T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/699 Esas KARAR NO : 2025/2227 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2018/950 Esas - 2022/809 Karar TARİHİ: 08/12/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit BİRLEŞEN İST. AND. 11. ASLİYE TİC. MAHKEMESİNİN 2019/252 ESAS…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/699 Esas KARAR NO : 2025/2227 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2018/950 Esas - 2022/809 Karar TARİHİ: 08/12/2022 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit BİRLEŞEN İST. AND. 11. ASLİYE TİC. MAHKEMESİNİN 2019/252 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA: Menfi Tespit BİRLEŞEN İST. AND. 2. ASLİYE TİC. MAHKEMESİNİN 2020/33 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ...'nin diğer müvekkilleri olan davacı şirketlerin sahibi olduğunu, tek hissedarı olduğunu, ayrıca müvekkili ...'in Balıkesir'de bulunan ve İpard desteği alınarak yüksek maliyetlerle kurduğu ... ... Tesislerinin de yegane sahibi olduğunu; müvekkili ... ile davalılar ... ve ...'ın kardeş olduklarını, ...'nin de hepsinin babası olduğunu ancak bu şahısların arasında aile içi geçimsizlik bulunduğunu; davalı baba ve kardeşlerin müvekkili ...'i kıskandıklarını, kendi para hırslarından kaynaklanan bir takım husumetlerin yaratıldığını; 15/11/2017 tarihinde ..., ... ... ve ... ...'nin Et Entegre tesislerini bastığını, tesislere el koyduklarını, müvekkili ... ve ailesini ölümle tehdit ettiklerini, bu şekilde onun üzerinde maddi ve manevi baskı kurmak suretiyle davaya konu olan ... Sanayi Sitesi şubesine ait 17 adet ve toplam bedelleri 8.000.000,00 TL olan çekleri aldıklarını; çekleri ... ...'nin sahibi olduğu ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına imzaladığını; söz konusu çeklerin " korkutmak suretiyle " alındığını, zorla alındıkları için geçersiz olduklarını belirterek; Lehtarının ... olduğu, 20.05.2018 tarihli, 400.000 TL bedelli, Lehtarının ... olduğu, 22.06.2018 tarihli 400.000 TL bedelli, Lehtarının ... olduğu, 20.07.2018 tarihli 400.000 TL bedelliLehtarının ... olduğu, 24.08.2018 tarihli 400.000 TL bedelli, Lehtarının ... olduğu, 21.09.2018 tarihli, 400.000 TL bedelli, Lehtarının ... olduğu, 26.10.2018 tarihli 500.000 TL bedelli,Lehtarının ... olduğu, 23.11.2018 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... olduğu, 21.12.2018 tarihli, 500.000 TL bedelli,Lehtarının ... olduğu, 25.01.2019 tarihli 500.000 TL bedelli,Lehtarının ... ... olduğu, 22.02.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... ... olduğu, 22.03.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... ... olduğu, 26.04.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... ... olduğu, 24.05.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... ... olduğu, 21.06.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... ... olduğu, 26.07.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... ... olduğu, 23.08.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Lehtarının ... ... olduğu, 20.09.2019 tarihli 500.000 TL bedelli, Çeklerden dolayı müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş; davacı ... ...'nin Balıkesir 1. Aile Mahkemesinin 2017/857 Değişik İş sayılı dosyada davalılar aleyhine koruma kararı istediği, mahkemece 08/01/2017 tarihinde ve 2017/857 Karar sayılı dosyası ile koruma talebinin kabulüne karar verildiğini; ayrıca davalılar aleyhine Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/19997 soruşturma sayılı evrakında da suç duyurusunda bulunarak zorla senetler alındığını ileriye sürdüklerini ancak delil yetersizliğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek kök dosyada toplamı 8.000.000,00 TL'lik 17 adet senetten yukarıda yer alan sıralamanın ilk üç sırasında yer alan çeklerin bedelinin baskı ile ödendiğini belirterek, kalan 14 adet senetten dolayı 6.800.000,00 TL'lik menfi tespit talebinde bulunmuş, Bilahare söz konusu olan çeklerin ... ... ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne ciro edildiğini; bu şirketin tek hissedarının ... olduğu, dolayısıyla dava konusu olan çeklerin alınış şekli ve sebebinin bu şirket tarafından açıkça bilindiğini; mahkememizce kök dosyada konan ihtiyati tedbiri bile bile çeklerin bu şirkete tedbir yoluyla getirilen "icraya koyma engelini "aşmak için ciro edildiğini belirterek; bu şirket tarafından Balıkesir 3 icra Dairesi ..., Balıkesir 1 icra Dairesi ..., Anadolu 4 İcra Dairesi ...ve Anadolu 11 İcra Dairesi ... sayılı dosyalarıyla icra takibine konulduğunu; bu yüzden ... ... ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ aleyhine de aynı sebeplerle bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu dosya ve birleşen 2019/252 Esas sayılı dosyada davaya konulan çeklerin Balıkesir ... Sanayi Şubesine ait olduğunu, müvekkillerinden ...'nin de ikamet adresinin Balıkesir olduğunu, bu sebeple mahkememizin yetkili olmadığını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Balıkesir Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini bildirerek yetki itirazında bulunmuş; ayrıca davacı tarafın iddiasının doğru olmadığını, senetlerin davacıya zorla imzalatıldığı iddia ediliyorsa da bunun asılsız olduğunu, bu konunun Balıkesir Cumhuriyet Savcılığının 2017/19997 soruşturma numaralı dosyasında araştırıldığını, KYOK kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini; esasen tarafların babası olan ...'nin davacı ... ...... Limited Şirketi'nin oğlu ... ...'yle birlikte kurucusu olduklarını, ilerleyen yıllarda kağıt üzerinde hissesini ... ...'ye devrettiğini ancak ...'nin şirketin gizli ortağı olarak kalmaya devam ettiğini; Balıkesir'de kurulan mezbaha nenin tüm kuruluş işlemleriyle ... masrafını ...'nin karşıladığını; buna ilişkin çok sayıda ödeme ve havaleyi ...'nin gerçekleştirdiğini, havalelerden bir kısmının doğrudan ... ...... Şirketinin hesaplarına yapıldığını, ayrıca ... Gıdadan alacaklı olan firmalara ve ... Gıdanın kullandığı kredilerinde taksit ödemelerinin müvekkili ... tarafından yapıldığını; daha sonra bu mezbaha nenin sadece ... ... ve ... ...... Şirketine bırakılması karşılığında söz konusu davaya konu çeklerin alındığını; çeklerin sebebinin bu olduğunu; tarafların anlaşarak çeklerin alınıp verildiğini; davacı tarafın amacının bu çekleri ödemekten kaçınarak tamamen bedavaya et tesislerine sahip çıkmak olduğunu belirterek, davaların reddine karar verilmesini savunmuş; Birleşen 2020/33 Esas sayılı dosyada ise, davacı ... ... İnşaata Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi davacı olup, mahkememizin kök dosyası ve birleşen 2019/252 Esas sayılı dosyasında dava konusu olan çeklerle ilgili menfi tespit davaları devam ederken, bu davalardan önce ödenen (yukarıda sıralaması yapılan ilk 3 çek yönünden ) her biri 400.000,00 TL'den toplamı 1.200.000,00 TL tutan çeklerden ötürü Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını; söz konusu olan çeklerin zorla alınmadığını; entegre et tesislerinin ... ... ve şirketine bırakılması karşılığında alındığını belirterek, icra takibine konu ve bedeli ödenmiş bu üç çek yönünden müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve davalıdan %20 kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini dava etmiş; Birleşen 2020/33 Esas sayılı dosyada davalı ... ... ... Şirketi vekili ise, kök dosya ve birleşen diğer dosyadaki iddialarını savunma olarak tekrarlayıp, söz konusu çeklerin zorla alındığını, bu nedenle herhangi bir karşılığı bulunmadığını belirterek, açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/12/2022 tarih ve 2018/950 Esas - 2022/809 Karar sayılı kararında; "........Mahkememizce, tarafların birbirlerine gönderdiklerini iddia ettikleri bedellerle ilgili tüm havaleleri sunmaları istenmiş; dosyaya ibraz ettirilmiş, bilahare dosyaya sunulan diğer taraf delillerinin, banka havalelerinin kredi sözleşmelerinin incelenmesi ve buna ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunun tespitlerine göre de; öncelikle ...'nin ... ...'ya 04/11/2015 - 05/04/2016 tarihleri arasında 2.076.215,00 TL nakit para gönderdiği, bu paranın şirket tarafından tahsil edildiği, bilahare bu paraların