T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/322 Esas KARAR NO: 2026/349 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/728 Esas - 2022/30 Karar TARİH: 22/07/2025 (Ek Karar Tarihi) DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/322 Esas KARAR NO: 2026/349 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/728 Esas - 2022/30 Karar TARİH: 22/07/2025 (Ek Karar Tarihi) DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili 16/07/2025 tarihli tavzih dilekçesinde özetle; Bursa.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas numaralı dava dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun istinaf incelemesinde reddedilerek, kararın kesinleştiğini, mahkemece hüküm fıkrasının 3 nolu kararında "Davacı vekili lehine takdir edilen 6.494,44 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresine yer verildiğini, hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı olduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yabancı para alacaklarına ilişkin davalarda, vekalet ücretine hükmedilirken karar tarihindeki güncel döviz kurunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 22/07/2025 (Ek Karar Tarihi) 2020/728 Esas - 2022/30 Karar sayılı kararında; "Avukatlık ücretinin miktarı yargılama giderlerinden kimin ne ölçüde sorumlu olduğu değişik ihtimalleri esas alan hükümlerin sonucu olarak farklılık taşıyabileceği için bunların açık maddi hata kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, HMK'nın 305/2. Maddesi uyarınca da, taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklandığın dan davacı vekilinin talep ettiği husus ancak istinaf yoluyla bozulabileceğinden şartları oluşmayan talebin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."gerekçesi ile, tavzih talebinin talebinin reddine,' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, döviz alacağına ilişkin açılan davada, dava konusu 15.264,65 Euro alacağın faiziyle tahsiline karar verildiğini; dava konusu ve dava sonucunda verilen, 15.264.65 € alacağın tahsiline ilişkin kararda davacı yararına verilen avukatlık ücretinin, dava konusu yapılan Euro para birimi dışında Türk Lirası karşılığının alınmasına karar verildiğini; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi E.2022/2192, K.2025/925 sayılı kararıyla, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine kesin karar verdiğini ancak yerel mahkeme kararında, dava değerine göre hesaplanması gereken vekalet ücretinin hatalı ve eksik belirlendiğini; vekalet ücreti hesabındaki açık maddi hatanın düzeltilmesi amacıyla, HMK m. 305 kapsamında tavzih isteğinde bulunulduğunu; yerel mahkeme tavzih yoluyla düzeltilemeyeceği, istinafa konu olması gerektiği gerekçesiyle isteklerini reddettiğini; davanın ve kararın esasıyla ilgili olmayan eksik vekalet ücretinin açık bir hesap hatası olduğunu; tavzih isteğinin ise, hüküm fıkrasında yapılan maddi hatanın giderilmesi niteliğinde olduğunu; Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 22.07.2025 gün, E. 2020/728 Esas – 2022/301 sayılı, tavzih taleplerinin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMK m. 305 uyarınca tavzihin, hükümdeki açık hataların ve tereddütlerin giderilmesi amacıyla yapıldığını; karşı vekalet ücretinin hesaplanmasının, mahkemenin takdirine ve esasa ilişkin olmayan, maddi bir hesap işlemi olduğunu; Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre vekalet ücretinin hatalı hesaplanmasının kararın esasını etkilemeyen, tavzih yoluyla düzeltilebilecek bir maddi hata olduğunu, bu nedenle mahkemece tavzih taleplerinin reddinin hatalı olduğunu, Mahkeme kararında hükmedilen yargılama gideri ve avukatlık ücretlerinin Türk parası olması, HMK emredici hükmü gereği olduğunu; uygulamada yapılan yargılama sonucu kabul edilen yabancı para tutarının, hüküm tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden, Türk Lirası’na çevrilerek AAÜT'ye göre hesaplanan nispi vekâlet ücretinin, hüküm fıkrasında Türk Lirası olarak gösterilece ğini; ancak Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.01.2022 gün, E.2020/728 Esas – K.2022/301 sayılı kararında hükmedilen anlaşılamayan avukatlık ücretinin, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi maktu avukatlık ücreti tutarının da altında kaldığını; mahkemenin AAÜT kurallarına aykırı şekilde eksik vekalet ücretine hükmettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi E.2022/2192, K.2025/925 sayılı kararının