TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2022 NUMARASI : 2022/237 Esas 2022/602 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/03/2020 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yo…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/340 Esas 2025/1131 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/340 KARAR NO : 2025/1131 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2022 NUMARASI : 2022/237 Esas 2022/602 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/03/2020 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile ... arasında yapılan ve ...'in tacir sıfatını haiz olduğu bankacılık işlemleri nedeni ile doğmuş olan borcun öngörülen yasal süreler içinde ödenmemesi nedeni ile 2015 yılında yasal icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından süresi içinde yapılan itirazın takibin durması ile sonuçlandığını ancak icra takibinin kesinleştirilmesi süresinde borçlunun yapmış olduğu itirazın, yıllar içinde değişen hiç bir alacaklı vekiline tebliğ edilmemiş olması sebebi ile ilgili itirazın Şubat 2022'de öğrenildiğini, bu durumda mahkemece açılan davanın süresinde olduğu gözetilerek, işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini bildirerek davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile Ankara 5. İcra Dairesi 2015/20508 E. sayılı dosyanın kaldığı yerden devamına, esas alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizin uygulanmasına, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere hakkında icra inkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalıya usulüne uygun davetiye rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının davacı bankayla aralarındaki kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında belirlenen faiz oranları ve davacı bankanın fiilen uygulamış olduğu faiz oranına göre belirlenen temerrüt faizi gereğince denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle 2.732,25 TL asıl alacak, 4.415,73 TL işlemiş faiz, 220,79 TL BSMV, 72,51 TL masraf olmak üzere toplam 17.441,28 TL alacaklı bulunduğu, bu itibarla davalının bu miktar yönünden itirazının haksız olduğu , haksız itiraza göre icra inkar tazminatından da sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun Ankara 5. İcra Dairesinin 2015/20508 Esas sayılı dosyasına 12.732,25 TL asıl alacak, 4.415,73 TL işlemiş faiz, 220,79 TL BSMV, 72,51 TL masraf olmak üzere toplam 17.441,28 TL üzerinden itirazın iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 30,24 oranında temerrüt faizi işletilmesine, hükmolunan alacağın % 20'si olan 3.488,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, iş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.191,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davaya konu alacağın kaynağını teşkil eden borcun Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20508 E. sayılı dosyası üzerinden takibe konulmuş olup, dosyaya yapılan itirazın üzerinden 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 7 yıl geçmekle itirazın iptali davası açıldığını , bu nedenle davacının hak düşürücü süreleri geçirmesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Kaldı ki; davacı yanca davaya edilen borç zamanaşımına uğramış olup; yerel mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, Tüm bunların yanı sıra davaya konu alacak likit olmamasına rağmen müvekkil aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal dayanağı olmayıp, asıl alacak için belirlenen yıllık %30,24 temerrüt faizi uygulanması hak nefaset kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı banka ile davalı ... arasında 18/03/2013 tarihinde 10.000,00 TL limitli Kredi Genel Sözleşmesi ve 18/02/2013 tarihinde Bireysel Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelere davalı borçlunun "... Danışmanlık Oto Ekspertiz Test Merkezi Otomotiv Taşıma Bilişim İnşaat Taahhüt Ticaret" şeklindeki kaşesi basılarak, sözleşmelerde müşteri unvanı olarak işbu işletme adının kullanılmış olduğu dosya içeriğiyle sabittir. Davacı banka tarafından davalıya gönderilen ve toplam 15.953,67 TL nakdi borcun (1) gün içinde ödenmesi ihtarını içerir Ankara 5. Noterliği'nin 04/09/2014 tarih, 12958 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi davalıya 05/09/2014 tarihinde tebliğ olmuştur. Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi raporunda, davacı Banka ile davalı borçlu arasında akdedilen Kredi Genel Sözleşmesi ve Bireysel Ürün ve Hizmet Paketi sözleşmesi kapsamında davalıya kullandırılan KMH ve Kredi Kartı kredilerinin ödenmemesi dolayısıyla keşide edilen ihtarname ile davalının 09.09.2014 tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğu, davaya konu kredilerin akdi ve temerrüt faiz oranlarının TCMB tarafından belirlenmekte olduğu ve temerrüt tarihi itibariyle temerrüt faiz oranının yıllık %30,24 olarak tespit edildiği, davacının takip tarihi itibarıyla 12.732,25 TL asıl alacak, 4.415,73 TL işlemiş faiz ve 220,79 TL BSMV olmak üzere toplam 17.368,77 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda , bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve ilgili karara karşı davalı borçlu vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davacı banka ile davalı arasında Kredi Genel Sözleşmesi ve Bireysel Ürün ve Hizmet Paketi Sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, borcun zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açılıp açılmadığının tespiti hususlarından kaynaklanmaktadır. Dava konusu Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20508 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 19.035,82 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 28/09/2015, davalı borçlu ...'e 09/01/2017 tarihinde tebliğ olduğu, davalının 09/01/2017 tarihinde borca itiraz ettiği, davalı ...'in itirazının 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olduğu, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 24/03/2020 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir. Davalı vekilinin borcun zaman aşımına uğradığına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde; dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan krediye ilişkin borcun ödenmemesi üzerine hesabın 04/09/2014 tarihinde kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiği, 6098 sayılı TBK 125. