11. Hukuk Dairesi 2022/5521 E. , 2024/1989 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/1688 Esas, 2021/840 Karar DAVACILAR :1-... 2- ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR :1-Güldenizi Eğitim Danışmanlık Gıda Tur. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. 2-... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/48 E., 2019/389 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasın…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5521 E. , 2024/1989 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI :2019/1688 Esas, 2021/840 Karar DAVACILAR :1-... 2- ... vekilleri Avukat ... DAVALILAR :1-Güldenizi Eğitim Danışmanlık Gıda Tur. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. 2-... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/48 E., 2019/389 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, mahkeme hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 25.11.2015 tarihli limited şirket pay devrini konu ... hisse devir sözleşmesinin 26.01.2016 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek hisse bedeline mahsuben devredilen gayrimenkulün, hisse devrinin feshi, sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi ve davalı tarafından müvekkiline devir borcunun yerine getirilmemesi nedeniyle tapusunun iptali ile müvekkili ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilleri tarafından ... zamandır anaokulu işletildiğini, davacıların başvurmaları üzerine davacılara önce hisse devri, sonradan talepleri doğrultusunda işletmenin devrinin yapıldığını, davacı tarafça kötü niyetli bir yaklaşımla bazı bilgiler çarpıtılıp gizlenerek dava açıldığını, davacının müvekkili şirketin %50 hissesine karşılık davaya konu taşınmazı devrettiğini, davacı tarafın hisseyi devraldığı tarihte şirketin resmi ve gayri resmi borçlarını bildiğini, borçları bilmemesi ve araştırmamasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacıların işi bilmemelerinden ve görüş ayrılığı yaşanması sebebiyle işin birlikte yürütülemeyeceği anlaşılınca, devralınan hissenin iade edilip bunun yerine kreşin işletme olarak kendi kuracakları şirkete devredilmesi ve bu şekilde ortaklığın sona erdirilmesi teklifinde bulunduklarını, müvekkili şirket ve yöneticilerinin davacıların sonlandırma tekliflerini tamamen iyi niyetle, 100-150 öğrencisi olan kurumun zarar görmemesi için kabul ettiğini, bunun sonucu olarak önce kreşin davacı şirkete devredildiğini, en son olarak hisse devri sözleşmesinin feshedildiğini, tarafların bu sözleşmede karşılıklı olarak birbirlerinden borç ve alacakları kalmadığı yönünde birbirlerini ibra ettiğini, davacı tarafın noter senedi ile ... olan işletme devrini gizleyerek haksız kazancın peşine düştüğünü, davacıların ödeme yerine geçmek üzere devrettikleri tapuyu geri almak istediklerini, talebin kabulü halinde müvekkillerinin elinde kreş başta olmak üzere hiçbir değer kalmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ile davalı ... arasında Güldenizi Kreş Anaokulunun %50 hissesinin devri konusunda iş yeri hisse devir mukavelenamesi imzalandığı, bu mukavelenameye göre %50 hisse karşılığında davacının davalıya Mersin ili, Mezitli ilçesinde bulunan 552 Ada, 2 parseldeki daireyi 250.000,00 TL karşılığında verdiği, daha sonra tarafların 25.11.2015 tarihinde noter senediyle pay devrini yaptıkları, davacı da eşi olan diğer davacı ... adına kayıtlı daireyi tapuda davalı ... adına devir ettiği, daha sonra limited şirket pay devir sözleşmesinin şirkete konu ortaklar pay defterine ve ortaklar kurulu karar defterine devir ile ilgili hiç bir şekilde karar alınmadığı, bu devir işlemlerinin onaylattırılmadığı, defterlere işlenmediğinden davalı ... ile davacı ... aralarında anlaşarak devir sözleşmesini feshettikleri, sözleşmenin feshi halinde tarafların yerine getirilen edimlerini iade etmesinin gerektiği ancak davalı ...'ın hisse devri karşılığında aldığı taşınmazı iade etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...'ın malik olarak gözüktüğü taşınmazın tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuda tesciline, davalı Güldenizi Eğitim Danışmanlık Gıda Turizm İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... yönünden davanın aktif husumetten reddi gerektiğini, taraflar arasında 4 ayrı işlem olduğunu, tapu devrini öngören 25.11.2015 tarihli işyeri hisse devri mukavelesinin feshedilmediğini ve halen geçerli olduğunu, taşınmazın geçerli bir hukuki sebebe dayalı olarak müvekkili adına tescil edildiğini, feshedilen sözleşmenin limited şirket hisse devri sözleşmesi olduğunu ve bu sözleşmenin taşınmazın devrini içermediğini, taşınmazın devrini içeren sözleşmenin ise 25.11.2015 tarihli işyeri hisse devir vaadi sözleşmesi olduğunu ve bu sözleşmenin feshedilmediğini ve halen ayakta olduğunu, öte yandan işletme devrine konu olan ve halen geçerli bulunan 26.01.2016 tarihli sözleşmenin mahkemece hiç değerlendirilmediğini, bu hususun ... Okulları Ltd. Şti.'nin davada taraf olmadığı gerekçesiyle izah edilemeyeceğini, sözleşmelerin iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olduğunu, şayet tapu devri karşılığı işletme devredilmiş ise tapu iptalini isteyen davacının öncelikle işletmeyi aldığı şekilde iade etmesi ve bunu müvekkiline teklif etmesi ve bu surette talebini muaccel hale getirmesi gerektiğini, davacıların işletme hakkını devraldıkları anaokulunu aynı adreste 1,5 yıldan fazla işlettiğini, anaokulunun tüm demirbaşları, servis araçları, çalışan öğretmenleri ve 150 yakın öğrenci kapasitesiyle birlikte işletme hakkının davacılara devredildiğini, davacıların Milli Eğitim Bakanlığı'nın ödediği eğitim teşvik bedellerini de aldığını, davacıların işyerinin mülk sahibi tarafından satılmak istendiği ve bunun davacılardan gizlendiği iddiasının soyut ve ... dışı olduğunu ve ispatlanamadığını belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki şirket hissesinin devrine ilişkin sözleşme feshedilmiş ise de fesihten önce davacının sahibi olduğu şirket, davalı tarafa ait olan anaokulu işletmesini 26.01.2016 tarihli sözleşme ile devraldığı ve yaklaşık bir buçuk yıl süre ile aynı adreste işlettiği, davacı şirket hissesi yerine anaokulunun işletme hakkını devralmış olup, karşılığında davaya konu taşınmazı davalıya devrettiğinden tapu iptali ve tescil talebinde bulunması mümkün olmadığı gibi, devralınan anaokulunun aynı adreste davacı tarafça bir buçuk yıl işletilmesi karşısında davacı tarafın aldatılma ve dolandırılma iddiasının da yerinde olmadığı ve bu hususun ayrıca ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...' nin kötü niyetli olarak haksız şekilde taşınmaza sahip olmak amacı ile müvekkillerinin iyi niyetinden faydalanarak iradelerinin fesada uğratıldığını, kötü niyetli davalının yaptığı haksız kazanç sağlayan işlemin iptali ile iyi niyetli olarak hareket eden müvekkilleri lehine karar vermek gerekirken davanın reddine yönelik verilen kararın yerinde olmadığını, tanıklarının binanın satışı için dışına asılan ilanların müşterilerin geleceği zaman toplandığını ve satışın müşterilerden gizlendiğini açıkça ifade ettiklerini, davalının müvekkilleri kandırmak için ilanları kaldırttığını, devirden sonra öğrenci sayısında ciddi düşüş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirket pay devrinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1025 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.