T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/783 Esas KARAR NO: 2026/23 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/383 Esas- 2023/75 Karar TARİH:07/02/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyas…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/783 Esas KARAR NO: 2026/23 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/383 Esas- 2023/75 Karar TARİH:07/02/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile .... A.Ş. arasında 29/07/2020 ve 01/12/2020 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, borçlu ve aynı zamanda ilgili şirketin yetkilisi ...'in iş bu bahsi geçen sözleşmelere tam ve müteselsil olarak kefil olduğunu, bahsi geçen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan ticari krediler ve diğer borçların ödenememesi nedeniyle hesapların kat edildiğini, bunun sonucunda borçlu ve keşideci adına İstanbul ..Noterliği'nin... yevmiye numaralı, 31/03/2022 tarihli kredi kat ihtarnamesinin gönderildiğini, borçlunun kredi borçlarını ödememesi sonucu riskin artması nedeniyle borçluya teslim edilen çek yaprağı blokaj bedellerinin 3 gün içinde müvekkili banka veznesine depo edilmesi ihtarında bulunulduğunu, işbu ihtar sonucu blokaj bedellerini yatırmayan borçlular hakkında İstanbul 36.İcra Müdürlüğü'nün ... dosyasından icar takibi başlatıldığını, bu takibe yönelik davalının haksız olarak borca ve ferilerine ilişkin itirazlarda bulunduğunu, davalının itirazı neticesinde 27/04/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, gerçekleşen görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamadığını, tarafları lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, gayri nakdi krediler borç bakiyesini usulüne uygun yapılan itiraza rağmen ödemeyen davalının icra takibine yönelik yapmış olduğu itirazın son derece haksız olduğunu, yapılan haksız itirazla alacağa kavuşulmasına engel olunan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, genel kredi sözleşmesinde yer alan yetki kaydının müvekkili için bağlayıcı olmadığını, dava konusu ilamsız icra takibine konu alacak hakkının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, zira davacı bankanın dosyada mübrez ödeme emrinde alacak hakkının gayri nakdi kredi niteliğindeki çek yaprak bedelinden doğan blokaj hakkı olduğunu belirttiğini ve keşide edilen İstanbul ... Noterliğinin 31.03.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ise işbu alacak hakkının 3167 sayılı kanunun 10. maddesinden doğduğunu öne sürdüğünü, davacı bankanın varlığını iddia ettiği blokaj hakkının müvekkilinin, muhatap banka nezdindeki bir hesabındaki malvarlığına dair olmadığını, davacı tarafın müvekkilinden banka nezdinde bir hesap açarak henüz doğmamış zararın tazmini için işbu hesaba para depo etmesini ve hesabın bloke edilmesini talep ettiğini, işbu talep ile depo mercinin davacı taraf olduğu bir ihtiyati tedbir kararı halinin adeta ilamsız icra takibi kurumu ile yaratılmaya çalışıldığını, davacının iddialarının kabulü halinde dahi icra takibine konu tutarın aşkın nitelikte olduğunu, zira Çek Kanunu'nda bankanın hangi yıla ait çek yaprak bedelinden sorumlu olduğuna dair bir hüküm mevcut olmadığını, bankalarca çekin basım tarihinde yürürlükte olan meblağ üzerinden çek yaprak bedeli ödemelerini yaptıklarını, hal böyle iken davacının 2022 yılına ait sorumluluk bedeli üzerinden icra takibi başlatmasının usulsüz olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, davacı banka ile davalı ... A.Ş. arasında 29/07/2020 tarihli ve 120.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, davalı ...'in de sözleşmeyi aynı limitle ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, 01/12/2020 tarihinde kredi limitinin 300.000 TL'ye çıkarıldığı, davacı banka tarafından davalılardan 31/03/2022 tarihli ihtarname ile 35 adet çek yaprağı yasal sorumluluk bedeli olan 126.000,00 TL bedelin faizsiz bir hesapta bloke edilmesinin ihtar edildiği, akabinde aynı taleple ilgili davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalı kefilin gayri nakdi çek depo bedelinden sorumlu olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle davalı kefil yönünden davacının talebinin haksız olduğu, davalı asıl borçlu şirket yönünden ise bilirkişi raporunda dava konusu 3 adet çek yaprağının takip tarihinden sonra dava tarihinden önce takasta arkası yazılmış olduğundan bu çekler yönünden davacının çek depo bedeli talep etmekte hukuki yararının olmadığı, 23 adet çek yaprağı yönünden dava tarihinden sonra çeklerin arkası yazılmış olduğundan iş bu çek yaprakları yönünden ise davanın konusuz kaldığı, 9 adet çek yaprağı bedeli yönünden ise çek depo bedelinin ödenmediği gerekçesi ile davanın bu çek yapraklarına