11. Hukuk Dairesi 2022/6638 E. , 2023/6174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki markaya haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adına erişimin engellenmesi ve maddi manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinli
**11. Hukuk Dairesi 2022/6638 E. , 2023/6174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki markaya haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adına erişimin engellenmesi ve maddi manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar aleyhine İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde gerçekleştirilen delil tespiti sonucunda, davalıya ait ''www.kalekasalar.net'' web sitesinde müvekkile ait markanın haksız şekilde kullanıldığı tespit edildiğini, bu siteye erişimin engellenmesi tedbiren teminat karşılığında sağlandığını, Kale Kilit ve Kalıp Sanayi A.Ş.(''Kale Kilit'') adına tescilli ''KALE'' markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Kale Çelik Eşya San. A.Ş. (''Kale Çelik'') grubun özellikle çelik eşya, çelik kasa ve çelik kapı sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların özellikle işyerinde web sitelerinde, alan adlarında ve özellikle ''www.kalekasalar.net'' alan adı ve sitesinde, ürünler ve evraklar üzerinde, tabelalarda, broşürlerde ve diğer tüm ortamlarda marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüz konusu teşkil eden tüm işlem ve eylemlerin ortadan kaldırılmasına, engellenmesine, özellikle www.kalekasalar.net alan adının içerisinde müvekkile “KALE” tanınmış markasını kötü niyetli olarak kullanılması nedeniyle, bu alan adının yasaklanmasına, erişimin engellenmesi kararı verilmesine, tecavüzün giderilmesi ve fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak koşuluyla şimdilik 3 davacı için toplam 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmesine, davaya delil teşkil etmek amacıyla yapılan resmi harcamalara ilişkin değişik iş dosya harç toplamı, değişik iş masraflar toplamı ile ihtiyat, tedbirin icrası için ödenen icra harç toplamı, icra yolluk, araç masrafı ve müvekkile bu işler için kesilen serbest meslek makbuzu karşılığı, haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesi için yapılan tüm masraflar, avukatlık masraflarının müvekkilinin maddi zararını oluşturduğunu belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 329 uncu maddesi gereği davalılara ödettirilmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. 30.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat taleplerinin 10.950,00 TL olarak ıslah etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen yetkili satıcılık sözleşmesi gereği, davacı şirket markalarının yetkili satıcısı tarafından kullanılması hakkını aldığını, sözleşme dönemlerinde ...'ın ticari faaliyetlerini en iyi şekilde yürütmüş olduğunu, yetkili satıcı sıfatıyla yapmak zorunda olduğu tanıtım ve satış faaliyetleri nedeniyle “haksız rekabete sebebiyet varlığı” iddiası ile Beyoğlu 48. Noterliği’ nin 60907 yevmiye numaralı ihtarnamesi ve sonrasında gönderilen 29.05.2013 tarihli ve 67434 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin haksız olduğunu, sözleşme haricinde Kale Çelik'in de bünyesinde bulunduğu, diğer davacı şirket olan Kale Endüstri Holding A.Ş. (''Kale Endüstri'')'nin bir diğer şirketi Kale Güvenlik (''Kale Güvenlik'') ile müvekkil arasında 24.12.2012 tarihinde imzalanan ve 5 yıl süre ile yürürlükte kalacak olan bayilik sözleşmesinin bulunduğunu, bilirkişi raporunun “Web Arşiv Kayıtları” başlığı altında yapılan tespitlerin güncel olmadığını, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin bulunmadığını, müvekkili ...'ın bir yazılım şirketinin sahibi olduğunu, yazılım alanında hizmet verdiğini, ... ile ... arasında akdedilen hizmet ilişkisi uyarınca ...'ın internet sitelerini açtığını, sitelerin bayilik sözleşmesinin feshinden önce açıldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 07.08.2015 tarihli bilirkişi raporunda, davacıların davalıların ihlalini durdurmak için yapmış olduğu zararların 10.958,60 TL olduğu belirtilmiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 08.12.2015 tarih 2014/234 E. ve 2015/283 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacı markasını haksız kullanımı nedeniyle davacıların marka hakkına tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin tespiti ve ortadan kaldırılmasına, asıl ve ıslah edilen bilirkişi tarafından hesaplanan 10,950,00 TL' nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, somut olayın özelliğine göre davacıların manevi zararına yönelik olarak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, tecavüz eyleminin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak ''www.kalekasalar.net'' isimli siteye erişimin engellenmesine, davalıların ürünler, evrak, tabele, broşür ve diğer ortamlarda davacıların tescilli marka hakkına tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, KHK 62 ve TTK 52 maddesi uyarınca masrafı davalılardan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurtçapında yayın yapan trajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına karar verilmiştir. B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 25.09.2017 tarih ve 2016/2222 E. 2017/4694 K. sayılı ilamı ile mahkemece, davalılar tarafından davacıların tescilli markalarından doğan haklara tecavüz edildiği kabul edilmiş ise de davalıların hangi sayılı markalara tecavüz ettiği tartışılmadığı gibi, davacılardan hangilerinin bu markalara sahip olduğu da karar yerinde tartışılmamış olup hükme elverişsiz bilirkişi raporuna istinaden gerekçeden yoksun şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 31.05.2019 tarih, 2018/54 E. ve 2019/239 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamı doğrultusunda davanın kabulü ile davalıların www.kalekasalar.net isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve men'ine, bu kapsamada siteye erişimin engellenmesine, alan adının terkinine ve davacının maddi tazminat talebini yargılama giderlerine dayandırmış ve bu talebini harçlandırdığı, esasen yargılama giderlerinin ayrıca bir harca tabi olmaksızın değerlendirilmesi gerek ise de bu talebin ayrıca harçlandırılarak davaya konu edildiği gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplama baz alınarak (dosyaya sunulan masraf belgelerinden İstanbul 2. FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli dava vekillik ücreti 6.250,00 TL 05.11.2014 tarihli 417 no.lu Avukatlara Mahsus Serbest Meslek Makbuzu, İstanbul 2.FSHHM 2014/234 E. dava vekillik ücret makbuzu olan 4.062,50 TL Mahkememizin 2014/63 D.iş dosyasında 70,50 TL ayrıca 575,60 TL toplamı 10.958,60 TL) maddi tazminat talebinin de kabulüne ve somut olayın özelliğine göre davacı markalarının niteliği, sayısı, geçerlilik süresi, davalıların eyleminin ağırlığı göz önüne alınarak davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat istemlerinin yerinde olduğu talep olunan miktarın makul hak ve nesafet uygun düştüğü gerekçesiyle manevi tazminata yönelik davanın da kabulüne karar verilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 19.10.2020 tarih, 2020/36 E. ve 2020/4236 K. sayılı kararı ile davanın marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, mahkemece, davacı tarafın maddi tazminat talebini yargılama giderlerine dayandırdığından bahisle yargılama giderleri üzerinden maddi tazminat miktarı belirlenmiş ve belirlenen miktar üzerinden maddi tazminata hükmedildiği, ancak tespit ve tedbir giderlerinin yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı hususu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yargılama giderlerinden olan masrafların maddi tazminat olarak değerlendirilmek suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığı, mahkemece davacıların manevi tazminat talebinin de kabulüyle 10.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, ancak manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı denetime elverişli bir şekilde karar yerinde tartışılmadan, genel ve soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmadığı gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile manevi tazminat talebi için 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde manevi tazminat şartlarının gerçekleşmesinin gerektiği, Yargıtay'ın manevi tazminata hükmederken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18 inci maddesinin 2 nci fıkrasındaki “basiretli tacir gibi davranma'' yükümlülüğüne aykırı davranılıp davranmadığı esasını dikkate aldığı, davalının basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği, Yargıtaya göre marka hakkına tecavüz varsa başka bir deyişle haksız rekabet eylemi sabit ise bu halde manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiği, somut olaya dönüldüğünde; davalı ...'ın davalı şirketlerden Kale Çelik ile akdedilen yetkili satıcılık sözleşmesine taraf olduğu, sözleşme fesholunmuş olmasına rağmen davalıların (davalı ...'ın site sahibi olarak gözükmesi hasebiyle) davacılara ait tanınmış markaları izinsiz bir şekilde oluşturdukları sitede kullanmayı sürdürdükleri, bu kullanımların markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği dikkate alındığında davalıların basiretli bir tacir gibi davranması zorunluluğunun doğal sonucu, ticari yararın zarara uğratılmaması veya böyle bir tehlikeye maruz kalmayı önleyici davranışları da gerektirdiği gözetildiğinde davalılara ait kullanımların manevi tazminatı gerektirdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu sonucuna ulaşılmış, markaya tecavüze ve haksız rekabete yönelik eylemlerinin ağırlığı, davacının eski tek satıcısı olduğu, tanınmışlığından haksız faydalandıkları, hak ve nesafet gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının yerinde olduğuna kanaat getirilmiş bu miktar