7. Hukuk Dairesi 2013/4072 E. , 2013/11164 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı d…
**7. Hukuk Dairesi 2013/4072 E. , 2013/11164 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine 2-Davacı, davalıya ait işyerinde 12/01/2007 tarihinden 29/06/2009 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, ileri sürerek diğer alacaklarla birlikte ihbar tazminatı isteğinin de hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili, davacının işten kendisinin ayrıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı tarafın iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile diğer isteklerle birlikte ihbar tazminatı da hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı işçinin iş akdinin ihbar tazminatı ödenmesi gerekecek şekilde sona erip ermediği noktasında toplanmaktadır. İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür. Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. Somut olayda, dinlenen davacı tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, iş akdinin fazla çalışma ve genel tatil çalışmalarından doğan haklarının ödenmemesi nedeni ile davacı işçi tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı işçinin haklı feshi olması nedeni ile kıdem tazminatı hakkı doğmakta ise de ihbar tazminatına hak kazanması söz konusu olamaz. Mahkemece ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. O halde davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.