T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/798 KARAR NO : 2026/286 DAVA : İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Mahkememizin ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile ...'in şahsi iflasına karar verildiğini, 26/12/2013 tarihi itibariyle iflasın açılmasına kar…
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/798 KARAR NO : 2026/286 DAVA : İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) DAVA TARİHİ : 19/02/2025 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Kaldırılması (İİK 182)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; Mahkememizin ...Esas ...Karar sayılı ilamı ile ...'in şahsi iflasına karar verildiğini, 26/12/2013 tarihi itibariyle iflasın açılmasına karar verildiğini, iflas kararının kesinleştiğini, iflas masası kurulduğunu, tüm alacaklıların alacaklarını iflas masasına yazdırdığını, İflas Tasfiye İşlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 11'nci maddesinin yollaması gereği, 4389 sayılı Kanunun 16 ve 17 nci maddelerine göre ... tarafından Hukuk İşleri Daire Başkanlığının ... sayılı dosyasından sürdürüldüğünü, İflas İdaresinin İİK m 206-207 hükümleri muvacehesinde düzenlediği Sıra Cetveli uyarınca müflisten alacaklı olanların alacaklarının tamamının kendilerine ödendiğini, ... adresinde mukim Müflis ... iflas idaresine müzekkere yazılarak, masa alacaklarına dair sıra cetvelinin celbi ile iflas tasfiyesinin akıbeti sorulduğunda ödemelerin yapıldığının anlaşılacağını, müflis ...'den alacaklı olanların tamamına alacaklarını ödediğini, ödeme belgelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, İİK.nun 182'nci maddesindeki şartlar oluştuğundan iflasın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis ...'in ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E., ... Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, işbu kararın 13.04.2015 tarihinde kesinleştiğini, müflis ...'in iflas tasfiye işlemlerinin 5411 sayılı Bankacılık Kanununun geçici 11'inci maddesinin yollaması gereği mülga 4389 sayılı Kanunun 16'ncı ve 17'nci maddelerine göre alacaklılar toplantısı, iflas dairesi, iflas idaresi görev ve yetkilerini haiz olarak ... tarafından Tasfiye Daire Başkanlığının ... sayılı dosyasından yürütüldüğünü, adi tasfiye ve iflasın açılmasına dair ilanın 22.01.2014 tarihli Türkiye Gazetesi'nde ve ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapıldığını, Fon Kurulunun ikinci alacaklılar toplantısına kaim 23.07.2015 tarihli kararı ile ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığını, söz konusu iflas tasfiyesi dosyasına ilişkin olarak alacaklı ...'nin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 182. Maddesi kapsamında müflisin iflasının kaldırılmasına muvafakat ettiğini iflas masasına bildirdiğini, pay cetveli uyarınca tüm alacaklılara ana para ve faiz alacaklarının ödendiğini, İflas İdaresi tarafından iflas kapanış raporunun hazırlandığını beyan etmiştir. Mahkememizin 31/10/2025 tarihli tensip zaptının 3 nolu ara kararı gereğince, "İcra İflas Kanununun 182. maddesi kapsamında iflasın kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla müflis şirket defterlerinde ...'de inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi için dosyanın yeminli mali müşavir bilirkişi ... ile İcra İflas Hukukunda ehil bilirkişi ...'a tevdiine ,bilirkişilere iflas tasfiyesine ilişkin davalı nezdinde bulunan kayıtlarda yerinde inceleme yapma yetkisi verilmesine, Bilirkişilere 8.000 TL'şer ücret takdirine, davacı tarafa bilirkişi masrafı 16.000 TL'nin mahkeme veznesine depo edilmesi hususunda 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının davacıya ihtar edilmiş, bilirkişi -delil avansının depo edilmediği anlaşılmıştır. Davacı asil ... , 23/12/2025 tarihli dilekçesi ile ... Tasfiye Dairesi Başkanlığı ile Müflis ... İflas İdaresince "İflas idaresi tarafından kesinleştirilen sıra cetvelinde kayıtlı bulunan tüm alacaklar ve İİK 196'ncı maddesine göre hesaplanan yasal faizleri ödemiştir." şeklinde bildirimde bulunmaları ve yapılan görüşmede "Alacakların ve faizlerin ödendiğini biz bildiriyoruz, bilirkişi incelemesine gerek yok" şeklinde beyanda bulunmaları nedeniyle bilirkişi masrafının yatırılmadığını, İflas İdaresi tarafından kesinleştirilen sıra cetvelinde kayıtlı bulunan tüm alacaklar ve İİK 196'ncı maddesine göre hesaplanan yasal faizlerin ödenmiş olması nedeniyle ... hakkındaki şahsi iflas kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacıya çıkarılan tebligatta delil avansının depo edilmemesinin sonuçlarının ihtar edilmemiş olduğu anlaşılmakla Mahkememizin 02/02/2026 tarihli ara kararı ile bu kez davacıya 16.000,00 TL delil avansını depo etmek üzere yeniden 2 haftalık kesin süre verilmiş , aksi halde davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı davacıya ihtar edilmiş, davacının delil avansını depo etmediği anlaşılmıştır. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Talep iflasın kaldırılması istemine ilişkindir. İflasa tabi bir borçlu hakkında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ticaret mahkemesince iflas kararının verilmesiyle iflas açılmış olur. İflasın kaldırılması veya kapatılmasına karar verilmedikçe artık aynı borçlu hakkında ikinci bir iflas kararı verilemez. Bu, "iflasın yurt içinde tekliği" ilkesidir. (Prof. Dr. Timuçin Muşul, İflas ve Konkordato Hukuku, 1. Baskı, syf. 63) İflas bir külli tasfiye işlemi olup, iflasın açılmasıyla müflisin bütün mal ve hakları iflas masasını oluşturur. İflasın kaldırılması İcra İflas Kanunu'nun 182. maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. İİK'nun 182. maddesine göre borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunan konkordato tasdik edilirse mahkeme iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verir. Aynı kanunun nihai rapor ve kapanma kararı başlıklı 254. maddesine göre paralar dağıtıldıktan sonra idare iflasa hükmeden mahkemeye son bir rapor verir. Mahkeme iflasın idaresinde hata ve noksan görürse icra mahkemesine bundan haber verir. Mahkeme tasfiyenin bittiğini anladıktan sonra kapanma kararı verir. İflas idaresince İİK 254. maddesi kapsamında nihai rapor sunulup iflasın kapanması talebi bulunmadığından, davacı talebinin iflasın kaldırılmasını düzenleyen İİK'nun 182. madde kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut talep yönünden, borçlunun bütün alacaklılarının listesi, mahkememize ibraz edilmemekle birlikte UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde borçlu hakkında derdest Karşıyaka 3.Asliye Hukuk Mahkemesinde iflas idaresi tarafından açılmış tasarrufun iptali davasının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için hâkimin hukuku uygulaması ve hangi konularda bilirkişiden görüş alabileceği konuları üzerinde durulması gerekir. 6100 sayılı HMK'nın hâkimin bilirkişiye başvurması konusunda “Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller” başlıklı 266. maddesi "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez" şeklindedir. Bununla birlikte yine aynı Kanun'un 282. maddesine göre hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirebilecektir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde sözü edilen özel bilgiden maksat, hukuk bilimi dışında, belirli bir bilim dalının araştırıp ortaya koyduğu sonuçlara ilişkin bilgidir. Ancak, yer yer hukukun spesifik alanlarına ilişkin hukuki bilginin de, özel bilgi kavramının kapsamı içerisinde mütalaa edilip bilirkişilik kurumunun kapısının aralanmaya çalışılması yönünde bir eğilimin belirmesi nedeniyle, maddede, özel bilgiye işaret edilirken açıkça “hukuk bilimi dışında” seklinde bir vurgu yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Teknik bilgi ile kastedilen ise fizik, kimya, matematik gibi, pozitif bilimlerin verilerini uygulamaya yeterli bilgidir. Yine belirli bir işletme boyutunu aşan, genel nitelik kazanmış, yetkili kişi, kurum ve kurullarca tespit edilmiş olan teknik standartlar da, teknik bilgi kavramının kapsamı içerisinde yer alır. Öte yandan, hukuk kurallarını resen araştırıp bulma ve olaya uygulama ise hâkimin işidir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda hemen belirtilmelidir ki iflas tasfiyesini yürüten iflas idaresi işlemlerini kontrol ederek iflas tasfiyesi sırasında tespit edilen borçların ödenip ödenmediği konusunda, tasarrufun iptali davasına konu iskonto anlaşmasının alacaklının borcunu sona erdirip erdirmediği konularında iflas müdürlüğündeki kayıtlar üzerinde inceleme yaparak borçlunun bütün alacaklılarının taleplerini geri alıp almadıklarının veya bütün alacakların itfa edilip edilmediğinin tespiti ve bu alanda inceleme yapılması özel bilgiyi gerektiren bir husus olması nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılmalıdır. Bu hususların incelemesinin genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olmadığı, delil avansının depo edilmemiş olması sebebiyle bilirkişilerden görüş alınamadığı bu durumda davacının İİK 182.maddesi kapsamında bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarını veya tekmil alacakların itfa olunduğu hususunu ispat edemediği anlaşılmakla emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas,... K. sayılı ilamı da dikkate alınarak iflasın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken karar harcı 732,00 TL olduğundan peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/04/2026 BAŞKAN ... ÜYE ... ÜYE ... KATİP ...