TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/04/2025 NUMARASI : 2025/129 Esas 2025/312 Karar DAVA : Tescile İcbar DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026 Taraflar arasındaki tescile icbar istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile asli müdahale talep eden, mahkemece fe…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/918 Esas 2025/1502 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/918 KARAR NO : 2025/1502 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :15/04/2025 NUMARASI : 2025/129 Esas 2025/312 Karar DAVA : Tescile İcbar DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026 Taraflar arasındaki tescile icbar istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile asli müdahale talep eden, mahkemece fer'i müdahil kabul edilen ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemenin 2014/465 Esas 2018/939 Karar sayılı dosyasında davalı şirkette 1964 doğumlu ...'a ait 160 pay ile ...'a ait 4160 paydan, 1960 payının iptali ile iptaline karar verilen bu paylardan 1820 payın anılan dosyada davacı ...'a, 300 payının ise davacı ...'a ait olduğunun tespitine, 2200 payın davalı ... uhdesinde bırakılmasına karar verildiğini, ilgili mahkeme kararı sonrası dava dışı ... tarafından müvekkiline söz konusu ilam doğrultusunda tescil işlemlerinin yerine getirilmesi ve 22.03.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tescilinin talep edildiğini, Ticaret Bakanlığının cevap yazısına istinaden müvekkili tarafından davalı şirketin 22/03/2019 tarihli genel kurul kararının tescili hakkında ilgili mahkeme kararı uyarınca pay geçişlerinin tescili hususunda mahkeme kararına uygun olmayan hazır bulunanlar listesine göre alınan genel kurul kararı hakkında red kararı verildiğini, mahkemenin 2019/210 Esas 2019/584 Karar sayılı kararlarıyla şirketin 22/03/2019 tarihli genel kurul kararlarının tescilinin reddine dair sicil müdürlüğünün kararının iptaline, söz konusu genel kurulun tescil ve ilanına, şirkete gönderilen tescile davet kararının uygulanmasının ilerde telafisi mümkün olmayacak zararlara sebebiyet verebileceğinden kararlara konu tüm işlemlerin teminat olarak işbu kararın kesinleşmesine kadar durdurulmasına karar verildiğini, Ticaret Bakanlığının görüş ve değerlendirmesi neticesinde şirketin tescile davet edilmesi gerektiğini, bu doğrultuda müvekkili tarafından Bakanlık cevabi yazısına yer verilerek müvekkili tarafından 08.01.2025 tarihinde davalıya, ..., ...'a Yargıtay ilamı ile Ticaret Bakanlığı görüş ve değerlendirme cevabi yazısı da belirtilerek tescil ve ilan için tescile davet içeriğine haiz yazı gönderildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline verilen 07.02.2025 tarihli yazıda bir takım gerekçeler sunularak davete icabet edilemeyeceğinin bildirildiğini belirterek kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen tescile davete icabet etmeyen davalı şirketin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30/09/2024 tarih 2024/1989 Esas 2024/6878 Karar sayılı kararı ilamı neticesinde paydaşlarının ad ve soyadlarını belirtir şekilde güncel pay miktarlarını gösterir genel kurul kararının müdürlüğe tescil ve ilanı için başvuru yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24/09/2021 tarihli genel kurul kararı kapsamında şirketin ortaklarından ...'ın uhtesinde bulundurduğu 635 payın şirketin diğer ortağı ...'na devrettiğini, tescil edilen bu hisse durumuna güvenilerek yapılmış olan ve tescil edilen bu işlemin hukuka uygun olarak ayakta bulunduğunu, ticaret sicil gazetesinde yayınlanan hisse oranına güvenilerek bu hisse devrinin iptali sağlanmadan istinaf dairesinin karar verilmesine yer olmadığına dair ilamına dayanılarak yıllardır yapılan işlemlerin döndürülmesinin söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Asli müdahale talebinde bulunan ... vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin halen davalı şirketin ortağı olduğunu, işbu davanın konusunun davalı şirketteki pay durumlarının düzeltilmesine ilişkin genel kurul yapılması olduğuna göre