üzerinden talebin tümden kabulüne karar vermek gerektiği, davacının yargılama giderlerine yönelik talepleri yönünden bozma ilamında da belirtildiği üzere tespit ve tedbir giderleri yargılama giderlerinden olup, (HMK m.223) bu kapsamda yapılan giderlerin maddi tazminatın konusunu oluşturmayacağı dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek (davacılar tarafından dosyaya sunulan serbest meslek makbuzlarının birinin esas dava birinin ise tespit dosyasına ilişkin olduğu bu noktada asıl davaya ilişkin vekâlet ücretinin zaten dosyada ele alındığı tespit dosyası yönünden ise tespit tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) dikkate alınmasının gerektiği, dikkate alınarak serbest makbuzları dikkate alınmaksızın AAÜT'ne göre vekâlet ücretleri tespit olunmuştur.) talep açısından davacıların maddi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerektiği, tüm dosya kapsamı izahı yapılan ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı kapsamında bozma ilamı dışında kalan hususlara dokunulmaksızın manevi tazminat kabul sebep ve gerekçesi tekrardan ele alınarak irdelenmiş, davacıların maddi tazminata dayanak talepleri yargılama giderleri içerisinde değerlendirilerek davanın kabulüne, davalıların ''www.kalekasalar.net'' isimli web sitesinde davacılara ait markanın haksız kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve menine bu kapsamada siteye erişimin engellenmesine ve alan adının terkinine, davacıların yargılama giderlerine ilişkin açmış oldukları maddi tazminat davası yönünden bozma ilamı da dikkate alınarak bu talebin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacıların haksız rekabet ve markaya tecavüze dayalı manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan: 2.309,60 TL bilirkişi + posta gideri ile dosyaya sunulan masraf belgelerinden hesaplanan (İstanbul 2.FSHHM'nin 2014/63 D.iş tespit ve tedbir istemli değişik iş dosyası yönünden altta dökümü verilen) 891,10 TL ve 391,75 TL harç (ıslah+peşin+başvuru) olmak üzere toplam 3.592,45 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, men'i talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden AAÜT'ne göre tespit olunan 7.375,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ve davacı arasındaki bayilik sözleşmesi uyarınca ve bayilik sözleşmesi feshedilmeden bu siteyi açtığını, buna dair faturanın dosyaya sunulduğunu, marka hakkına tecavüz, haksız rekabet gibi bir amacının olmadığını, müvekkilinin bayilik sözleşmesini içeriğini kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkilinin değerlendirilmeye tutulmadığını, tazminat davalarının açılabilmesi için hukuka aykırılık unsurunun yanında kusur, zarar ve illiyet bağının da bulunması gerektiği, dava konusu olayda müvekkilinin marka hakkını ihlal etmediği gibi ortaya çıkan zarar da kusur ve illiyet bağının bulunmadığı, tecavüze ilişkin fiillerin 6769 sayılı Kanun'da açıkça belirtildiği, müvekkilinin bu fiilleri işlemediği, bayilik sözleşmesi feshedilmeden iş ilişkisinin sona erdiği, domain almak dışında herhangi bir kazancı olmadığını, diğer davalı ... ile sanki kârda zararda ortak gibi değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, husumet yokluğundan ve yukarıda izah edilen sebepler kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya ait markaları sözleşme kapsamında kullandığını, satıcılık faaliyeti kapsamında ticari faaliyetlerini en iyi şekilde yürüttüğünü, önceki kararın manevi tazminat şartlarının tartışılmadan karar verildiği gerekçesi ile bozulduğu, bu kararda da manevi tazminatın şartlarının tartışılmadığı, soyut gerekçelerle manevi tazminata hükmedildiği, bilirkişi tarafından kusur oranlarının belirlenmediği, davaya konu internet sitesinin dava tarihinde aktif olmadığını, bunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığı, davacı tarafın manevi zararının olmadığı, aksine müvekkilinin bayii olduğu dönemlerde yüksek oranlarda satış yapıldığından fazlasıyla kâr ettiği, Yargıtay kararlarına göre bayilik sözleşmesi feshedilse de elde kalan ürünlerin pazarlanabileceğinin belirtildiği, müvekkilinin fesihten sonra satış gerçekleştirmediği halde verilen kararın hukuka aykırı olduğu, fesih ihbarnamesini gönderen tarafın Kale Çelik olduğu ancak bayilik sözleşmesinin tarafının Kale Güvenlik olduğu ve Kale Güvenlik tarafından kendisine gönderilen bir fesih bildirimi bulunmadığından müvekkili tarafından sözleşme çerçevesinde markanın kullanıldığı, feshin haksız olduğu, bu durumda sözleşmenin bitim süresinde sözleşmenin sona ereceği gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, önlenmesi, giderilmesi, alan adına erişimin engellenmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun), HMK 223. mad, 6102 S.K 18. maddesi 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere müştereken ve müteselsilen yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.