11. Hukuk Dairesi 2010/10979 E. , 2012/2695 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2008/111-2009/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2010/10979 E. , 2012/2695 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ... Taraflar arasında görülen davada Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2008/111-2009/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “MARMARA” ismini yıllardır turizm ve otelcilik alanında kullanmakta olduğunu, bunun “THE MARMARA İSTANBUL+şekil” ile Türk Patent Enstitüsü’nde tescilli bulunduğunu, davalı firmanın “İSTANBUL MARMA KONGRE OTELİ” ismini kullandığını ve müvekkilinin tescilli markası ile aynı hizmet sınıfında faaliyette bulunan davalının bu kullanımının açıkça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve men'ini, 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat ile davalının tabeladaki işletme adından, unvanından, her türlü belge, ticari defter, internet sayfası, tanıtım ürünleri vb. mecralardan “MARMARA” ve “MARMA” isminin çıkarılmasını talep etmiştir. Davalı vekili müvekkilinin Marmara adını 1991 yılından beri gerek ticaret siciline tescille gerekse TPE marka tescili ile haklı olarak kullanmakta olduğunu, bu nedenle sahibi olduğu otele iyi niyetli olarak İstanbul Marmara Kongre Oteli adını vermek istediğini ve marka hakkını kazanmak için TPE’ye başvurduğunu ancak davacının TPE’ye itirazı ve çekilen ihtarname ile “İSTANBUL MARMARA KONGRE OTELİ” ismindeki Marmara adının çıkarılmasına karar verildiğini, bunun yerine Marma adını tercih ettiğini ve bunu da davacı tarafa öncelikli olarak bildirdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markasındaki THE MARMARA İSTANBUL+ŞEKİL (kuş şekli) ile BODRUM MARMA OTELİ ve MARMA KONGRE OTELİ İSTANBUL + ŞEKİL( yuvarlak şeklin üst tarafında beş yıldız ortasında oturmuş bir insan figürü) karşılaştırıldığında markalar arasında bağlantı olduğunun zannedilmesine yol açmayacağı, görsel, biçimsel, yazılış, okunuş, tasarım, anlamsal, ses uyumu, çağrıştırma, genel intiba kıstasları itibariyle karşılaştırılmasında aynı olmadığı gibi benzer dahi olmadığı, bu nedenle davalı tarafın “Marma” isminin davacı markaları için bir tecavüz oluşturmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. ./... 2010/10979 2012/2695 S2 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.