T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/264 Esas KARAR NO : 2025/1816 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/547 Esas- 2022/733 Karar TARİH: 13/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/264 Esas KARAR NO : 2025/1816 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/547 Esas- 2022/733 Karar TARİH: 13/10/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasıyla davalı hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlattığını, davalının, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, bunun üzerine icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulduğunu ancak arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ve bu hususun 11.06.2021 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekâlet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih 2021/547 Esas- 2022/733 Karar sayılı kararında;"Dava hukuki niteliği itibariyle; davacı tarafça faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir...Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlık takip konusu 4 adet faturanın bedellerinin ödenip ödenmediğine ilişkindir. Bilirkişi incelemesinde, davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarına göre davalıdan 46.051,70-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacının defter kayıtları ile karşılaştırılabilir şekilde kendi defterlerini ibraz etmeyen davalının bağlı bulunduğu İstanbul Sarıgazi Vergi Dairesinden celp edilen 2020-2021 yılı BA formlarına göre 2021 yılına ait davacıdan 23.146,00 TL (KDV hariç) mal/hizmet alımı olarak bildirimde bulunduğu dolayısıyla 2021 yılına ait 2 adet faturayı ticari kayıtlarına aldığı anlaşılmış ancak 2020 yılına ait 2 adet fatura için alım bildiriminde bulunmadığı belirlenmiştir. Davacı tarafça her ne kadar rapora bu yönüyle itiraz edilmiş ise de 2020 yılı faturalarına konu malların davalıya veya davalı adına hareket eden kimselerin imzasını haiz sevk irsaliyesi veya teslim belgesi ibraz edilmediğinden, fatura tek başına mal veya hizmet verildiğini ispatlamaya yeterli olmadığından bilirkişi raporu doğrultusunda 24.998,22-TL alacak yönünden davacının alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dosya kapsamında davalı borçlunun takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair kayıt bulunmadığından işlemiş faize hükmedilmemiş, takibin 24.998,22-TL asıl alacak üzerinden devamı ile alacak faturaya dayalı likit ve belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul 5.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasında, davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 24.998,22-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz yürütülmek sureti ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki dava sonucunda Yerel Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak Yerel mahkemece verilmiş olan bu karar hukuka ve hakkaniyete aykırı olup, yapılacak olan inceleme sonucunda bu kararın kaldırılması/bozulması gerektiğini; Yerel Mahkeme bünyesinde ikame edilen davanın itirazın iptaline ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2021/12554E. Sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhinde cari hesaba dayanılarak icra takibi başlatıldığını, davalının ise borçlu olmadığını iddia ederek başlatılan takibe itiraz ettiğini;Davalı borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, işbu itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunlulukları hasıl olduğunu, 24.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun haklı alacaklarının ispat edildiğini ortaya koyduğunu, söz konusu bilirkişi raporunda müvekkilinin ve davalının inceleme konusu olan 2020 yılı ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK madde 64/3 gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu yıllara ait defterlerin kendileri lehine delil niteliğinin olduğunun belirtildiğini, davalı şirketin 2020 - 2021 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davacı yana 46.051,70 TL borçlu olduğu kanaatine varıldığını, müvekkilinin ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden müvekkilinin davalı adına düzenlediği dava konusu cari hesap alacağına istinaden takip tarihi itibariyle davalı yandan 46.051,70 TL cari alacağının olduğunu belirttiğini; Bilirkişi raporunda 2020 yılına ilişkin 2 adet fatura davalının B/A formunda bulunmadığından ve davalı tarafın ticari defterleri incelenemediğinden resmi delillerle varlığı ispatlanmış alacak miktarının aksi ispatlanabilir olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu, bilirkişinin hazırlamış olduğu raporda müvekkilinin ticari deflerini lehe delil olarak nitelendirilebilecek şekilde usulüne uygun olarak tuttuğunu