gönderilmesinden bir müddet sonra başlayarak 17/11/2016-28/09/2017 tarihleri arasında ise, ... ... Şirketi tarafından ...'nin banka hesaplarına 1.172.080,00 TL gönderildiği, böylece ... tarafından ... Gıdaya banka havaleleri yoluyla iade edilen kısmın mahsubuyla fazla gönderdiği 904.135,00 TL'nin mevcut olduğu; yine 20/09/2022'de ibraz edilen ve mali müşavir ... Taner Benel'le hesap uzmanı ... Gürbüz'le hazırlanan raporun 4 - 5 - 6 - 7 - 8 ve 9. sayfalarında yer alan banka kredi sözleşmelerinin bir kısmında davalı ... ve ... ...'nin kefaletlerinin yer aldığı, yine ... programı çerçevesinde et entegre tesisleri için alınan kredide de...tarafından Üsküdar ilçesi Çengelköy mahallesindeki toplam 13 adet daire yönünden ... ...'nin yatırımı yönünden bu kredinin sağlanabilmesi için hibe taahhüdünde bulunulduğu, böylece taraflar arasında ihtilaf çıkmadan önce ticari ilişki niteliğinde ve ... ... / ... ... lehine taahhüt ve kefaletlerin gerçekleştiği, Hal böyle olunca, çeklerin korkutularak alındığının davacı tarafından ispat edilemediği, kaldı ki, aynı konuda savcılık soruşturmalarının da takipsizlik kararlarıyla sonuçlandığı; dosyamıza sunulan belgelerden de söz konusu çekler alınmadan önce taraflar arasında bir takım para havalelerinin bulunduğu, et entegre tesislerinin kurulabilmesi için...ve ... tarafından yapılan taahhüt ve kefillik ilişkilerinin bulunduğu, tüm bu delillere nazaran davalının çeklerin sebebine ilişkin açıklamalarının hayatın olağan akışına daha uygun düştüğü, kaldı ki, çeklerin niteliklerinden dolayı " sebepten mücerret " oldukları; çeklerin zorla alındıklarına dair ispat gerçekleşemeyince artık bu çeklerin bedelsizliğinin yazılı belgeyle ispatının gerekeceği; taraflar arasında bunların teminat çeki olduğuna dair ya da bedelsiz olduğuna dair yazılı bir belgenin bulunmadığı; mahkememizin 16/12/2021 tarihli kararında dosyaya sunulan bu belgeler çerçevesinde alınacak bilirkişi raporuna göre gerekirse ... ... şirketinin kayıtlarının da incelenebileceği belirtilmiş ise de, ortaya çıkan bu hal nedeniyle artık ... ... şirketinin kayıtlarının incelenmesinde bir fayda bulunmadığı zira tek taraflı olarak tutulan bu kayıtlarda söz konusu çekler yer alsa ve karşılığında herhangi bir bedelin alınmadığı kayıtlara yazılı olsa dahi bunun çekleri elinde bulunduran çek hamillerini bağlamayacağı gerekçesiyle açılan kök dava ve birleşen 2019/252 Esas sayılı dosyadaki davaların reddi gerektiği; ancak kök dosyada ... Restorant... Limited şirketinin daha evvel yargılama esnasında davadan çıkarılmış olması nedeniyle bu davacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına; çeklerin ... ... tarafından ancak sahibi bulunduğu ... ... ismi altında imzalandığından ve bu çeklerin ... ...'nin şahsi çekleri olmadığından ... ... yönünden kök dosyanın aktif davacı sıfatı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş; kök dosyada ... ... Limited Şirketinin açmış bulunduğu davanın ise esastan reddine karar verilmiş; kök dosyada ... ...'nin çeklerde ismi geçmemesi ve esasen bu davalının iddiaya nazaran da zorla çek alınmasına katılmadığı nedeniyle bu davalı yönünden açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş, diğer iki davalı ... ve ... yönünden kök dosyanın reddine karar verilmiş; aynı 14 çek yönünden daha sonra ciro alan şirket ... ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine açılan davada aynı nedenlerden dolayı reddine karar verilmiştir. Birleşen 2020/33 esas sayılı dosyada ise, dava konusu olan ve bedeli ödenen üç çekin bedelinin iadesi amacıyla yapılan icra takibine karşı açılan menfi tespit davası olduğu için ve bu üç çekin tahsilinde ... Gıdanın haksız olmadığı sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiş; bu dosyanın dayanağı olan icra dosyasındaki borçtan ... ... şirketinin borçlu olmadığına hükmedilmiş; ancak bu dosyanın davacısı tarafından ileriye sürülen kötü niyetli takip tazminatı talebi şartları oluşmadığından ve ödenen çek bedellerine yönelik icra takibinin başlatıldığı, takip alacaklısının çek bedellerini ödediği, sadece