ilişkin depo bedeli yönünden kısmen kabulüne, konusuz kalan çek depo bedeli yönünden davalının aleyhine takip başlatılmasına ve dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesine, davacının icra inkar tazminatı ve davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin de reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Bilirkişi tarafından yapılan incelemede davacı banka tarafından 13.04.2022 tarihinde başlatılan takibe konu 35 adet çekten bir kısmının nakdi riske dönüştüğünün tespit edildiği, ancak işbu durumun takip tarihinden sonra gerçekleştiği ve davacının takip açılış tarihinde 35 adet çek için gari nakdi çek depo bedeli talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, dava icra takibine itiraz neticesinde açılmış bir itirazın iptali davası olduğu ve aslen 35 adet çekin sorumluluk bedelinin icra takibi açılmadan önce ödenmediği ortada olduğundan davalıların itirazının haksız olduğu, bu yüzden 35 adet çek yönünden davanın kabulü kararı verilmesi gerektiği, 15.12.2022 tarihli bilirkişi raporu hatalı olup işbu rapora itiraz edildiği, 09.01.2023 tarihli raporun itirazlar üzerine tasnif edildiği ancak Yerel Mahkemece ilk rapora göre karar verildiği, her ne kadar Yerel Mahkemece sadece 9 adet çek yönünden dava kabul edilmiş ise de bunlardan ayrı 8 adet çekin takip tarihinden sonra karşılığının alınması için ilgililerce takasa ibraz edildiği ve işbu çeklerin için davacı banka tarafından yasal sorumluluk bedelinin henüz ödenmediği, çekin takasa sunulması durumunda bankalarca yasal sorumluluk bedeli ödenmediği, yasal sorumluluk bedelinin çekin verildiği bankaya ait olduğu, yani davacı banka yönünden riskin devam ettiği ve bu çeklerin de gayri nakdi çek depo bedeline dahil edilmesi gerektiği, davacı bankanın 9 adet bankaya ibraz edilmeyen ve 8 adet takasa ibraz edildiği için henüz çek sorumluluk bedeli ödenmeyen toplam 17 adet çekten ötürü riski bulunmakta olup hesaplamanın işbu 17 adet çek baz alınarak yapılması gerekirken 9 adet çek üzerinden takibe devam edilmesinin durumun mahiyetine aykırı olduğu, Yerel Mahkemece 3.600*17=61.200,00 TL gayri nakdi riskinin bulunduğuna karar verilmesi gerektiği, kalan 18 adet çekin ise takip tarihinden sonra davacı bankanın şubelerine ibraz edilerek çek sorumluluk bedelinin ödendiği, yani davacının halihazırda 3.600*18=64.800,00 TL gayrinakdi riski, nakdi riske dönüşmüş olup işbu çekler için nakdi alacağı bulunduğuna kararı verilmesi gerektiği;Davalı ... yönünden verilen kararın da hatalı olduğu, Genel Kredi Sözleşmelerinin 11. sayfasında bulunan Kredinin Kefalet Karşılığı Kullandırılması ve Borçlu İle Müteselsil Kefillerin Sorumluluğu başlıklı 15.2.1 maddesinde kefaletin sözleşme sebebiyle doğmuş borçları kapsadığı gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağının ve 15.2.6. maddesinde kefillerin banka tarafından müşteriye açılan kredilerden dolayı kredinin açılma şekli ve nevine göre keza sözleşmede yer alan tüm hususlardan bankaya karşı sorumlu ve yükümlü olduklarının kabul edildiği, davacının bu düzenlemelere göre davalı kefilden gayri nakdi çek depo bedelini talep etme hakkı bulunduğu, dava gayri nakdi alacağa yönelik olup nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve yerleşik yargıtay kararlarına aykırı olduğu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete verilen çek yapraklarının yasal sorumluluk bedelinin depo edilmesi için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından davacı banka ile davalı şirket arasında 29/07/2020 tarihli ve 120.000 TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı ve sözleşmede yer alan limitin 01/12/2020 tarihinde 300.000 TL'ye çıkarıldığı, davalı ...'in ise sözleşmeleri müteselsil kefil olarak aynı limitle imzaladığı, davacı banka tarafından davalı şirkete genel kredi sözleşmesi kapsamında çek karnesi verildiği ve takip tarihi itibariyle davacı bankanın 35 adet çek yaprağı yönünden yasal sorumluluk bedelini ödeme yükümlülüğü altında olduğu, bu tarih itibari ile çek yapraklarının davacı bankaya iade edilmediği ve davacı banka tarafından icra takibi ile 35 adet çek yaprağı için yasal sorumluluk bedelinin depo edilmesinin talep edildiği, Mahkemece de karar yerinde açıklandığı üzere, davalı kefilin, gayri nakdi kredi niteliğinde olan çeklerin bankaca ödenecek yasal sorumluluk tutarlarının depo edilmesinden sorumlu olabilmesi için genel kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin hükümlerinde bu hususun açıkça düzenlenmesi gerektiği, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde davalı kefil yönünden bu şekilde açık bir düzenlemenin yer almadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunda yer verdiği sözleşme