edilmekle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin sekizinci fıkrasının uygulama imkanı bulunmadığı değerlendirilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin sekizinci fıkrasının özelinde ve ceza hukukunun genel anlayışı itibariyle, ceza sorumluluğunu artırıcı durumların kanunda sınırlı sayıda sayıldığı ve geniş yorumlanmaması gerektiği ilkesinden hareketle, sanıkların görev ve tanımlarının yasada sayılan artırım nedenlerine uymadığı; nitekim ilaç mümessillerinin ecza ticareti ile ilgisi sınıfa giremeyeceği, mümessilin görevinin ilaç tanıtımı olduğu; sanık ... yönünden ise, ecza deposu sahibi olduğu iddia edilmekle birlikte Sağlık Bakanlığından gelen yazı cevabı içeriğinden sanık adına ruhsatlı depo bulunmadığının anlaşılması karşısında söz konusu arttrım nedeninin tatbik edilmemesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Suça konu maddenin pregabalin içeren üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran haplardan olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca sanıklara verilen cezada yarı oranında indirim uygulanmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanıkların kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik ile özellikle ele geçirilen maddenin miktar olarak çokluğu hususu nazara alındığında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanıkların alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkındaki hükümlere "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi" ibaresinin eklenmek suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, arama kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması esas hakkında mütalaada talep edilmiş olup sanık müdafiince esas hakkında mütalaya karşı savunma yapıldığından ek savunma hakkı verilmesine gerek olmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, arama kararında hukuka aykırılık bulunmadığını, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığına ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edilmediğine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanığın beyanlarında ecza deposu işletmeciliği yaptığını belirtmesi ve dosyada bulunan belgede sanığın IMS Pharma Ecza Deposu Anomin Şirketi yönetim kurulu başkanı olduğunun ve temsil yetkisine sahip olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın suç tarihinde "ecza ticareti ile iştigal eden kişi" olup olmadığının araştırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin sekizinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar Özkan ve Orhan Veli hakkında kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/1601 Esas, 2022/1751 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, B.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 18.10.2022 tarihli ve 2022/1601 Esas, 2022/1751 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.