zorla alındığını ispat edemediğinden dolayı açıldığı nazara alınarak, kötü niyetli takip tazminatı şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; Birleşen 2019/252 Esas sayılı dosyamızda, dava konusu olan 14 çek kök dosyadaki 14 çek ile aynı olduğundan ve bu 14 çeke ilişkin esasen tek bir iddianın bulunduğu ve bu çeklerin geçersiz olduğunun ileriye sürüldüğü nazara alınarak kök dosyada söz konusu çeklerin iptali için alınan nispi karar harcından dolayı birleşen dosyada yeniden peşin ve nispi ilam harcı alınmasına gerek görülmemiş ancak farklı bir davalı olmasından dolayı birleşen dosyada davalı şirket lehine vekalet ücreti taktir edilmiş, Bu gerekçelerle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. " gerekçesi ile, '' İŞ BU MAHKEMEMİZİN 2018/950 ESAS SAYILI KÖK DOSYASINDA; ... Restorant ... Ltd. Şti'nin daha evvel yargılama esnasında davadan çıkarılmış olması sebebiyle bu davacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ... ...'nin çeklerin keşidecisi / borçlusu bulunmadığından aktif davacı sıfatı yokluğundan bu davacı yönünden açılan kök davanın reddine, Davacı ... ... ... Ltd. Şti yönünden asıl davada ise, Davalı ... ... yönünden bu davalının çeklerde yer almaması nedeniyle pasif davalı sıfatı yokluğundan ... Gıdanın bu davalı yönünden açtığı davanın husumetten reddine, diğer davalılar ... ve...yönünden açtığı davanın ise esastan reddine, Birleşen mahkememizin 2019/252 Esas sayılı dosyası yönünden: Davacılardan ... ... yönünden dava konusu çeklerde ismi geçmediğinden aktif davacı sıfatı yokluğundan davasının reddine, Davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin davalı ... ... ...... Ltd. Şti aleyhine açtığı davanın ise esastan reddine, Birleşen 2020/33 Esas sayılı dosyada davanın KABULÜ İLE; ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ... ... ... ... Ltd. Şti aleyhine başlattığı İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında ... ... ... ... Limited şirketinin BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, bu dosyada davacı ... ... ... Ltd. Şti'nin kötü niyetli takip tazminatı talebinin şartları oluşmadığından dolayı reddine, Kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar...ve ... lehine 306.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak bu davalılara verilmesine, söz konusu olan vekalet ücretinin ilk 9.200,00 TL'lik kısmında kendisi yönünden dava aktif davacı sıfatından bulunmadığından dolayı reddedilen ... ...'nin davacı şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olmasına, kök dosyada ... ... yargılama esnasında davayı kabul niteliğinde beyanda bulunduğu görülmüşse de bu kabulün çeklerde bu şahıs yer almadığından dolayı bağlayıcı olmadığı sebebiyle sonuca etkili değilse de söz konusu beyandan dolayı ... ... lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Birleşen 2019/252 Esas sayılı dosyamızda da, davalı ... ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine 306.000,00 TL nispi vekalet ücreti taktirine, bu bedelin davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak bu davalıya verilmesine, Birleşen 2020/33 Esas sayılı dosyamızda ise, 144.000,00 TL nispi vekalet ücretinin ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak bu dosyanın davacısı ... ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen 2019/252 esas sayılı dosya davacıları ... ..., ... ...- birleşen 2020/33 Esas sayılı dosya davalısı ... ..., birleşen 2020/33 esas sayılı dosya davacısı ... ... ve asıl dava davalısı ... ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen 2019/252 esas sayılı dosya davacıları ... ..., ... ...- birleşen 2020/33 Esas sayılı dosya davalısı ... ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararında davanın menfi tespit (istirdat) yazılması gerekirken menfi tespit (kambiyon senetlerinden kaynaklanan olrak yanlış nitelendirilerek yazıldığını, Davacı müvekkil ... ...'nın babasının davalılardan ... ... olduğunu, ancak baba olarak ... ... isminin hatalı olarak yazıldığını, Yerel mahkemenin 2018/950 E. İle birleşen 2019/252 ile 2020/33 E. sayılı dosyalardaki nispi vekalet ücretinin hatalı olduğunu, dava konusu olayda ise ret sebebi ortak olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini,Yerel mahkemenin gerekçeli kararının dosya içeriğine, dosyadaki delillere, tanık beyanlarına, bilirkişi raporunun verilerine aykırı olduğunu, ileri sürdükleri iddiaların kurallara uygun biçimde incelenmediğini, açık cevap verilmesi gereken usul ve esasa dair iddialarının cevapsız bırakıldığını ve bunun hak ihlaline neden olduğunu, Müvekkil ... ...'nın müvekkil şirket ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurucusu ve imza yetkili müdürü olduğunu, Balıkesir’de bulunan ve yüksek maliyetle kurduğu ... Et Entegre Tesisleri'nin de sahibi olduğunu, müvekkilin şirketi ve tesisleri çeşitli bankalardan aldığı kredilerle ve İPARD desteği ile kurduğunu, sözleşmeye göre şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... ... olduğunu, tüm sermayenin ... ... tarafından çeşitli bankalardan çekilen krediler ile sağlandığını, şirketin kuruluşu için alınan tüm kredi borçlarının müvekkil ... ... ve şirket tarafından ödendiğini, Davalılardan ... ...'nın davacı müvekkil ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ndeki paylarını Üsküdar 3. Noterliğinin 14/03/2011 gün ve ... yevmiye ile müvekkil ... ...’ya ve 14/03/2011 gün ve 09639 yevmiye ile müvekkilin eşi Elif ...’ya toplam 25.000,00 TL'ye devir temlik ve sözleşme ile sattığını, şirket ana sözleşmesinde davalıların şirkete ortaklık payı koyduğuna ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını, sözleşmeye göre ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkil ... ...'ya ait olduğunun 07.10.2015 tarih 8920 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ile sabit olduğunu,Davalıların müvekkil ... ...’nın ... ... şirketinin kurucusu ve tek hissedarı olduğunu kabul ettiklerini, ancak sonrasında ise şirketteki ortaklık paylarına karşılık müvekkilin kendilerine çek verdiğini ileri sürdüklerini, bir şirkette hissesi olmayan bir kişinin aynı şirketteki hisselerini devretmesinin mümkün olmadığını, bu durumda temel borç ilişkisinin hiçbir zaman doğmadığını, Davalıların müvekkil davacının baba ve kardeşi olması, akrabalık ilişkisi nedeniyle müvekkile ait olan ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. bünyesindeki konumlarını suistimal edilerek maddi ve manevi zararlara yol açmaya başladıklarını, müvekkilden maddi taleplerde bulunduklarını, bu taleplerin yerine getirilmesi için ikrah, cebir, tehdit , zor kullanmak sureti ile çekleri elinden zorla aldıklarını, davacı ve davalı tanık beyanlarında da davalılar ... ... ve ... ...'nın 2017 yılından itibaren devamlı olarak müvekkil ... ...’ya sözlü ve fiili saldırıda bulundukları, tehdit ettikleri ve tesislere girmesine engel olduklarının açık ve net olduğunu, Davalıların cebir ve tehditleri nedeniyle müvekkil ... ...'nın, Balıkesir 1. Aile Mahkemesi’nin, 2017/857 Değişik İş sayılı dosyası ile 6284 Sayılı Kanun’dan kaynaklanan tedbir kararı talep ettiğini, mahkemenin 08.1.2017 tarihinde 2017/857 Karar sayılı ilamı ile davalıların müvekkile ve aile bireylerine yönelik şiddet tehdit, hakaret, aşağılama ve küçük düşürmeye yönelik söz ve davranışlarda bulunmamalarının ihtarına, aksi halde zorlama hapsi uygulanacağına karar verdiğini, Müvekkil davacı ... ...'nın iş yerinin davalılarca zorla işgal edilerek el konulması ve ikrah ile iradesi fesada uğratılmak suretiyle kendisinden zorla çek alınması nedeniyle Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikâyetçi olduğunu, ayrıca müvekkilin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi nezdinde türkiye.gov.tr sistemi üzerinden 15.11.2017 tarihinde şikâyette bulunduğunu, tüm bu olayların ve şikayet sürecinin dava konusu çeklerin tanziminden önce başladığını, müvekkil ... ...'ya ve ailesine yönelik 2016 yılında başlayan korkutma, tehdit, şantaj ve baskının yasal şikayetlere ve sürece rağmen yerel mahkemenin kararının gerçekçi olmadığını, somut dava yönünden savcılık tarafından verilen kavuşturmaya yer olmadığına dair kararın hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olmadığını, Müvekkil davacının 2016 yılından bu yana devam eden baskı, şiddet, tehdit ve ikrah ile yapılan korkutma eylemi sonucunda kendisi veya yakınlarından birinin zarara uğrayacağı endişesi ile dava konusu çekleri zorunlu olarak imzaladığını ve devamında hukuksal süreci başlattığını, dava konusu çeklerin zorla ve tehditle alındığından geçerli olmadığını,Yerel mahkeme kararında çeklerin niteliklerinden dolayı "sebepten mücerret" olduklarının ifade edildiğini, bu gerekçenin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan hususun temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacak olduğunu, bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespitinin amaçlandığını, borçlu olmadığını iddia eden borçluya genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verildiğini, dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı hakkında bir icra takibi başlatılmasının engellenmiş olacağını veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesinin engellenmiş olacağını, Davalıların cevap dilekçesinde şirketin kuruluş sermayesini kendilerinin koyduklarını ileri sürdüklerini, müvekkil şirketin bir limited şirket olduğunu, limited şirketlerde ortaklık payının şirkete ödendiğini ve her bir ortağın ödediği sermaye payının şirket esas sözleşmesinde gösterildiğini, şirket ana sözleşmesinde davalıların şirkete ortaklık payı koyduğuna ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını, sözleşmeye göre şirketin tek ortağı ve yetkilisinin ... ... olduğunu, tüm sermayenin ... ... tarafından çeşitli bankalardan çekilen kredilerle sağlandığını, şirketin kuruluşu için alınan tüm kredi borçlarının müvekkil ... ... tarafından ödendiğini, şayet davalıların iddia ettiği gibi yüksek miktarda ödeme yapılmış ise bunu banka hesap dökümleri ile ispat etmeleri gerektiğini, davalıların ileri sürdükleri temel borç ilişkisinin varlığına ilişkin iddiaların soyut ve asılsız olduğunu, Bilirkişi raporunda ... ... hesabından davacı şirket hesabına 2.076.215,00 TL havale edildiği ve davacı şirket hesabından ... ... hesabına 1.172.080,00 TL havale edildiğinin tespit edildiğini, davacı ... ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... ... arasındaki para trafiği ve hesaplar bir bütün olarak incelendiğinde davalı ... ... hesabına yaklaşık 12.000.000,00 TL havale edildiğini, davalı ... ...’nın ise mali görevli olarak yaklaşık 8.000.000,00 TL'yi davacı şirketin ödemelerini yapmak üzere kullandığını, davalı ... ... zimmetinde yaklaşık 4.000.000,00 TL davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin alacağının bulunduğunun dekontlarla sabit olduğunu, Davalı ... ...’nın İpard kapsamında kefil olduğu taşınmazların şirkete veya ... ...’ya ilişkin olarak satılması veya paraya çevrilmesi işlemi de olmadığını, davalıların ödemeye ilişkin belge ve delil sunamadıklarını, ancak İpard kurumsal yatırımına ilişkin muvafakatname gösterildiğini, maddi olarak şirkete yaptıkları herhangi bir katkı olmadığından belge de sunamadıklarını, dava konusu çeklere ilişkin borcun varlığını ispat edemediklerini, Mahkemece tüm dosya kapsamı gözetilerek gerekirse uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak dava konusu çekin düzenlenme tarihi itibariyle teminat edilen hususun gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise davalının davacıdan temel alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında müvekkil davacı ... ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin defterlerinin incelenmesinde fayda bulunmadığına ve kayıtlarda çekler yazılı dahi olsa çek hamilini bağlamayacağına karar vererek olayın açıklığa kavuşmasını önlediğini, halbuki 2018 yılı itibariyle 8.000.000,00 TL gibi bir meblağın ticari kayıtlarının incelenmemesi ve değerlendirilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkemenin olaylara, delillere, hukukî sebeplere ilişkin değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğunu, usul hukukuna aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN 2020/33 ESAS SAYILI DOSYA DAVALISI ... ... VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Birleşen dosya olan 2020/33 Esas sayılı dosyadaki kararın hukuka uygun olmasına rağmen eksik olduğunu, bu dosyada taraflarınca yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı talep edildiğini, ancak mahkemece bu taleplerinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, davalı ... ...'nın haksız bir şekilde ve iftira atarak borçtan kurtulma maksadı ile bu davaları açtığını, davada kötü niyet tazminatı verilmesi koşullarının oluştuğunu, davalı ... ...'nın kötü niyetli bir şekilde borçlarını inkar ettiğini, tüm bu sebeplerle de 2020/33 Esas sayılı birleşen dosya açısından yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Birleşen 2020/33 esas sayılı dosyada davanın kabulüne karar verilmiş ise de davanın menfi tespit davası gibi kabul edildiğini ve "borçlu olmadığının tespitine" şeklinde hüküm kurulduğunu, ancak yargılama sürecinde müvekkil borçlu tarafından İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosya borcu ödenmiş olduğundan davanın menfi tespit davasından istirdata döndüğünü, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, müvekkilce ödenen 1.785,077,87 TL'nin ödeme tarihinden (27.03.2020) tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte taraflarına iadesi yönünde hüküm kurulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVA DAVALISI ... ... VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; yerel mahkemenin müvekkilin beyanlarının kabule dönük olduğunu gerekçe göstererek takdiren nisbi vekalet ücretlerine hükmetmediğini, oysa ki müvekkilin beyanlarının kendisi açısından kabule yönelik değil, taraflar arasında ilişkide tanık olduğu beyanlar olduğunu, müvekkilin dava boyunca davacının iddialarını kendisi yönünden kabul etmediğini, davacının elinden çeklerin rızası dışı verildiğine ilişkin sadece görgüye dayalı diğer tarafların eylemlerine dönük ifadelerde bulunduğunu, müvekkilin hiçbir şekilde rıza dışında davacıdan çek almadığını, yerel mahkemenin gerekçesinde bu beyanlara itibar edilmediğini de belirterek davayı reddettiğini, dava reddolduğundan müvekkilin de AAÜT , Av. K. ilgili yasalar gereği tespit olunan nisbi vekalet ücretinden yararlandırılması gerektiğini, müvekkil davayı kendi yönünden kabul etmediğinden vekalet ücretine dönük yerel mahkeme kararının hukuken hatalı olduğunu, yerel mahkemenin 306.000,00 TL nisbi vekalet ücretine sadece diğer davalılar ... ve ... ... vekili lehine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Ayrıca yerel mahkeme davayı müvekkil yönünden pasif husumet eksikliği gerekçesi ile reddettiğinden müvekkilin beyanlarının yargılama giderleri yönünden bağlayıcılığı kalmadığını, yasa gereği lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde müvekkilin tüm borçtan dolayı müteselsilen sorumlu olacağı gibi lehe hükmedilen hususlar için de müteselsilen yararlandırılması gerektiğini, mahkemenin müvekkil lehine vekalet ücretinden yararlandırılmamasının hukuken hatalı olduğunu, mahkemenin 306.000,00 TL nispi vekalet ücretinin tamamı yönünden sadece diğer davalılar ... ve ... ...'nın lehine hükmedilmesinin hukuken hatalı olduğunu, müvekkil lehine de 1/3 hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl dava, dava konusu çeklerin korkutma altında imzalandığı ve hükümsüz olduğu iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.Birleşen 2019/252 Esas sayılı dava; Asıl davaya konu çeklerin usulsuz ... Tek kurucusu olduğu davalı ... ......Şirketine usulsuz ciro edildiği belirtilerek davalı ... ...'ya borçlu olunmadığının tespiti istemi ile İstanbul 7.Asliye Ticaret mahkemesinin 2018/950 Esas sayılı derdest dosyasına ek olarak açılan menfi tesbit davasıdır. Birleşen 2020/33 Esas sayılı dava ise; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, yukarıdaki şekilde asıl ve birleşen davalar yönünden karar verilmiş ve karara karşı asıl ve birleşen 2019/252 esas sayılı dosya davacıları ... ..., ... ...- birleşen 2020/33 Esas sayılı dosya davalısı ... ..., birleşen 2020/33 esas sayılı dosya davacısı ... ... ve asıl dava davalısı ... ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece 18/01/2023 Tarihli ara karar ile; "...Talep eden vekili tarafından talep dilekçesiyle menfi tespit davası devam ederken yapılan 1.785.077,87 TL ödeme sebebiyle davanın artık istirdat davasına döndüğü belirtilerek bu bedelin 27/03/2020 olan ödeme tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle iadesine karar verilmesini talep ettiği ve kararın bu şekilde düzeltilmesinin istendiği; belirtilerek '' 1-Davalılar vekilince hükmün tashihi talebiyle verilen dilekçenin ve iş bu ara kararın birlikte karşı taraf vekiline tebliğine, Karşı taraf vekiline bu hususta 2 haftalık süre verilmesine, bu sürenin sonunda dosyanın mahkeme kalemince heyet önüne getirilmesine, heyetçe duruşmasız olarak ele alınmasına, Heyetçe HMK 305/A ve HMK 306 maddeleri çerçevesinde talebin değerlendirilip bir karar verilmesine, '' karar verildiği halde bu yönde bir ek karar verilmediği anlaşılmıştır.Asıl ve birleşen 2019/252 esas sayılı dosya davacıları tarafından, davaya konu çeklerin korkutarak zorla imzalatılıp irade bozukluğu nedeniyle çeklerin geçersiz olduğu ileri sürülüp söz konusu eylemle ilgili Balıkesir CBS'nin 2017/19997 Soruşturma sayılı dosyasından ... ... , ... ..., ... ..., ... hakkında basit yaralama, İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali, Hakaret, Tehdit suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair 23/05/2018 tarihli ek karar verilmiş ise de aynı soruşturma dosyası üzerinden müşteki-şüpheliler ... ..., ... ... hakkında Basit Yaralama suçundan cezalandırılmaları talebi ile Balıkesir Asliye Ceza Mahkemesine 23/05/2018 tarih ve 2018/1993 İddianame sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı belirtildiği halde bu dosyanın getirtilip incelenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Birleşen 2020/33 esas sayılı dava dosyasına konu İstanbul Anadolu 1 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından gelen 17/01/2023 tarihli cevabi yazıda; İlgi sayılı yazınız ile istenilen borçlu tarafından yapılan ödemeleri gösterir kapak hesabı ve yapılan ödemenin miktarını ve tarihini gösterir tahsilat makbuzları yazıları ekinde uyap üzerinden gönderildiği belirtildiği halde mahkemece, gelen cevabi yazı ekindeki ödeme makbuzları incelenip değerlendirilerek birleşen 2020/33 esas sayılı menfi tespit davasının İİK. 72 Madde uyarınca istirdat davasına dönüşüp dönüşmediği değerlendirilmeden eksik inceleme ile menfi tespit hükmü kurulması yerinde görülmemiştir. Kabule göre Asıl dava davalısı ... ...'nın asıl davaya yönelik istinaf sebebi incelendiğinde; Asıl dava davalısı ... ..., taraflar arasındaki ilişki ve dava konusu çeklerin verilişine dair beyanda bulunduğu, mahkemece bu davalı yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verildiği halde, kendisini vekil ile temsil ettiren bu davalı yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde görülmemiştir. 6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayacağından, bu durumda mahkemece, dava konusu eylemle ilgili Balıkesir CBS'nin 2017/19997 Soruşturma sayılı dosyasından Balıkesir Asliye Ceza Mahkemesine 23/05/2018 tarih ve 2018/1993 İddianame sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı belirtildiğinden açılan davanın akıbetinin sorulup bu dosyanın getirtilip incelenerek, sonucuna göre yukarıdaki açıklamalarda gözetilerek ve Birleşen 2020/33 esas sayılı davanın istirdat davasına dönüşüp dönüşmediği de değerlendirilerek asıl ve birleşen davaya konu talepler yönünden istinaf denetimine elverişli gerekçeli karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, istinaf eden tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen 2019/252 esas sayılı dosya davacıları ... ..., ... .../birleşen 2020/33 Esas sayılı dosya davalısı ... ..., birleşen 2020/33 esas sayılı dosya davacısı ... ... ve asıl dava davalısı ... ...'nın istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2022 Tarih ve 2018/950 Esas - 2022/809 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.