11. Hukuk Dairesi 2013/14579 E. , 2013/21018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2012 gün ve 2011/19-2012/9 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.03.2013 gün ve 2012/5897-2013/5461 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor
**11. Hukuk Dairesi 2013/14579 E. , 2013/21018 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2012 gün ve 2011/19-2012/9 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.03.2013 gün ve 2012/5897-2013/5461 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “TANET” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalı ...’un ise “SANET” ibaresini aynı sınıflarda tescil ettirmek için davalı kuruma başvurduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazların nihai olarak reddedildiğini, müvekkiline ait markalarla başvuru konusu markanın iltibasa neden olabileceği gibi başvuru konusu markanın müvekkiline ait markaların tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını ve bu markalara zarar vereceğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptali ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davaya konu markaların benzer olmadığı ve aralarında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca davacıya ait markaların tanınmış marka niteliğinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 20.03.2013 günlü ilamıyla gerekçe eklenmek suretiyle onanmıştır. Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi hükmü uyarınca tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescili için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer ise tescil edilmiş veya tescili için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, marka sahibinin tescile itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilir. Tescil edilmesi halinde de koşulları oluştuğunda anılan KHK'nın 42. maddesi uyarınca hükümsüzlüğü talep edilebilir. Davaya konu somut olayda, davacıya ait markaların esas unsuru olan “TANET” ibaresi ile davalıya ait marka tescil başvurusuna konu “SANET” ibaresi arasındaki tek fark, kelimelerin ilk harflerinde olup, geri kalan harfler aynı olduğu gibi davacının “tanet” ibareli markası ile başvuruya konu “sanet” işaretinin yazım şekilleri arasında da bir fark bulunmamaktadır.Bu durumda, davacıya ait markalar ile başvuru konusu işaret görsel ve işitsel olarak benzer olduğu gibi başvuruya konu “sanet” ibaresinin bilinen bir anlamının da bulunmaması sebebi ile davacı markası ile karşılaştırıldığında başvuru konusu işaretin ayrım gücü yetersiz kalmaktadır.Öte yandan, başvuru kapsamındaki malların davacı markasının kapsamında aynen bulunduğu, gıda ürünleri olan bu malların günlük hayatta çok sık ve yaygın olarak tüketildiği ve tüketici kitlesinin de konunun uzmanı olmayan çocuklar ve ev hanımlarından oluştuğu, satın alınırken çok uzun zaman ayrılmadan alım kararının verildiği hususları da göz önüne alındığında, davacıya ait “tanet” esas unsurlu markalar ile başvuruya konu “sanet” markası arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali (iltibas tehlikesi) bulunmakla, davacı iddiaları yerinde olup, davanın kabulü ile Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen kararın iptali ile davaya konu “sanet” ibareli başvurunun tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, davacı vekilinin Dairemizin mahkeme kararını onayan ilamına yönelik karar düzeltme istemi yerinde görülmekle, Dairemizce verilen onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Dairemizin 20.03.2013 günlü, 2012/5897 Esas-2013/5461 Karar sayılı ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.