yalnızca esasa ilişkin olduğunu; tavzih talebinin reddine ilişkin, ayrı bir ek karar niteliğindeki kararın, HMK 341. maddesi gereği istinafa tabi olduğunu; istinaf kararının avukatlık ücreti yönünden maddi hatanın giderilmesine engel oluşturmadığının, yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu; ayrıca Avukatlık Kanunu uyarınca, kamu düzenine ilişkin nitelikte sayılan avukatlık ücretinin, yanlış hesaplanmasının bozma sebebi olduğunu; bu nedenle eksik hükmedilen vekalet ücretinin, kanun yolunda re’sen dahi gözetilmesi gerektiğini, İleri sürerek, sunulan ve bulunan diğer nedenlerle; istinaf isteklerinin kabulüne; sunulan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, usul ve yasaya aykırı Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 22.07.2025 gün, E. 2020/728 Esas – 2022/301 sayılı tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına, esas kararın hüküm kısmında yer alan karşı avukatlık ücretinin AAÜT ve dava değerine uygun şekilde yeniden hesaplanarak düzeltilmesine, yargılama giderleri ile istinaf vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisine konu makinenin yağ soğutucusunun imalat hatası nedeniyle gizli ayıplı olduğundan bahisle, ayıbın giderimi için yapılan masrafın tazmini ve makinenin kullanılamadığı süre içerisinde oluşan iş kaybı nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemenin 2014/1678 esas, 2017/291 karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı taraflarca yapılan istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesi'nin 2017/5500 esas, 2020/1781 karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun iş kaybına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gerekçesi ile kabul edildiği, mahkemece kaldırma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucu 2020/728 esas 2022/30 karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizin 2022/2192 Esas 2025/925 Karar sayılı 29/05/2025 tarihli ilamı ile davalının istinaf başvurusunun esastan ve kesin olarak reddine karar verildiği, böylece kararın 29/05/2025 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekili 16/07/2025 tarihli tavzih dilekçesi ile, gerekçeli kararda davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hesabında karar tarihindeki kur esas alınmadığından eksik vekalet ücreti hesaplandığını ileri sürerek tavzih talebinde bulunmuş, ilk derece mahkemesi 22/07/2025 tarihli ek kararı ile tavzih istemini reddetmiş olup, davacı vekili tarafından ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Eldeki davada dava tarihi 19/12/2014 olup, mahkemece kabulüne karar verilen 15.264,65-Euro'nun dava tarihindeki kur üzerinden (1,00-Euro = 2,8599-TL) TL'ye çevrildiği ve kabul edilen tutarın dava tarihindeki TL karşılığı olan 43.655,37-TL esas alınarak karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 6.494,44-TL nispi vekalet ücreti hesaplandığı, davacı istinafının aksine karar tarihindeki maktu vekalet ücretinin 4.080,00-TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava tarihindeki kur değil de mahkeme karar tarihindeki kur esas alınarak vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini ileri sürdüğüne göre; ileri sürülen talep basit hesap ve yazı hatasının düzeltilmesi talebi niteliğinde olmayıp, HMK'nun 304 maddesi kapsamında değerlendirilemez. Davacı talebinin HMK'nun 305 maddesi kapsamında tavzih talebi olarak değerlendirilmesi halinde ise, HMK'nun 305/1 fıkrası uyarınca, hükmün icrası tamamlanıncaya kadar tavzih yoluna başvurulabileceği, ancak tavzih yoluna hükmün yeterince açık olmaması veya icrada tereddüt uyandırıyor olması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi hallerinde başvurulabileceği, HMK'nun 305/2 fıkrasına göre de; hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılmasının genişletilmesinin ve değiştirilmesinin mümkün olmadığı, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin tutarın davacı istinafı bulunmadığından kesinleştiği de gözetildiğinde; mahkemenin tavzih yolu ile vekalet ücreti hesabına esas dava değerinin belirlenmesinde dikkate aldığı kuru değiştirerek, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini tavzih yolu ile arttırmasına yasal olanak bulunmadığı, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; mahkemece tavzih isteminin reddine dair verilen ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının ek karara yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.