7. Hukuk Dairesi 2013/23792 E. , 2013/17101 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine ka…
**7. Hukuk Dairesi 2013/23792 E. , 2013/17101 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili davacının, davalı ... Ltd. Şti. ile imzalamış olduğu hizmet akdi kapsamında çalışmaktayken, 03/10/2011 tarihinde Delta 3K projesine ait mamullerin flok işlemi sonrası üzerindeki tozun alınması esnasında hava kabinine ait kapağın geç kapanması nedeniyle ses tonunu yükseltip üretim sorumlusu ...'in üzerine yürüyerek "Aptalsın oğlum" demesi ve ...'in SP3 üretim müdürlüğüne hitaben vermiş olduğu dilekçe üzerine olay nedeniyle tutulan tutanağın davacıya tebliğ edilerek konuya ilişkin yazılı savunmasının istendiğini, davacının vermiş olduğu yazılı savunmasında arka kapı floklama konveynör hattının genel temizliğinde uygulanan yöntemin hatalı olduğunu, bu hususta ...'e ve diğer ilgililere yaptığı müracaatların sonuçsuz kaldığını, kabin kapağının kapanması beklenmeksizin hava vurma işlemine başlayan tüm işçilerle birlikte üretim sorumlusu ...'i de yapılan uygulamanın doğru olmadığı hususunda uyardıklarını, olay gününde de üç saniye fazla beklemek yerine kapı açık iken hava vurulmaya başlandığını, işçi sağlığına saygı gösterilmemesi şeklinde yorumladığı bu hareketin ağırına gittiği için böyle bir davranışta bulunduğunu ve isnat edilen sözleri sarf ettiğini beyan ettiğini ve daha sonrasında konuya ilişkin olarak olay mahallinde olduğu tespit edilen işçilerin bahsi geçen olayı doğrulamaları karşısında davacı işçinin amiri konumundaki üretim sorumlusuna karşı yüksek sesle bağırması, hakaret niteliğindeki sözler sarfetmesi nedeniyle iş akdinin 4857 sayılı İK'nun 25/II (d) bendine göre 06/10/2011 tarihinde feshedildiğini, davanın süresinde açılmadığını, yine müvekkili davalılardan ... Profil Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. ile ... Tur .. şirketi arasında geçerli bir alt işverenlik bulunmadığından ve dava sonunda her iki işveren yönünden işe iade kararı verilmesi mümkün bulunmadığından davanın mahiyeti nazara alınarak müvekkili davalılardan ... Profil Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davanın 1 aylık süre içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2013 tarihli ilamı ile özetle “...Somut uyuşmazlıkta mahkemenin ve davalının kabulünde olduğu üzere davacının iş sözleşmesinin 06.10.2011 tarihinde feshedildiği, 07.10.2011 tarihli fesih bildiriminin noter kanalıyla davacıya 14.10.2011 tarihinde bildirildiği, davanın 10.11.2011 tarihinde harç yatırılarak açıldığı, fesih tarihine göre dahi davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, çünkü 06.10.2011 tarihinde eylemli feshin yapıldığı ve davacıya bu tarihte bildirildiği kabul edildiğinde hak düşürücü sürenin son gününün 06.11.2011 tarihi olduğu ancak bu tarihin Kurban bayramı tatilinin birinci günü olduğu, bayram tatili sonrası ilk çalışma gününün ise davanın açıldığı tarih olan 10.11.2011 tarihi olduğu, buna göre davanın süresinde açıldığı kabul edilmelidir.Hatalı değerlendirmeyle davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi bozma nedenidir.” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma kararı öncesinde toplanan delillere göre davacı işçinin 03/10/2011 tarihinde 16/24 vardiyasında Delta 3K projesine ait mamüllerin flok işlemi sonrası üzerindeki tozun hava tutmak suretiyle alınması işlemi esnasında, işlemin yapıldığı hava kabinine ait kapağın kapanması beklenmeden işlem yapıldığından aynı ortam içerisinde zımpara prosesinde çalışan davacının üzerine toz geldiği ve davacının da işlemi yapan dava dışı ...'e bağırarak "Aptalsın, oğlum" sözünü sarfettiği, davacının savunmasında kabin kapağının kapanması beklenmeksizin hava