Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4616 E. , 2024/765 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/4616 Karar No:2024/765 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVACI) : ... Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıt
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4616 E. , 2024/765 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/4616 Karar No:2024/765 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVACI) : ... Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 03/09/2019 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, "bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve tutarlı veriler içermemesi ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum'a bildirilmemesi" fiilinin işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 1.250.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dağıtıcı lisans sahibi davacı şirketin, bayisi olan akaryakıt istasyonunda Kurum tarafından belirlenen esaslara uygun olarak kaçak akaryakıt satışının yapılmasını önleyen teknolojik yöntemleri de içeren bir denetim sistemi kurmak ve uygulamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte istasyonda bulunan otomasyon sistemine yönelik olarak akaryakıt satım hareketlerini izleme ve raporlama yükümlülüğünün bulunduğu ve bu yükümlülüklerini uygulamasının gerektiği, olayda ise, kurulu bulunan otomasyon sistemine müdahale edilmesi sebebiyle otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği gibi sisteme yansımayan tank satışlarının olduğunun 03/09/2019 tarihli tutanak ile sabit olmasına rağmen dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketçe buna ilişkin olarak Kurum'a bildirimde bulunulmadığı açık olduğundan, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin altıncı fıkrası ile 1240 sayılı Kurul kararının 4. maddesinin birinci fıkrasına, 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentlerine, 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine aykırı hareket edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi (Mahkemece sehven 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi olarak yazılmıştır.) uyarınca 1.250.000,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; uyuşmazlık konusu olayda dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisine ait akaryakıt istasyonunda 03/09/2019 tarihinde yapılan denetim sonucu düzenlenen tutanakla, bayisinin otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği, otomasyon sistemine müdahale edildiği ve bayide tespit edilen aykırılıkların Kurum'a bildirmediğinin saptandığı, bunun üzerine ... tarih ve ... sayılı Başkanlık Olur'uyla doğrudan soruşturma açılmasına karar verildiği, ... tarih ve ... sayılı Soruşturma Raporu'nun düzenlendiği, bilahare Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Denetim Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı yazısıyla davacıdan savunmasının istenildiği, bu yazının davacı şirketin bilinen adresine tebligata çıkarıldığı, tebliğ mazbatasında davacı şirketin yetkilisinin iş yerinde bulunmadığı veya tebligatı alacak durumda olmadığı yolunda herhangi bir kayıt düşülmeden, tebliğ evrakının daimi çalışan S.A.'ya (Tebliğ evrakında tebliğ alan kişinin soyadı açık bir şekilde okunmamaktadır.) tebliğ edildiğinin belirtildiği ve bunun üzerine yasal süresi içerisinde yazılı savunma dilekçesi verilmediği kabul edilerek dava konusu işlemin tesis edildiği; Bu durumda, dava konusu Kurul kararı alınmadan önce usulüne uygun şekilde savunma istem yazısının tebliğ edilmesinin gerektiği, memur veya müstahdemlere yapılacak tebligatlarda 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20. maddesinin açık hükmü uyarınca tebligatın muhatabın iş yerinde bulunamaması nedeniyle bu kişilere yapıldığının açık bir şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu, davalı idarece savunma istem yazısının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediği ve tebligat işlemlerinin usulüne uygun olarak yaptırılmamasının da savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından, savunma istem yazısının usule aykırı olarak tebliğ edilmesi nedeniyle idarî para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tebliğ mazbatasında, davacı şirket yetkilisinin iş yerinde bulunmaması sebebiyle tebliğ evrakının daimi çalışan şahsa tebliğ edildiği hususunun açıkça belirtilmemesinin tebligatın geçerliliğine etki etmeyeceği, tebliğ işleminin yapılacağı esnada tebligata ehil başka bir kimse bulunmadığından dolayı tebliğ memurunca mazbatada adı geçen şahsa tebligatın yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, soruşturma raporu ve savunma istem yazısının şirketlerine tebliğ edilmediği ve bu sebeple savunma hakkının kısıtlandığı, dolayısıyla tebliğ edilmeyen soruşturma raporu dayanak alınarak şirketleri aleyhine idarî yaptırım tesis edilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 14/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.