ikrar ettiğini, beyanlarını destekleyecek ticari defterler ve faturaların verilen süre içerisinde usulüne uygun olarak mahkemeye sunulduğunu, ancak davalı tarafın bu belgeleri aynı şekilde ibraz etmediğini;Davalı tarafın ticari defterleri kendilerinin alacağını ispat için münhasır delil olmadığından mahkemeye sunmama durumunun davalı taraf için aleyhe bir durum oluşturmadığını, ancak davalının 2020 B/A formunda haklı alacaklarını ispat eden iki adet faturaya ait işleme yer vermemesinin müvekkili aleyhine sonuç yaratacak şekilde 46.051,70 TL haklı alacağının 24.998,22 TL'lik kısmını bilirkişinin, "(...) davacının 2020 yılı faturaları için davalı veya davalı adına hareket eden kimselerin imzasını haiz sevk irsaliyesi veya teslim belgesi ibraz etmesi halinde 2020 yılına ait faturaların ve malların teslim edildiğinin kabul edilebileceği (...)" ifadesiyle aksi ispatlanabilir kılmasının kabul edilemeyeceğini;Davalının borcu olmadığı yönündeki itirazlarının yersiz olduğunu, çünkü bilirkişi raporlarında da sabit olduğu üzere, davalı tarafın borcunun sabit olduğunu, davalının iddiasını ispat etmek için mahkemeye herhangi bir ticari defter veya kayıt sunamadığını, davalı tarafın borcu inkar etme beyanlarını hiçbir şekilde ispatlayamadığını, Yerel Mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi görevlendirildiğini, ancak davalı tarafın incelenmesi için herhangi bir kayıt veya defter sunmadığını ve niye defter ibraz edilmediği yönünde Yerel Mahkemeye beyanda da bulunulmadığını; Davalının ileri sürmüş olduğu iddiaların hiçbir dayanağının bulunmadığını, davalı taraf müvekkili şirkete hiçbir borçlarının bulunmadığını beyan etmiş olsa dahi, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda bilirkişinin, taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi olduğunu ve davalının bu cari hesaptan kaynaklanan borcunu ifa etmediğini tespit ettiğini, bu sebeplerle, kendileri tarafından başlatılmış olan icra takibinin haklılığı açıkça ortada olup, davalı tarafın ilgili icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu;Davalı taraf aleyhine 46.051,70 TL üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kendileri tarafından dava dilekçesi ile sunulan cari hesap ekstresinde mevcut olduğu üzere müvekkili alacaklı/davacı edimini ifa ederek davalıdan da bunun karşılığı olan edimin ifasını beklediğini, edimini ifa etmeyen davalı/borçlunun bilinçli olarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye ve geciktirmeye çalıştığını, ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın davalı/borçlunun icra takibine yalnızca usulen itiraz edilerek hakkını kötüye kullandığını, davalının İİK m. 67/2 uyarınca yüzde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/547E. , 2022/733K. Sayılı davanın kısmen reddi yönündeki kararının kaldırılarak takibin 46.051,70 TL üzerinden tüm ferileriyle birlikte talepleri gereğince devamına, davalı aleyhinde talep olunan müvekkili alacağının tamamı 46.051,70 TL'nin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarındaki ticari ilişki uyarınca davalıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf davaya cevap vermeyerek tüm iddiaları inkar etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Somut olayda; Mahkemece 14/04/2022 tarihli duruşmada tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ve ilgili defterlerin taraflarca ibrazına karar verildiği, bu ara kararın davalı şirkete tebliğ edilmediği, bu nedenle bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin karşılıklı olarak incelenemediği ve yapılan bilirkişi incelemesinin eksik, eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının ise usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece, davalı tarafa, HMK'nın 222. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kapsayan yıllara ait ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmesi, bu süre içerisinde ticari defterlerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemesinin neticelerinin usulüne uygun şekilde ihtar edilmesi, (diğer tarafın ticari defterlerinde yer alan kayıtların esas alınacağı), ticari defterlerin verilen kesin sürede ibraz edilmesi halinde daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınması, gerekli olması halinde davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması sebebiyle, bu delilin davacı tarafa hatırlatılması ve alınacak ek rapor ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde bir karar verilmesi, ticari defterlerin mazeretsiz olarak ibraz edilmemesi halinde ise yapılan ihtar ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2022 tarih, 2021/547 Esas ve 2022/733 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.