T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/211 Esas KARAR NO :2026/297 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI :2025/420 Esas- 2025/397 Karar TARİ:23/05/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna baş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO :2026/211 Esas KARAR NO :2026/297 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI :2025/420 Esas- 2025/397 Karar TARİ:23/05/2025 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un, ... bünyesinde hizmet akdine bağlı çalışmakta iken, ... Bankası .... ve ... Belediyesi arasında, 29/11/2022 tarihinde akdedildiği belirtilen maaş protokolü kapsamında, davalı... Bankası ... tarafından kendisine ve diğer kurum çalışanlarına promosyon ödemesi yapıldığını, devam eden süreçte müvekkiline emekliye ayrılma düşüncesini çalıştığı kuruma bildirdiğini, ancak henüz fesih günü gelmeden ve çalışması devam ederken promosyon ödemesini yapan davalı banka tarafından defaatle aranmaya başlandığını ve yapılan promosyon ödemesinin iadesi talep edildiğini, şifahen öğrenildiği kadarıyla, kurum ile banka arasında imzalanan maaş protokolünde, promosyon iadelerinin 6 aydan sonra iadesinin istenemeyeceği belirlendiğini işbu dava tarihi itibariyle hakkında promosyon iadesine ilişkin işlem yapılmayanlar yönünden kazanılmış hak doğduğundan, müvekkili ile promosyonu iade etmeyen veya banka tarafından iade istenmeyen kişiler arasında adaletsizlik ve eşitsizlik oluştuğu aşikar olduğunu, dolayısıyla, meydana gelen bu eşitsizliğin, adaletsizliğin mevzuata ve Anayasa hükümlerine aykırılığın giderilmesi ile, müvekkilinden haksız olarak iade alınan promosyon ödemesinin, enflasyon nedeniyle uğranılan zararın telafisi için güncel değerinin tespiti ile kendisine tekrar geri ödenmesi ve müvekkilinin zararının giderilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev yönünden itirazlarının olduğunu, ayrıca ... Belediyesi ve İştirakleri ... ile müvekkili banka arasında imzalanan maaş ödeme protokolünün 25. maddesinde; "Banka, promosyon ödemesi yapıldıktan sonraki 6 ay içinde tayin, emeklilik, işten ayrılma ve işten çıkarılma (vefat hariç) durumları hasıl olduğunda, ödenen promosyon tutarının kalan süreye ilişkin olan kısmının (ödenen promosyon tutarının kapsadığı dönemden kuruluştan ayrıldığı tarihe kadar geçen sürenin düşümüyle elde edilen) iadesini, ilgili personelden talep eder. İade süreci Banka ile ilgili personel arasında yürütülür." hükmü gereğince ilgili madde kapsamına giren personelden promosyon iadesi alınmakta olduğunu, söz konusu dava konusu olayda da davacıya protokol kapsamında 17.12.2022 tarihinde 27.000-TL promosyon ödemesi yapıldığını ve protokol kapsamında ilgili davacı personele ekte yer alan dilekçesinde de belirttiği üzere promosyon ödeme tarihinden itibaren 6 ay içinde emekli olduğundan 01.02.2023 tarihinde kendisinden protokol kapsamında ve ayrıca kendi rızası ile 24.750-TL promosyon iadesi alındığını belirttiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/05/2025 tarih ve 2025/420 Esas- 2025/397 Karar sayılı kararında; "......Dosya kapsamından; Kurum aracılığıyla davacı ve davalı banka arasında bankacılık hizmet ilişkisi kurulduğu, bu çerçevede davalı banka üzerinden davacının maaşlarının ödendiği, kurum ile banka arasında imzalanan maaş protokolünü imzalayan kurumun, çalışanlarını temsilen bu sözleşme ilişkisini kurduğu, bu kapsamda çalışanlar adına banka hesaplarının açıldığı, böylece davacı ve diğer çalışanlar ile davalı banka arasında bankacılık hizmet ilişkisinin kurulduğu, uyuşmazlığın çözümünde Banka Promosyonlarına dair Başbakanlık Genelgeleri hükümlerinin ve ilgili bankacılık mevzuatının da uygulanacağı, bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tüketici işlemi niteliğindeki bankacılık işleminden kaynaklandığı, davacının tüketici, davalı bankanın da hizmet sağlayıcı konumunda olup 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizsizliğine, davanın usulden reddine, dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, ''1-Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararında her ne kadar taraflar arasında işlemin tüketici işlemi olduğu belirtilmiş ise de, müvekkil ..., ...bünyesinde hizmet akdine bağlı çalışmakta iken, ... Bankası .... ve ... Belediyesi arasında, 29/11/2022 tarihinde akdedildiği belirtilen maaş protokolü kapsamında, davalı... Bankası... tarafından kendisine ve diğer kurum çalışanlarına promosyon ödemesi yapıldığını, daha sonra ise, ödenen bedelin davalı banka tarafından haksız olarak müvekkilden iadesinin talep edildiğini, dolayısıyla, müvekkil ile davalı banka arasında doğrudan bir bankacılık sözleşmesi bulunmayıp taraflar arasında tüketici ilişkisinin de söz konusu olmadığını, aynı olaya ilişkin benzer taleplerle açtıkları ve İstanbul Anadolu 35. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024 / 729 E. sayısı ile görülen davada mahkemece görevsizlik kararı verilmeyerek dosyasının esasına ilişkin inceleme yapılmakta olup dosya halen derdest olduğunu, gelinen noktada, ilk olarak 13/09/2024 tarihinde açılmış olan dava hakkında iki kez görevsizlik kararı verilmiş ve müvekkilin tüm bu süreç boyunca mağdur olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına, dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı tarafından davalı bankaya iade edilen promosyon bedelinin tahsili talebine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 23/05/2025 tarih ve 2025/420 esas ve 2025/397 karar sayılı kararı ile Mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine ve İstanbul Anadolu Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 29906 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2025 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur.Dava dosyası incelendiğinde, dava dilekçesinde şimdilik 100,00 TL üzerinden dava açıldığı, ancak iadeye konu promosyon bedelinin 24.750,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça istinafa konu edilen dava da dava değerinin 24.750,00 TL olduğu, 23/05/2025 karar tarihi itibariyle verilen karar kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde HMK'nın 341. ve 352/1. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.