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, 15/09/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/01/2017 tarihinde tebliğ olduğu, davalının 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 16/01/2017 tarihinde borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ edilmediği, Yine alacaklı vekili Av.... tarafından 03/01/2023 tarihinde icra dosyasına sunulan beyan dilekçesi ile ''Yukarıda esas numarası yazılı dosyaya ilişkin açılan itirazın iptali davası sonuçlanmış olup, ilgili takip dava konusu olduğu süre boyunca zaman aşımı ve hak düşürücü sürelerin işlememesi gerektiğinden dosyanın sehven kapatıldığı anlaşılmakla, ivedilikle açılmasını talep ederiz. Ayrıca, işbu dilekçemiz ekinde mevcut gerekçeli karar uyarınca dosya kapak hesabının yeniden yapılmasını ve borçlunun mernis adresine güncel kapak hesabı ile bakiye borç muhtırası gönderilmesini talep ederiz.'' şeklinde dosyanın yenilenmesi talebinde bulunduğu ve davaya konu icra takip dosyasının Ankara 5. İcra Dairesi'nin 2023/552 yeni esas numarasını aldığı görülmüştür. Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK. m.78/II.C.1). Alacaklı, bir yıllık süre içinde haciz talebinde bulunmaz veya bir yıl içinde yaptığı haciz talebini geri alıp da bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise, takip dosyası işlemden kaldırılır (İİK. M.78/IV) ancak icra takibi düşmez. İcra Hukukunda takibin açılmamış sayılmasına dair HMK m. 150 anlamında bir kurum bulunmadığından icra takibi derdest kalmaya devam eder. Bu halde alacaklı zaman aşımı boyunca yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasından haciz isteyebilir (İİK. m. 78/V). Takip ilama dayalı değil ise, yeniden başvurma harcı ve peşin harç alınır ve bu harçlar borçluya yükletilemez. Hemen belirtmek gerekir ki, bu durumda borçluya yenileme tebliğ edilir. Yeniden ödeme emri tebliğ edilmez. Yenileme emri tebliği borçluya itiraz hakkı vermez. Kesinleşen takibe devam edilir (HGK’nın 18.09.2013 gün ve 2013/15-169 E., 2013/1365 K. sayılı ilamı). Somut olayda, davacı tarafça alacağın muaccel hale geldiği 04/09/2014 tarihinde sonra işlemeye başlayan 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde icra takibinin başlatıldığı tarihte ve icra dosyasındaki takibi ilerleten her bir icra işlemi tarihinde takibe konu alacak yönünden öngörülen zamanaşımı süresi kesileceğinden, icra takibinin zamanaşımı süresini kesmesi işlevi hüküm ifade etmeye devam ettiği, davacı tarafça eldeki itirazın iptali davasının da 24/03/2022 tarihinde açıldığı, borca itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ edilmediği dikkate alındığında itirazın iptali davasının da tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı ve yine dava tarihi itibariyle zaman aşımı borç zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf itirazının incelenmesine gelince; dava dışı şirketin davacı bankadan kullanmış olduğu kredilerin miktarı belli olup davacı bankanın alacak miktarı likit ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince %20'dan aşağı olmamak üzere davacı yararına icra inkar tazminatına yönelik ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden davalı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir. (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2017 tarih 2016/12900 esas 2017/994 karar sayılı içtihatı). Davalı vekilinin faiz oranına ilişkin istinaf itirazı incelendiğinde, icra takip talebinde, davacı taraf alacağa yıllık %39 temerrüt faizi uygulanmasını istemiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı kalem kalem tespit edilerek, alacağının KMH ve kredi kartı kredisinden kaynaklandığı, dava konusu kredi kartı kredisine ve kredili mevduat hesabı kredisine temerrüt tarihi (09/09/2014) itibariyle uygulanması gereken temerrüt faiz oranın aylık %2,52 (yıllık %30,24) olduğu tespit edilmiş ilk derece mahkemesince de hüküm kısmında asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 30,24 oranında temerrüt faizi uygulanması şekilinde hüküm kurulmuştur. Oysa ki anılan KMH ve kredi kartı alacağına 5464 sayılı yasanın 26. maddesi gereğince TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. 5464 sayılı Kanun uyarınca kredili mevduat hesaplarında temerrüt faiz oranı ise TCMB tarafından her yıl belirlenecek olup, bu yetki kapsamında her yıl belirlenecek oranın uygulanmasını engelleyecek şekilde takipte sabit bir oranın belirtilmesi de infazda tereddüt yaratacak olup, bu durumda mahkemece hüküm altına alınan 12.732,25 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 oranını geçmemek üzere 5464 sayılı yasanın 26. maddesi gereğince TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda temerrüt faizi ve temerrüt faizlerinin %5 BSMV'si uygulanmak suretiyle takibin devamına yönelik hüküm kurulması gerekirken yukarıda yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesin karar nedeniyle usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 tarih ve 20222/237 Esas 2022/602 Karar sayılı kararının faiz yönünden KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 2-Davalı borçlunun Ankara 5. İcra Dairesinin 2015/20508 Esas sayılı icra takibinde 12.732,25 TL asıl alacak, 4.415,73 TL işlemiş faiz, 220,79 TL BSMV, 72,51 TL masraf olmak üzere toplam 17.441,28 TL'ye yönelik itirazlarının iptaline , fazlaya ilişkin istemin reddine, 12.732,25 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 oranını geçmemek üzere 5464 sayılı yasanın 26. maddesi gereğince TCMB tarafından belirlenecek değişen oranlarda temerrüt faizi ve faizin gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 3-Hükmolunan alacağın %20'si olan 3.488,25 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 1.191,41 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin 1.209,38 TL' sinin davalıdan 110,62 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 116,00 TL posta ve tebligat gideri, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.116,00 TL yargılama giderinin kabul oranı üzerinden (% 91,62 kabul) 1.022,48 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 297,75 TL harç ile 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 132,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 11,05 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye istinaf yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.17/10/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -