T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2187 - 2025/2343 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2187 KARAR NO : 2025/2343 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2023/37 E. - 2023/325 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2187 - 2025/2343 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2187 KARAR NO : 2025/2343 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2023/37 E. - 2023/325 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2023 tarih ve 2023/37 E. - 2023/325 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı ...'nın 2021/16809 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." asıl unsurlu markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarına, yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandırdığını, tanınmış marka haline getirdiğini, dava konusu “...” markasının, müvekkilinin yeni bir markası olarak algılanacağını, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimalinin bulunduğunu, itiraz konusu “...” ibareli marka başvurusunun, müvekkiline ait esas unsuru “...” ibareleri olan markalar ile görsel anlamda ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında sınıfsal benzerliğin de bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanılacağını, dava konusu markanın, müvekkiline ait www.....com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-15980 sayılı kararının iptaline, 2021/16809 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak veya iltibas tehlikesi oluşturacak bir benzerlik bulunmadığını, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluşmadığını, kötü niyet iddiasının ispat edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacıya ait markaların 09, 35 ve 36. sınıftaki mal ve hizmetlerde tescilli olsa da davacının bu markayı yoğunlukla 36. sınıf hizmetlerde kullandığını, davacıya ait "..." ibareli markanın genel tüketici nezdinde oluşturduğu intibanın, tamamen finansal konular üzerinde olduğunu, müvekkiline ait markanın ise giyim markası bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin markası ile davacının markasının kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı olmadığını, taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak bir benzerliğinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2021/16809 sayılı davalı şahıs markası ile davaya mesnet olan davacının markaları arasında her ne kadar çekişme konusu mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunsa da markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığından, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşmayacağı, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, emsal Yargıtay kararlarında, müvekkili Şirkete ait "..." esas unsurlu markalar ile aynı mal ve hizmetlerde tescil edilmek istenen "..." ibareli markalar arasında markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırılma ihtimali bulunduğunun belirtildiğini, mahkeme kararının aksine davaya konu "..." ibareli marka ile müvekkiline ait "..." ibareli seri markalar arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik olduğunu, başvuru markasının bu haliyle, orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkili şirkete ait "..." ibareli seri markaların, yapılan yatırımlar ve yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandığını, tanınmış marka haline geldiğini, başvuru konusu markanın tescil talebinin SMK'nın 6/5 maddesi gereğince de reddinin gerektiğini, itiraza konu markanın, müvekkiline ait "www.....com.tr" ibareli alan adı ile benzer olduğunu, bu hususun davalı Kurum tarafından hatalı değerlendirildiğini, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerektiğini, somut olayda dava konusu markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile bu ibarenin tescil edilmek istendiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı ...'nın 02.02.2021 tarihinde 2021/16809 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, başvuru kapsamında 09,18,24,25. sınıf mallarla, 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, davacının 2011/96860, 2016/12490, 2016/12494,2009/13720,2011/96863,2009/13721,2016/12484, 2009/13719,2009/13722,2011/95510 sayılı "...", "...", "... ..." ibareli markalarına dayalı olarak SMK'nın 6/1,6/5 ve 6/9 maddeleri gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacı itirazının reddine karar verildiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise YİDK'in 25.11.2022 tarih, 2022-M-15980 sayılı kararıyla reddedildiği, ret kararının davacıya 28.