TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2022 NUMARASI : 2022/177 Esas 2022/696 Karar DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar DAVA TARİHİ : 11/03/2022 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulü…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/96 Esas - 2025/1017 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/96 KARAR NO : 2025/1017 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2022 NUMARASI : 2022/177 Esas 2022/696 Karar DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar DAVA TARİHİ : 11/03/2022 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; Kredi asıl borçlusu ... Tekstil ve Dayanıklı Tüketim Malları Tic. Ltd. Şti. ile ... Bankası A.Ş. arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi (GNGKS) gereğince anılan şirkete 4244-361860, numaralı taksitli ticari kredi kullandırıldığını, davalı ...'ın da Genel Nakdi ve Gayrınakdi Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi taksitlerinin ödenmemesi ve ihtarname gönderildiği halde borcun ödenmemesi üzerine davalılar/borçlular hakkında Ankara 11.İcra Müdürlüğü'nün 2021/851 Esas sayılı dosyasından ilâmsız icra takibi başlatıldığını, borçluların haksız itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalıların takip tutarının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; yaptırılan bilirkişi incelemesi kapsamına göre kefaletin geçerli olduğu, davacı bankanın, 106.106,72-TL asıl alacak, 3.282,23-TL işlemiş faiz, 164,11-TL BSMV toplamı olmak üzere 109.553,07-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle; "Davanın Kısmen Kabulü ile Ankara 11.İcra Müdürlüğü'nün 2021/851 Esas sayılı dosyasında, davalıların itirazlarının kısmen iptali ile; 106.106,72-TL Asıl alacak, 3.282,23-TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 164,11 BSMV olmak üzere toplam 109.553,07-TL üzerinden takibin devamına, 106.106,72 TL Asıl Alacağın yıllık %27,84 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi ile hesaplanacak tutar üzerinden tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, hükmedilen 109.553,07-TL’nin %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" ilişkin karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; temerrüt faizi yıllık % 52,56 olduğu halde mahkemece % 27,84 kabul edilerek alacağın eksik hesaplandığını, tam kabul gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davacı banka tarafından açılan itirazın iptaline ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı; taraflar arasındaki 21/08/2013 tarihli limit arttırımları ile 500.000-TL limitle, taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca, davalı şirkete genel nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, diğer davalının ise, sözleşmeleri aynı limitle müteselsil kefil olarak imzalamış olduğunu, kredi taksitleri ödenmeyince hesap kat edilerek Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/851 Esas sayılı dosyasında 106.589,23-TL asıl alacak, 7.074,43-TL işlemiş temerrüt faizi, 353,72-TL BSMV olmak üzere toplam 114.017,38-TL alacak istemiyle ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek elde ki davayı açmış, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı bankanın, 106.106,72-TL asıl alacak, 3.282,23-TL işlemiş faiz, 164,11-TL BSMV toplamı olmak üzere 109.553,07-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle yukarıda yazılı olduğu üzere davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik karar verildiği anlaşılmaktadır. Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/851 Esas sırasında davacı banka tarafından 19/01/2021 tarihinde başlatılan takip kapsamında; 106.589,23-TL asıl alacak, 7.074,43-TL işlemiş temerrüt faizi (%52,50), 353,72-TL bsmv olmak üzere toplam 114.017,38-TL'nin tahsilinin talep edildiği, davalıların yasal süresinde borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilere itirazları ile takibin durdurulduğu, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı asıl borçlu ... Tekstil ve Dayanıklı Tüketim Malları Tic. Ltd. Şti.ile davacı banka arasında 21/08/2013 tarihli limit artırımları ile 500.000-TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye davalı borçlu şirket ortağı ...'ın 500.000-TL toplam limitle müteselsil kefil sıfatı kefil olduğu, kefaletin, TBK'nın kefalete ilişkin emredici düzenlemelerine aykırılık teşkil etmeyip geçerli olduğu, davacı banka tarafından, Altındağ 4. Noterliği'nin 07/12/2020 tarihli 34034 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalı borçlu şirkete 4244-361860 referans numarası ile 34 ay vadeli kullandırılan Taksitli Ticari Kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine krediye konu borcun kat edilerek toplam 106.395,58-TL ile masrafın 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, davalıların, 13/12/2020 tarihinde temerrüte düştükleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bankacı bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; " Takibe konu kredinin akdi faiz oranlarının %13,92 olduğu, temerrüt faiz oranının ise sözleşme gereği bunun 2 katı fazlası olacağı, bu durumda temerrüt faiz oranının %27,84 olması gerektiği, bu oranlar uyarınca yapılan hesaplamalara göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın, 106.106,72-TL asıl alacak, 3.282,23-TL işlemiş faiz , 164,11-TL bsmv olmak üzere toplam 109.553,07-TL tutarla davalı borçlulardan alacaklı bulunduğu" hususlarının tespit edildiği görülmüş, mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.5. maddesindeki “... borcun Sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; Müşteri, borcun hangi tür kredilerden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Banka’ca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder” hükmüne göre temerrüt faizinin, davacı bankaca temerrüt tarihinde davalı asıl borçlu kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek yıllık akdi faiz oranının 2 katı fazlası olabileceğinin hüküm altına alındığı, yine temerrüt faizinin belirlenmesinde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13.01.2015 tarihli 2014/14648 Esas 2015/137 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere “Alacağa uygulanacak akdi faiz oranı ve temerrüt faizi oranının davacı bankaca aynı tür kredilere uygulanan cari kredi faiz oranı ( uygulanan faiz ) dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranlarına göre hesaplama yapılması doğru görülmemiştir.” içtihatı uyarınca da davacı bankanın temerrüt tarihinde kredilere uyguladığı faiz oranının belirlenmesi gerektiği hususlarına işaret edilmiştir. Ancak banka tarafından talep edilen borçlu cari hesabına ilişkin “Temerrüt Faiz Oranı Değişikliği Konulu Genelgesi" sunulmadığından bahisle, dosya kapsamından tespit edilen bilgi ve belgelere göre temerrüt faiz oranının belirlenmesi gerekeceğinin kabulü ile temin edilen faiz oranları listesine göre temerrüt tarihi itibarıyla dava konusu krediye bankaca uygulanan faiz oranının yıllık %13,92 olduğu, sözleşme hükümleri uyarınca bu oranın 2 katı fazlasının % 27,84 temerrüt faiz oranı olarak tespit edildiği görülmüştür. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından, davalı yana, temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulamadığı gibi, halen davacı banka, “Ticari Krediden Kaynaklanan Alacaklarımıza Uygulanan Temerrüt Faizi Oranı Değişikliği” başlıklı belgelerine göre takip tarihindeki temerrüt faizinin yıllık % 52,56 olduğunu belirterek bu oranın somut uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini ileri sürmektedir. Hal böyle olunca, her ne kadar mahkemece, temerrüt tarihinde davacı bankanın, davalı yana fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenmeksizin taraflar arasındaki akdi faiz oranının temerrüt faizine esas alınması suretiyle temerrüt faiz oranının tespiti sözleşmeye uygun değil ise de davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması da göz önünde bulundurularak davacı bankanın da bilirkişi raporu ile hesaplamaya esas alınan işbu akdi ilişkide uygulanan faiz oranından daha yüksek oranda fiilen uyguladığı faiz oranını ispatlayamadığı anlaşılmakla; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-