4. Ceza Dairesi 2016/18108 E. , 2016/15381 K. "" Tehdit ve yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonunda, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 05/02/2015 tarihli ve 170 sayılı kararıyla Küçükçekmece 1 ve 2. Çocuk Mahkemelerinin 25/02/2015 tarihinde faaliyete geçirildiği gerekçesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 26. maddesi ile aynı Kanun'un geçici 1 ve 3. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Ço…
**4. Ceza Dairesi 2016/18108 E. , 2016/15381 K.** **"İçtihat Metni"** Tehdit ve yaralama suçlarından suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonunda, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 05/02/2015 tarihli ve 170 sayılı kararıyla Küçükçekmece 1 ve 2. Çocuk Mahkemelerinin 25/02/2015 tarihinde faaliyete geçirildiği gerekçesiyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 26. maddesi ile aynı Kanun'un geçici 1 ve 3. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Çocuk Mahkemesine gönderilmesine dair, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2015 tarihli ve 2014/44 esas, 2015/120 sayılı kararını müteakip, Küçükçekmece 2. Çocuk Mahkemesinin 07/07/2015 tarihli ve 2015/546-416 sayılı kararıyla karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine, ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın gönderildiği Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin 10/07/2015 tarihli ve 2015/815 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/11/2016 gün ve 251262 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. Dairemizin 14.03.2016 gün ve 2015/27440 esas, 2016/4746 sayılı kararıyla; Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.