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince de dava dilekçesinde ileri sürülen iddialarla istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, mahkemece YİDK kararının hukuka uygunluğu denetleneceğinden, dava konusu edilen YİDK kararında tartışılmayan hususların, böyle bir davada tartışılması da mümkün değildir. Davacı tarafça marka başvurusuna itiraz aşamasında, yalnızca SMK'nın 6/1,6/5 ve 6/9 maddelerine dayanılmıştır. Bu durumda YİDK kararının iptali davası yönünden iki aylık hak düşürücü süre içinde açılan işbu davada istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmışlığından kaynaklanan bir tescil engelinin olup olmadığı ve başvurunun kötü niyetli yapılıp yapılmadığı hususlarında toplanmaktadır. Hükümsüzlük davası yönünden ise dava dilekçesinde, davacının "www.....com.tr" adlı web site adına dayanıldığından, SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa (karıştırılmaya) yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; dava konusu başvuru kapsamında 09,18,24,25. sınıf mallarla 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü- tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın sö ndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar. İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleri yer almaktadır. Davacı Şirketin itirazına mesnet markaların kapsamlarında ise 07,08,09,21. sınıf mallarla 35,36. sınıf hizmetler bulunmaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 09. sınıf mallarla, 35. sınıf hizmetlerin tamamı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında aynen yer almaktadır. Bunun dışında başvuru kapsamındaki 18,24 ve 25. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan bu malların satışına özgü 35/05. sınıf mağazacılık hizmetleri ile benzer ya da ilişkilidir. Buna göre somut uyuşmazlıkta emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği kabul edilmiştir. Taraf marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru, "..." ibarelidir. "..." ibaresi, "..." ibaresini vurguladığından, başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, aksinin kabulü halinde bile "..." ibaresinin, dava konusu başvurunun asli unsurlarından biri olduğu değerlendirilmiştir. Davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarını da "..." ibaresi oluşturmaktadır. Görüldüğü üzere davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresi, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.02.2021 tarih, 2020/1409 E. 2021/799 K. sayılı ilamında, "her ne kadar “...” ibaresinin Türkçe karşılığının “PARA” olduğu ve bu anlama geldiğinin herkesçe bilinebilir olması nedeniyle yalnızca 36. sınıftaki “finansal ve parasal hizmetler” yönünden kimsenin tekeline bırakılmayacak ve ayırt edicilik düzeyi çok zayıf bir işaret olduğu ve bu sebeple anılan hizmetlerde aynı ibareyi başkalarının da değişik eklerle tescil ettirmeleri mümkün ise de, başvuru kapsamındaki diğer mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığı söylenemez. Bu durumda mahkemece, davacının “...” esas unsurlu markaları ile “... ...” ibareli davalı markası arasında 36. sınıftaki “finansal ve parasal hizmetler” dışındaki diğer mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzerlik olduğu kabul edilerek, başvuru kapsamındaki diğer mal ve hizmetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken" açıklamasına yer verilerek, "..." ibaresinin, 36. sınıftaki "finansal ve parasal hizmetler" dışındaki mal ve hizmetler yönünden ayırt edici olduğu kabul edilmiştir. Aynı ilkeler Yüksek Dairenin 18.11.2020 tarih, 2020/1002 E., 2020/5153 K. sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Bu durumda, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu nedenlerle dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğu değerlendirilmiştir. Gerçekten de ilgili tüketicilerin dava konusu başvuruyu gördüklerinde, bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayamayacağı, bu hali ile taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, SMK'nın 6/1. maddesinde düzenlenen koşulların oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Her ne kadar davacı tarafça tanınmışlık vakıasına dayanılmış ise de dosya kapsamındaki delillerle davacı markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği, bir an için davacı markalarının "alışverişlerde puan kazanılan kartlar" malları yönünden tanınmış olduğu kabul edilse dahi başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların ortaya çıkacağının kanıtlanamadığı gözetildiğinde, anılan madde koşullarının oluşmadığı kabul edilmiş, yine ispat edilemeyen kötü niyet iddiası da yerinde bulunmamıştır. Hükümsüzlük davası bakımından davacı taraf.a "www.....com.tr" alan adına dayanılmış ise de söz konusu alan adının, fiilen hangi mal ve hizmetler üzerinde kullanıldığına dair işlem ve dava dosyasına bir delil sunulmadığından, SMK'nın 6/6 maddesi kapsamındaki bu iddiaya da itibar edilmemiştir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2023 Tarih ve 2023/37 Esas - 2023/325 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile YİDK'in 25.11.2022 tarih, 2022-M-15980 sayılı kararının İPTALİNE, 3-Dava konusu 2021/16809 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden TERKİNİNE, 4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.500,00.TL bilirkişi ücreti, 352,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 206,00.TL tebligat ve posta giderleri ile 269,85.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 4.327,85.TL yargılama giderine 179,90.TL peşin harç, 179,90.TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 4.687,65 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.