ticaret sicil yönetmeliği kapsamında müvekkilinin ilgili kişi olduğunun sabit bulunduğunu, müvekkili adına davacı Ticaret Scil Müdürlüğüne ticaret sicilindeki gerçeği yansıtmayan pay durumunun düzeltilmesine yönelik sayısız başvuruda bulunulduğunu, işbu davanın sonucunun müvekkilini doğrudan etkileyeceğinden davacı yanında asli müdahale talebinde bulunmak zorunluluğunun doğduğunu belirterek davacı yanında asli müdahale taleplerinin kabulü ile davalı şirket nezdindeki hatalı pay durumunun düzeltilmesine dair genel kurul yapılmasına, işbu genel kurulun tescil ve ilanı için davacı Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulmasına karar verilmesini istemiştir. Asli müdahale talebinde bulunan ... ve ...vekili talep dilekçesinde özetle; açılan davada, şirketin güncel pay miktarını gösterir, genel kurul kararının tescil ve ilanı yapılması için başvuru yapılmasının talep edildiğini, söz konusu tescile davet yazısına itiraz eden şirket müdürü sıfatıyla imza atan müvekkili ...'ın aynı zamanda şirket ortağı olduğu için söz konusu davanın müvekkilinin şirket hissesinin miktarını olumsuz yönde etkileyebileceğinden dolayı asli müdahale talep etme zorunluluğu doğduğunu, aynı şekilde şirketin ortaklık yapısının değişecek olmasının sonuçlarından, müvekkili, şirket hissedarı ...'ın da olumsuz etkilenmesi ihtimali nedeniyle, ...adına da asli müdahale talebinde bulunma zorunluluğu doğduğunu belirterek asli müdahale taleplerinin kabulüne, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2020 tarih 2019/747 Esas 2020/337 Karar sayılı kararının tescili öncesi pay sahipliği durumu ile bu kararın tescilinden sonra miras payı geçişleri ve diğer pay devrine ilişkin bilgilerde ortaya konulamadığı, olması gereken güncel ortaklık yapısının tespiti konusunda ihtilaf olması, şirketin güncel ortaklık durumunun tespit edilmesi gerektiği ve davacı ticaret sicili müdürlüğünün şirketin genel kurulunun yapılmasına yönelik talep de bulunamayacağı, davacının talebinin TTK'nun 33/3. maddesi hükmüne uygun bulunmadığı, belirtilen nitelikte bir tescil hükmünün verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/1989 Esas 2024/6878 Karar sayılı ilamında sonra ... Petrol Ürünleri ... Ltd. Şti. ortağı ... vekili aracılığıyla müvekkili kuruma vermiş olduğu 02.12.2024 tarihli dilekçesi ile pay durumunun re'sen düzeltilmesinin talep edildiğini, anılan talep dilekçesine istinaden müvekkilince Ticaret Bakanlığı'na 04.12.2024 tarihli ve 35930315-e.3490 sayılı yazı ile görüş sorulduğunu, Bakanlık yazısı müvekkiline 07.01.2025 tarihinde ulaştığını, cevabi yazıda; "Ortaklık yapısının mahkeme kararlarına istinaden güncellenmesi amacıyla şirketin Türk Ticaret Kanununun 33. maddesi çerçevesinde tescile davet edilmesi, tescile davet sonucunda süresi içinde tescil istemeninde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde ise konunun mahkemeye taşınması ve mahkemece verilecek karar doğrultusunda işlem tesis edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir." şeklinde belirtildiğini, Ticaret Bakanlığının görüş ve değerlendirmesi neticesinde şirketin tescile davet edilmesi gerektiğini, bu doğrultuda müvekkili müdürlük tarafından bakanlık cevabi yazısına yer verilerek müvekkili tarafından 08.01.2025 tarihli 35930315-e.70 yazı ile ... Petrol Ltd. Şti.'ne ile aynı tarihli 35930315-e.71 yazı ile ... ve aynı tarihli 35930315-e.72 yazı ...'a Yargıtay ilamı Ticaret Bakanlığı görüş ve değerlendirme cevabi yazısı ve TTK 33 ve TSY 36 maddeleri uyarınca tescil ve ilan için tescile davet içeriğine haiz yazının gönderildiğini, her ne kadar davalı şirket ve şirket müdürlerine tescile davet yapılmış ve farklı tarihlerde tebliğ edilmiş ise de, müvekkilinin ... Petrol Ürünleri Otomotiv İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 13.01.2025 tarihinde yapılan tebligat esas alınarak 13.02.2025 tarihinde tescile davet için verilen sürenin dolduğu dikkate alınarak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinde nezdinde dava açıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/1989 Esas 