İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi nezdinde ... Sigortalı bulunan ... plaka sayılı ara…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/2209 KARAR NO: 2025/1358 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/02/2021 NUMARASI: 2017/217 Esas - 2021/144 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi nezdinde ... Sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın (tır) sebebiyet verdiği 15/12/2012 günlü çoklu trafik kazasında, kazaya karışan ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili davacının sağ kolunda kemik kırığı oluşacak şekilde ağır bir biçimde yaralanarak maluliyete uğradığını, kaza nedeniyle tedavi görmek zorunda kalan davacının ortağı ve müdürü olduğu ... Tic. Ltd. Şirketine dahi gidemediği gibi başkaca bir işte yapamadığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın kusurlu olduğunun olayla ilgili olarak Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2015/1486 Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasından anlaşıldığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 10.000,00-TL maddi tazminatın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen; 20.000,00-TL manevi tazminatın da davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 01/12/2020 günlü dilekçe ile; dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talepleri ile ilgili olarak faiz talebinde bulunmayı sehven unuttuklarını beyanla, hem maddi hem de manevi tazminat taleplerine ilişkin olmak üzere olay tarihinden itibaren faiz talepleri bulunduğunu, dava dilekçesindeki maddi hatayı bu şekilde düzelttiklerini, olmadığı takdirde taleplerinin ıslah olarak değerlendirilmesini istediklerini belirterek, maddi ve manevi tazminat taleplerine kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini istemiş; müteakip sunduğu 13/12/2020 günlü dilekçe ile de 10.000,00-TL'lik maddi tazminata ilişkin taleplerini 7.156,28-TL'sinin geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan iş ve kazanç kaybına ilişkin olduğunu, 2.844,00-TL'lik maddi tazminatın ise sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan çalışma gücü ve kazanç kaybına ilişkin olduğunu belirterek, 01/12/2020 günlü dilekçede açıklanan faize ilişkin istemlerini yenilemiştir.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunarak olaya karıştığı ileri sürülen ... plakalı araç vekil edeni ... şirketi nezdinde talep konusu trafik kazasını kapsar biçimde ... sigortalı ise de; ... şirketinin sorumluluğu araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğundan, araç sürücüsünün kusuru tespit edilemeden müvekkili sigortacının sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini, kazanın oluşumunda tüm kusurun kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünde bulunduğunu, ayrıca davacının maddi zarara uğradığına ilişkin iddialarının son derece soyut olduğunu, kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Diğer davalı ...'ın ise; Kocaeli 3. Sulh Mahkemesi'nce verilen 23/12/2019 gün, 2019/1174 Esas - 2019/1602 Karar sayılı ilamıyla TMK'nın 107.maddesi gereğince kısıtlandığı ve kendisine kardeşi ...'ın vasi olarak atandığı, ancak vasinin davadan usulüne uygun haberdar edilmesine rağmen davalı asilin veya vasisinin yargılama oturumlarına katılmadığı, davaya karşı yazılı veya sözlü herhangi bir beyanda bulunmadıkları dosya kapsamından anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 15/12/2012 günlü trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının içinde yolculuk etmekte olduğu ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu kazaya karışan ... plaka sayılı bir diğer araç sürücüsünün ise herhangi bir kusuru bulunmadığı, ayrıca davacının yaralanmasına bağlı maluliyetinin oluşmadığı, bu durumda kalıcı iş göremezlik tazminat talep edemeyeceği, ancak kazaya bağlı yaralanması nedeniyle iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin doktor raporuyla belirlendiği, davacının resmi bir şekilde gelir elde ettiği anlaşılamadığından, ortağı olduğu şirketten alacağı kar payının tazminat hesaplamasında dikkate alınamayacağı ancak, davacının olay tarihinde aktif olarak şirket müdürü ve akabinde de tasfiye memuru olarak çalıştığı gözetildiğinde, iyileşme süresinde aynı işi üçüncü bir kişinin yapması halinde o kişiye ödenecek ücret durumuna göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanması gerektiği, bu tazminatın da ne kadar olduğunun 26/08/2020 günlü aktüer bilirkişi ek raporuyla belirlendiği ve davacı tarafça dosyaya sunulan 01/12/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl dava dilekçesinde talep edilmesi sehven unutulan faize ilişkin olarak talepte bulunulduğu, faiz talebi maddi hata düzeltimi ile istenemez olsa bile asıl dava dilekçesinde unutulan faiz talebinin kısmi ıslah yoluyla ileri sürülebileceği, dolayısıyla 01/12/2020 tarihli bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durumda ikinci kez verilen 