6. Ceza Dairesi 2007/20655 E. , 2010/4111 K. Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un4. maddeleri uyarınca 2.080.260.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, CİHANBEYLİ Sulh Ceza Mahkemesinin 16/06/2004 tarihli ve 2004/25-139 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.9.2007 gün ve 2007/46907 sayılı kanun ya…
**6. Ceza Dairesi 2007/20655 E. , 2010/4111 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ...'un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un4. maddeleri uyarınca 2.080.260.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair, CİHANBEYLİ Sulh Ceza Mahkemesinin 16/06/2004 tarihli ve 2004/25-139 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19.9.2007 gün ve 2007/46907 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2007 gün ve KYB/2007/197062 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23.10.2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Tüm dosya kapsamına göre; mahkemesince, sanığın üzerine atılı suçtan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Sanık ...'un bir başka sanık ile birlikte eylemlerini iştirak hâlinde işledikleri, sanık ...'un kararı temyiz etmemesi üzerine kararın bu sanık yönünden kesinleştiği, ancak diğer sanık yönünden temyiz edilmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı ile iade edildiği, bunun üzerine diğer sanık yönünden yapılan yargılama sonucunda suçun sanık tarafından işlenmediğinin anlaşıldığından bahisle beraatine karar verilmiş olması karşısında, sanık ...'un da üzerine atılı suçu işlemediği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Cihanbeyli Sulh Ceza Mahkemesinin 16.06.2004 günlü kararıyla sanıklar ... ve ...'un TCY'nın 491/ilk, 647 sayılı Yasanın 4.maddesine göre hükümlülüklerine karar verildiği, bu karara karşı sanık ... savunmanının temyiz yasa yoluna başvurusu üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 sayılı TCY hükümlerinin değerlendirilmesi için geri gönderilmesinden sonra, Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve bu Mahkemenin 14.06.2007 günlü kararıyla sanık ...'un beraatine karar verilerek, sanık ... hakkında yasa yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2009 gün, 2009/7-74, 2009/119 sayılı kararında da belirtildiği gibi; 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş bulunan ve olağan üstü bir yasa yolu olan, yasa yararına bozma kurumu hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan ayrıksı bir yasa yoludur. Bu nedenle dar kapsamlı olup, her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini yanlış kullanmasına ilişkin konulardaki hukuka aykırılıklar ile kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünden söz edilerek bu yola başvurulamaz. Ancak yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebileceğinden yukarıda belirtilen nedenlerle yasa yararına bozma isteminin REDDİNE, 13.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.