vurma işlemine başlayan tüm işçiler ile birlikte ...'i de daha önce yaptığı işlemin doğru olmadığı konusunda uyarmasına rağmen, ...'in kapağın kapanmasını beklemeden ve tamamen açıkken hava vurmaya başladığını, oysa kapağın kapanmasının sadece 3 saniye sürdüğünü, 3 saniye beklemeden kapak açıkken işlem yaptığını, kendi tavrının da yanlış olduğunu ancak işçi sağlığına önem verilmemesi ağırına gittiğinden bu şekilde davrandığını beyan ettiği, olayın muhatabı ...'in davalı tanığı sıfatı ile verdiği beyanından ve diğer tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere dava dışı ...'in yaptığı işlem sırasında kullandığı aletin hava kabin kapağının kapanmasını beklemesi gerektiği halde beklemeksizin hava vurma işine başladığı, bu sırada davacının üzerine toz geldiği, bunun üzerine davacının işin doğru yapılması ve iş aletinin gereği gibi kullanılması amacıyla sözü edilen davranışı gerçekleştirdiği, davacının sarfettiği söz hakaret mahiyetinde olsa da, dava dışı ...'in kabin kapağının kapanmasını beklemeden hatalı bir şekilde hava tutma işlemini gerçekleştirdiği, davacının tepkisinin iş düzenini sağlamaya yönelik olduğu, zira kapak kapanması beklenmeden söz konusu işlemin gerçekleştirilmesi ile ortama toz yayıldığı ve iş güvenliği ile işçi sağlığı açısından zararlı bir netice doğduğu, davacının yanlış yapılan bir işlem karşısında tepki gösterdiği, davacının bu davranışının çalışma düzenini olumsuz etkileyecek ağırlıkta olmadığı, bu sözün kişisel bir husumet nedeniyle değil, işin doğru ve sağlıklı olarak yürütülmemesi nedeniyle sarfedildiği, ayrıca daha önce davacının işveren veya diğer işçilere yönelik benzeri davranışlarda bulunduğuna dair bir iddia ve delil bulunmadığı, yalnızca işin doğru yürütülmesi amacıyla bu şekilde davranan davacı hakkında feshin son çare olduğuna yönelik ilke gözetilmeksizin ilk elden iş akdinin feshine yönelik yaptırım uygulanmasının ağır ve haksız bir sonuç olduğu, fesih sebebi olarak gösterilen davranışın somut olayın özellikleri içerisinde irdelendiğinde fesih için haklı ya da geçerli sebep teşkil edecek mahiyette olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Mahkemenin ve davacı işçinin kabulünde olduğu üzere davacı 03/10/2011 günü birlikte çalıştığı amiri konumundaki davalı tanığı üretim sorumlusu ...'e Delta 3K projesine ait mamüllerin flok işlemi sonrası üzerindeki tozun hava tutmak suretiyle alınması işlemi esnasında, işlemin yapıldığı hava kabinine ait kapağın kapanmasını beklenmeden hava vurma işlemine başlaması ve davacının üzerine toz gelmesi nedeni ile üzerine yürüyerek “aptalsın oğlum” demiştir. Davacının yanlış yapılan işlem nedeni ile tepki göstermesi normal ve olağan karşılanabilirse de, bu durum davacı işçiye işverenin başka bir işçisine hakaret etme hakkı vermez. Somut olayın özellikleri ve oluş şekli, davacının amiri konumundaki işçiye sarfettiği sözler dikkate alındığında işçinin bu davranışının işyerinde bulunması gereken disiplin ve ahengi bozarak işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkilediğini, iş ilişkisine devam etmenin işveren açısından çekilmez hale geldiğini, diğer bir anlatımla güven temelinin temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozduğunu, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkilediğini ve bu hale göre iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığını kabul etmek gerekir. O halde mahkemenin kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın reddine, 3-Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 5,90TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalıların yaptığı toplam 28,47TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 8-Temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.