11. Hukuk Dairesi 2020/5456 E. , 2021/7283 K. MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.01.2019 tarih ve 2017/284 E- 2019/32 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.02.2020 tarih ve 2019/1027 E- 2020/193 K. sayılı kararın Yargıta…
**11. Hukuk Dairesi 2020/5456 E. , 2021/7283 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.01.2019 tarih ve 2017/284 E- 2019/32 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.02.2020 tarih ve 2019/1027 E- 2020/193 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı şirketin dava tarihi itibari ile tek ortağı olan...'in şirkete % 25 pay ile ortak iken ... ve diğer şirket ortaklarının paylarının tamamını 18.10.2016 tarihinde devir aldığını, ...'in hisselerinin devir bedeli olarak 250.000,00 TL belirlenip 50.000,00 TL'yi nakit ödediğini, kalan 200.000,00 TL için 18.10.2016 düzenleme tarihli, 20.06.2017 ve 20.08.2017 vade tarihli iki adet senet düzenlendiğini, ...'in senet üzerine adet olduğu üzere çift imza attığını, ancak ...'in sonradan çift imzalardan birinin üzerine şirket kaşesini basmak suretiyle şirketi de borçlu hale getirdiğini, senedin keşidecisinin... olup, düzenlenme sebebinin de hisse devir bedeline ilişkin olduğunu, 06.07.2015 tarihli imza sirkülerine göre şirketin çift imza ile temsilinin zorunlu olduğunu, tek imza ile temsilin şirketin tek ortaklı hale geldiği 18.10.2016 ve sonrası için geçerli olduğunu, 18.06.2016 tarihli şirketin hisse devirleri sonucu tek ortaklı hale geldiği ve şirketi tek ...'in temsil edeceğine ilişkin kararın henüz tescil ve ilam edilmediğini, davacı şirketin davalıya borçlanması için bir sebep bulunmadığını ileri sürerek, Isparta 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/4188 Esas sayılı dosyasındaki takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin ve senedin şirket yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takip konusu senedin davalının şirket hisselerini...'e devretmesi nedeniyle devir bedeli için düzenlendiğini, ...'in hem kendi adına hem de aval veren sıfatı ile şirket adına imza attığını, devir bedeli için verilen diğer 100.000,00 TL'lik senedin... tarafından ödendiğini, 18.10.2016 tarihli genel kurul kararının ticaret sicil gazetesinin 24.10.2016 tarihli sayısında yayımlandığını, tescil ve ilanı zorunlu olan hususun üçüncü kişilere karşı ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği hallerde ileri sürülebileceğini, bu nedenle temsil ile ilgili borçlu şirket yönünden yönetim kurulunun karar tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, takip ve dava konusu bononun keşide tarihi itibari ile...'in şirketi tek başına temsile yetkili olduğu, şirket kaşesinin sonradan basılıp basılmadığının tespitinin mümkün olmadığı, bononun geçerliliği için tek imza yeterli olmasına rağmen çift imza bulunduğundan şirket kaşesi üzerine atılan imzanın şirkete, açığa atılan diğer imzanın imza sahibinin kendi adına atıldığının kabulü gerektiği gerekçesi ile, davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.