maddelerinin de bu yönde bir düzenleme içermediği, bu itibarla Mahkemece davalı ... yönünden verilen kararın isabetli, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında mübrez bilirkişi ek raporunun içeriğinde takip konusu çeklerden üçünün dava tarihinden önce takastan ibraz edildiği ve yasal sorumluluk bedelinin ödenmediği, 23 adet çekin dava tarihinden sonra ve üçü takastan olmak üzere ibraz edildiği ve yasal sorumluluk bedellerinin ödendiği, 9 adet çekin ise bankaya ibraz edilmediği tespit edilmiş ancak raporun ekinde yer alan ve davacı banka kayıtlarından çıkarılmış olduğu anlaşılan çek raporundan; 8 adet çekin takastan ibraz edildiği ancak yasal sorumluluk bedellerinin ödenmediği, 18 adet çekin ibraz edildiği ve yasal sorumluluk bedellerinin ödendiği, 9 adet çekin ise ibraz edilmediği anlaşılmış ve bilirkişi tarafından raporun sonuç kısmında da bu rakamlara yer verildiği görülmüştür. Buna göre Mahkemece; ibraz edilmeyen 9 adet çek yaprağı yönünden davacının depo talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, 8 adet çekin üçünün dava tarihinden önce ve beşinin dava tarihinden sonra takastan ibraz edildiği, yasal sorumluluk bedellerinin ödenmediği, her ne kadar davacı banka tarafından bu çekler yönünden yasal sorumluluk bedelinin ödenme riskinin devam ettiği iddia edilmiş ise de, sorumluluğun ibraz süresinden sonra da devam ettiğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığından, davadan önce takastan ibraz edilerek yasal sorumluluk bedeli ödenmemiş çekler yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, dava tarihinden sonra takastan ibraz edilen ve yasal sorumluluk bedeli ödenmeyen beş adet çek yönünden ise dava konusuz kaldığından beş çek yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Kalan 18 adet çek yönünden ise Mahkemece, çeklerin dava tarihinden sonra ibraz edildikleri ve davacı banka tarafından yasal sorumluluk bedellerinin ödendiği, takip talebi ve ödeme emrinde çeklerin yasal sorumluluk bedellerinin ödenmesi halinde nakden tahsilinin de talep edildiği, davacı banka tarafından ödenen yasal sorumluluk bedellerinin nakdi alacağa dönüştüğü gözetilerek, nakde dönüşen alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, bu çekler yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ayrıca hukuki yarar yokluğu nedeniyle verilen red kararı yönünden davalı şirket lehine maktu vekalet ücretine, hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilen, depo talebi kabul edilen ve nakde dönüşen alacak yönünden davacı lehine tek bir maktu vekalet ücretine, aleyhindeki dava tümden reddolunan davalı kefil yönünden maktu vekalet ücretine ve tüm davada tek bir maktu karar harcına hükmedilmesi gerekirken, hangi değer üzerinden hesaplandığı belirsiz şekilde tek bir nispi karar harcına ve tüm çekler yönünden taraflar lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri haklı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2023 tarihli, 2022/383 Esas ve 2023/75 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-A)Davalı ... yönünden Davanın Reddine, B)Davalı ... A.Ş. yönünden davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, -..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu çekler yönünden davalının İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, toplam 32.400 TL yasal sorumluluk bedelinin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta davalı tarafından depo edilmesine, -..., ... ve ... seri nolu çekler yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, -..., ..., ..., ... ve ... seri nolu çekler yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, -Yasal sorumluluk bedelleri ödenen ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... seri nolu çeklerin her biri yönünden ödenen 3.600 TL yasal sorumluluk bedeli olmak üzere toplam 64.800 TL yönünden takibin nakdi alacak olarak devamına, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu karar harcının, peşin alınan 1.521,77 TL harcın mahsubu ile kalan 789,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 812,70 TL harcın davalı ... A.Ş.den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan 290,50 TL tebligat ve posta masrafı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.790,50 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 1.638,30 TL'nin davalı ... A.Ş.den alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL’nin davadaki kabul ve red oranına göre; 136,00 TL'sinin davacıdan, 1.464,00 TL'sinin davalı ... A.Ş.den alınarak, hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 72,00 TL toplamı 564,00 TL'nin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 14-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.