2024/6878 Karar sayılı 30.09.2024 tarihli ilamı neticesinde paydaşlarının ad ve soyadlarını belirtir şekilde güncel pay miktarını gösterir genel kurul kararının müvekkiline tescil ve ilanı için başvuru yapılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, HMK'nun 119/ğ maddesi gereğince talep sonucunun güncel pay miktarlarının tespiti mi yoksa genel kurul kararının tescil edilmesine mi ilişkin olduğu konusunda açıklama yapılmasının istenmesine şeklinde ara karar oluşturulduğunu, Yargıtay 11. HD 30.09.2024 tarih ve 2024/1989 Esas 2024/6878 Karar sayılı kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen tescile davete icabet etmeyen davalı şirketin güncel pay durumunun belirlenmesi konusunda yargıda ihtilaf bulunması ve müdürlüğün pay durumunu belirleme yetkisinin bulunmaması sebebiyle, mahkemesince şirketin ortaklık yapısı ve pay durumunun re'sen tesciline karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemece taleplerinin reddedildiğini, ancak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kanunun dava açılması gerektiği yönünde yüklediği görevin mahkemece sicilin bu kapsamda bir görevi olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, kanunun emrettiği şekli ile tescile davete icabet etmeyen davalı şirket nedeniyle huzurdaki davanın müvekkili kurum tarafından ikame edilmek zorunda kalındığını, müvekkilinin talep yetkisinin olmayacağının düşünülemeyeceğini, kararın gerekçesinin buna dayandırılamayacağını, yeni ortaklık yapısının belirlenmesi gerektiğini, ancak buna ne davalı şirket yanaşmakta ne de müvekkili kurumun bunu belirleme yetkisi bulunduğunu, hal böyle olunca kanunun da emrettiği şekli ile re'sen tescile hükmedilmek üzere mahkemece ortaklık yapısının belirlenmesi gereğinin zorunluluk olduğunu, 2019/747 Esas sayılı dava dosyası hakkında Yargıtay hüküm verene kadar geçen sürede paylar üzerinde satış, devir ve vefat dolaysıyla yer değişikliği olduğunu, bir diğer çok önemli hususun ise paydaşlar arasında açılmış davalar olup, mahkemelerce paylar üzerine konulmuş tedbirlerin bulunduğunu, hal böyle olunca güncel pay durumunun istinaf yoluna başvurulan işbu mahkeme kararında da gerekçelendirildiği üzere 2019/747 Esas sayılı kararın tescili öncesi pay sahipliği durumu ile bu kararın tescilinden sonra miras payı geçişleri ve diğer pay devrine ilişkin bilgilerin de ortaya konulamayacağını, müvekkili kurumun güncel pay durumunu belirlemek yetkisinin olmadığını, bu görev ve sorumluluğun davalı şirkette olduğunu, yargı makamlarınca paylar üzerine tedbir konulmasına karar verilmiş iken bu tedbirlerin kaldırıldığına dair ilgili mahkemelerce müvekkili müdürlüğe müzekkere gönderilmeden güncel pay durumunun belirlenmesinin zaten mümkün olmayacağını, talep açıklandığından genel kurul talep edilmeyeceği yönündeki gerekçenin huzurdaki davanın talebi ile örtüşmediğini, gerekçenin dayanaksız kaldığını, salt bu nedenlerle dahi kararın kaldırılması gerektiğini, ortada kesinleşmiş bir Yargıtay kararı bulunduğunu, ancak şirketin bu kararın yerine getirilmesine yardımcı olacak genel kurulu yapmadığını, müvekkili tarafından yapılan davete de genel kurul yapılmayacağı yönünde yanıt verildiğini, işbu davayı açmak zorunda kaldığını, mahkemece davanın reddedilmesi ile mağduriyete sebebiyet verildiğini, gerekçeli kararın iddia başlıklı kısımda açılan davanın özetinin yapıldığını, bu kısımda kesinlikle taraflarına taleplerinin açıklatılmasına dair ara karar verildiğini, bu ara karara verilen yanıttan bahsedilmediğini, mahkemece yapılması gerekenin, talep sonucunda açıklandığı şekilde dosya ele alınmalı, bunun üzerinden yol alarak karar verilmesi gerektiğini, açıklanan talebe rağmen yine de dava reddedilecek ise bu defa bu talep üzerinden gerekçe belirtilerek karar verilmesi gerektiğini, 27.02.2025 tarihli dilekçeleri dikkate alınmadığından ret kararının gerekçesiz kaldığını, talep sonucunun açıklandığını, ancak bu talebe dair değerlendirme yapılmadığını, Anayasanın 141. maddesi ve HMK'nun 297. maddesi gereğince kararlarının gerekçeli olmasının zorunlu