13/12/2020 tarihli ıslah dilekçesinin ikinci ıslah dilekçesi olması nedeniyle geçersiz olduğu; 02/12/2020 tarihli celse ara kararında 10.000,00-TL maddi tazminat, dava dilekçesinde ayrıştırılmadığından mütesaviyen geçici ve kalıcı iş göremezlik zararlarının talep edildiği karinesi uyarınca ilk dava dilekçesindeki gibi 5.000,00-TL geçici iş göremezlik yönünden talepte bulunulduğunun kabul edilmesi ve bu durumda da ilk ıslah dilekçesindeki gibi faize hükmedilmesi gerektiği; davacının manevi tazminata ilişkin talebinin de somut olayın özellikleri gözetildiğinde kısmen kabulüne karar verilmesinin uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle;-Davanın KISMEN KABULÜ ile,-Geçici iş göremezlik zararı 5.000,00-TL'nin ... yönünden 15/12/2012, davalı ... ... A.Ş. yönünden ise temerrüt tarihi 19/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, daimi iş gücü kaybı talebinin reddine, faiz yönünden ıslah dilekçesi verildiğinden 2. Islah dilekçesi geçersiz olduğundan arttırılan kısma dair karar verilmesine yer olmadığına, -Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 8.000,00-TL'nin kaza tarihi 15/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla da davalı ... şirketi tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davacının, 15/12/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, vücudunda kırık oluşacak biçimde yaralandığı sabit olduğu halde, böylesine ciddi bir bedeni zarar sonucu maluliyete uğramadığının ileri sürülmesinin hukuki bir değeri bulunmadığı, dolayısıyla hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminat miktarının bir hayli yetersiz olduğu, ayrıca 01/12/2020 günlü tarihli beyan dilekçesi esasen bir düzeltme dilekçesi olduğu halde ıslah dilekçesi olarak yorumlanmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması ve müvekkili lehine hem maddi hem da manevi tazminat miktarının arttırılması gerektiğine ilişkindir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri ise; zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili ... şirketine yazılı başvuruda bulunması dava şartı olduğu halde bu husustaki eksiklik giderilmeden karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, ayrıca geçici iş göremezlik zararı maddi bir zarar olmakla birlikte niteliği itibariyle esasen 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan davacının bu yöndeki talebinin zamanaşımına uğradığının karar yerinde gözetilmediği, kabule göre de hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatının hatalı belirlendiği ve dava açan dilekçede faiz talep edilmediğinden ve daha sonraki işlemler de usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmediğinden, faize ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazasın neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.26/04/2016 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunu'nun 5. maddesiyle değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili ... kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle ... kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği belirtilmiştir.Yasal değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ... sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacak olup yasa ile özel bir dava şartı getirilmiştir.Olayımızda, dava tarihi olan 05/03/2017 tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı ... şirketine başvurulmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Bilindiği üzere dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. O halde mahkemece davacı vekiline yasada öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli, ... şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde bu yöndeki dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli, kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir. Sonuç itibariyle; HMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde tamamlanabilecek nitelikteki dava şartının tamamlanması için davacıya kesin süre verilmeksizin ve verilen sürenin sonuçları beklenilmeksizin davalı ... şirketine yönelik davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı ... şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun açıklanan nedene münhasır kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/4 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına ve kaldırma kararının gerekçesi dikkate alındığında davacı vekilinin tüm; davalı ... şirketi vekilinin ise sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1-Davalı ... şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/01/2025 tarih ve 2024/350 Esas 2025/87 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre; davacı vekilinin tarafından yapılan istinaf başvurusu ile davalı ... şirketi vekilinin kaldırma kararına konu husus dışında kalan diğer istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı vekili tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,4-İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2025