12. Hukuk Dairesi 2023/6583 E. , 2024/2894 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Örnek 10 İc…
**12. Hukuk Dairesi 2023/6583 E. , 2024/2894 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Örnek 10 İcra takibi ile 40.064,25 TL alacağın tahsili için Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/7989 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde, borçlunun adına kayıtlı Ankara/Etimesgut ... Mah. 46093 Ada, 1 Parsel A Blok 14 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmaza 28.07.2021 tarihinde haciz konulduğu, borçlunun 21.07.2022 tarihinde İcra Mahkemesine başvurarak taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ve haczin kaldırılmasını istediği, İlk Derece Mahkemesince; meskeniyet şikayetinin kısmen kabul kısmen reddi ile şikayete konu taşınmazın; borçlunun haline münasip ev alabileceği 500.000,00 TL'den az olmamak üzere satılmasına, 500.000,00 TL'nin şikayetçi borçluya, kalan miktarın alacaklıya ödenmesine, borçlunun fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şart olduğu gibi, haczin yargılama süresince de ayakta kalması gerekir. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle ve mahkemece re'sen İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşüp düşmediğinin belirlenmesi gerekir. Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için icra müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. Konuya ilişkin tasarruf yetkisi kısıtlamalarının tapu kütüğüne şerh verilebileceğini hükme bağlayan TMK’nın 1010. maddesi emredici nitelikte olmayıp, aynı maddenin son fıkrası uyarınca haciz şerhi verilmekle, taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebilir. Tapuya işlenmesi, haczin kurucu unsuru olmayıp bildirici nitelik taşır. Ne var ki üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi için haczin tapu siciline işlenmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında, İİK’nın 106-110. maddeleri uyarınca haczin düşüp düşmediği belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak icra müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır. Somut olayda, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/7989 Esas sayılı takip dosyasında şikayet konusu taşınmaz üzerine 28.07.2021 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi olan 21.07.2022 tarihi itibarı ile haczin ayakta ve geçerli olduğu; ancak yargılama sırasında alacaklının, bir yıllık sürede dava konusu taşınmaza ilişkin satış talep etmediği, bu nedenle bu dosyadan taşınmaza tatbik edilen haczin İİK'nın 110/1. maddesi uyarınca düştüğü anlaşılmıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2021/7989 Esas sayılı takip dosyasından şikayet konu taşınmaza tatbik edilen haciz şikayet tarihinden sonra yargılama sırasında düştüğü görülmekle konusuz kalan şikayet hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesinin 31.05.2023 tarih ve 2023/613 E. - 2023/1231 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 24.01.2023 tarih ve 2022/844 E. - 2023/112 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde borçluya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.