olduğunu, ret kararı ile bir tarafta kesinleşmiş bir mahkeme kararı diğer tarafta genel kurul yapmayacağını açıkça yazılı olarak müvekkiline bildiren bir şirket ve bir diğer tarafta ise mahkemenin verdiği kararın uygulanmasını talep eden diğer ortağın bulunduğunu, bu çıkmazın son bulması mahkeme kararı ile mümkün olacakken mahkemece talebin açıklandığı dilekçe dikkate alınmaksızın doğrudan ret kararı verildiğini, müvekkilinin yasal hasım olduğunu, müvekkili kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Asli müdahale talep eden, mahkemece fer'i müdahil kabul edilen ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu dosya kapsamında vekil eden adına asli müdahale talebinde bulunulmuşsa da başvurularının fer'i müdahale olarak kabulünün hatalı olduğunu, mahkemece taleplerinin tüm bunlar göz ardı edilerek ayrı bir dava olarak nitelendirildiğini, müdahale taleplerine yönelik işbu kararın hatalı olup, taraflarının asli müdahil olarak kabulü gerektiğini, davanın 05/11/2020 tarihli ticaret sicil gazetesi ile tescil olunan pay durumuna dayanak gösterilen; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/747 Esas 2020/337 Karar sayılı kararı ve yine Eskişehir Ticaret Mahkemesi’nin 2014/465 Esas 2018/939 Karar sayılı kararının hukuk aleminden kaldırılması ile davacı sicil müdürlüğü tarafından başından itibaren hatalı olarak tesis edilen işlemin, 16/01/2024 tarihi ile tamamen dayanaksız kalmasından kaynaklı olarak açıldığını, tescile dayanak yapılan tüm mahkeme kararları ortadan kaldırıldığına göre, sicildeki pay durumunun dayanaksız kaldığını ve Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 Esas sayılı dosyası ile vekil eden ... Petrol Ürünleri Oto. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ndeki payı; 4160 paydan 2200 paya düşürülmesi ile mağdur edildiğini, bu mağduriyetin ise işbu dosya kapsamında verilecek karar ile giderileceğini, dolayısı ile davaya asli müdahil olarak kabul edilmeleri gerektiğini, Kanuna göre yapılması gerekenin şirket yetkilileri tarafından bu hususta direnildiğinden, mahkemece tescil kararı verilmesi olduğunu, ancak mahkemece kabul edilebilir nitelikte olmayan gerekçeler ile ret kararı verildiğini, davanın davacı sicil müdürlüğü tarafından, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/465 Esas 2018/939 Karar sayılı kararı ve bu kararda yer alan payların tesciline ilişkin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/747 Esas 2020/337 Kararı kesinleşmeden, yargı kararlarına ve Ticaret Bakanlığı’nın da görüşüne açıkça aykırı bir biçimde tescilin sağlandığını, akabinde ise işbu kararın kaldırılmasıyla sicildeki kaydın dayanaksız kalması nedeniyle, ticaret sicil kayıtları yolsuz hale getirildiğinden açıldığını, güncel ortaklık yapısına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin detaylıca dosya kapsamına sunulduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmamakla eksiklik bulunduğu kanaati oluşsa dahi mahkemece sicil müdürlüğü veyahut ilgili mahkemelere müzekkere yazılarak eksik hususların tamamlanabileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK'nun 33. maddesi uyarınca tescile icabet etmeyen davalı şirketin genel kurul toplantısının yapılarak son ortaklık yapısı ve pay durumunun re'sen tesciline ilişkin tescile icbar istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesi karar başlığında davacı olarak "Eskişehir Ticaret Odası" yer almakta ise de, dava dilekçesinde davacı olarak "Eskişehir Ticaret Odası Eskişehir Ticaret Sicili Müdürlüğü"nün yer aldığı anlaşıldığından Eskişehir Ticaret Sicili Müdürlüğünün davacı olduğu, karar başlığındaki bu hususun maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek Dairemiz karar başlığında davacı olarak Eskişehir Ticaret Sicili Müdürlüğü gösterilmiştir. Mahkemece tensip 7 no'lu ara karar üzerine davalı vekilince ibraz edilen 27/02/2025 tarihli açıklama dilekçesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/1989 Esas 2024/6878 Karar sayılı kesinleşmiş kararına rağmen tescile davete icabet etmeyen davalı şirketin güncel pay