(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/14860 E. , 2013/5868 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konu…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2012/14860 E. , 2013/5868 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de miktar itibariyle bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirket personelinin 2008 yılında muhtelif tarihlerde davalı tarafından işletilen otelde konakladığını, bu hizmet karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin ödendiğini, KDV.nin de usulüne uygun olarak mahsup işlemine tabi tutulduğunu, müvekkilinin mükellefi olduğu ... Vergi Dairesi’nin müvekkiline gönderdiği 06.10.2009 tarihli yazı ile davalı tarafından düzenlenen ve davacı şirketçe KDV mahsubunda kullanılan faturaların sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemeleri/kullanmaları nedeniyle hakkında olumsuz rapor ya da tespit bulunan firmalarca düzenlendiğini, davalının da bu kapsamdaki bir firma olduğunu, bu nedenle de 30 gün içinde düzeltme beyannamesi verilerek davalı şirketten alınan faturaların mahsuptan çıkarılmasını ve bunun sonucunda oluşacak verginin de ödenmesini aksi halde davacı şirketin de “sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullananlar”kapsamına alınarak vergi incelemesine tabi tutulacağının bildirildiğini, davalı sahte veya içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenleyen kategorisinde olduğu için müvekkili şirketin davalının kestiği faturaları mahsup listesinden çıkarmaktan başka seçeneği bulunmadığından müvekkilinin düzeltme beyannamesi vererek davalının düzenlediği faturaları mahsup dışı bırakarak bu işlemin doğal sonucu olarak ortaya çıkan vergi farkı, gecikme cezası ve faiz olmak üzere toplam 20.687.59 TL.yi ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin yaptığı ödemenin mükerrer olduğunu, çünkü 17.053.27 TL.tutarındaki KDV.nin müvekkili tarafından hem fatura bedelleri içinde davalıya, hem de vergi dairesine ödendiğini, müvekkilinin hiçbir ihmal ya da kusuru olmamasına ve fatura bedellerini de ödemiş olmasına rağmen davalının kötü mali sicili nedeniyle kendisinin de “sahte ya da içeriği itibariyle yanıltıcı belge kullananlar”kapsamına alınma riski, vergi dairesinin tazyiki ve davalının kasten yanlış bilgi vererek müvekkilini yanıltmaya çalışması sonucunda vergi dairesi ile çelişki yaşamak ve aynı vergiyi cezası ve faiziyle tekrar ödemek zorunda kaldığını, davalının müvekkili şirketin zararını tazmin etmek zorunda olduğunu ve bu nedenle girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.