durumunun belirlenmesi konusunda yargıda ihtilaf bulunması ve müdürlüğün pay durumunu belirleme yetkisinin bulunmaması sebebiyle mahkemece şirketin ortaklık yapısı ve pay durumunun re'sen tescilinin talep edildiğini belirtmiştir. Davacı yan kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, davalı şirkete tescile davet yazısı gönderildiğini, davalının tescile davete icabet etmediğini, davalı şirketin güncel pay durumunun belirlenmesi konusunda yargıda ihtilaf bulunduğunu, müdürlüğün pay durumunu belirleme yetkisi olmadığını, Yargıtay ilamı neticesinde ortakların ad ve soyadlarını belirtir şekilde güncel pay miktarlarını gösterir genel kurul kararının tescil ve ilanı gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı şirketin 04/09/2025 tarihli genel kurul toplantısında şirketin hisse yapısının görüşülmesi maddesi ertelenmiş olup, asli müdahale talep eden ve istinaf kanun yoluna başvuran ...'da erteleme yönünde olumlu oy kullandığı görülmüştür. Asli müdahale talep eden, mahkemece fer'i müdahil kabul edilen ... vekili asli müdahale talebinde bulunmasına rağmen başvurularının fer'i müdahale olarak kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 6100 sayılı Kanun'un 65. maddesinde, asli müdahale bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede açacağı dava olarak tanımlanmış, asli müdahale davası ile asıl yargılamanın birlikte yürütülerek karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte asli müdahale davası bağımsız bir dava olduğundan, davacının yargılama harçlarını yatırmış olması da bir gerekliliktir. Öte yandan fer'i müdahale ise aynı Kanun'un 66. maddesine göre üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar davada yer almasıdır. Somut olayda, davacı TTK'nun 33. maddesi uyarınca tescile icbar talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davadan sonra da asli müdahale talebinde bulunan ... sunmuş olduğu dilekçelerinde asli müdahale taleplerinin kabulü ile davalı şirket nezdindeki hatalı pay durumununu düzeltilmesine dair genel kurul yapılmasına, işbu genel kurulun tescil ve ilanı için davacıya başvurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahalenin devam eden yargılamaya teşkil eden ayrı bir dava olup, ... vekilinin müdahale talebinin mahiyetinin anılan Kanun hükümleri çerçevesinde asli değil fer'i müdahale olduğunun kabulü gerekecektir. ... yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi olmayıp, davacının davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında yer almak isteyen üçüncü kişidir. Hal böyle olunca, mahkemece ...'ın yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi olmayıp, davacının davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında yer almak isteyen üçüncü kişi olduğu, müdahale talebinin asli müdahale değil, fer'i müdahale kapsamında bulunduğu gözetilerek ...'ın fer'i müdahil olarak müdahale talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/747 Esas 2020/337 Karar sayılı kararının tescili öncesi pay sahipliği durumu ile bu kararın tescilinden sonra miras payı geçişleri ve diğer pay devrine ilişkin bilgiler ortaya konulamadığı gibi, olması gereken güncel ortaklık yapısının tespiti konusunda ihtilaf bulunmaktadır. Davalı şirketin güncel ortaklık durumunun tespit edilmesi gerekmektedir. Davacının davalı şirketin genel kurulunun yapılmasına yönelik talepte bulunması da mümkün değildir. Hal böyle olunca, mahkemece davacının talebinin TTK'nun 33. maddesine uygun bulunmadığı, talep edilen şekilde tescil hükmünün verilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekili ve asli müdahale talep eden, mahkemece fer'i müdahil kabul edilen ... vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ve asli müdahale talep eden, mahkemece fer'i müdahil kabul edilen ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Asli müdahale talep eden, mahkemece fer'i müdahil kabul edilen ...'dan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı ve asli müdahale talep eden, mahkemece fer'i müdahil kabul edilen ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -