11. Hukuk Dairesi 2025/6158 E. , 2026/1135 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/800 Esas, 2025/683 Karar HÜKÜM : Davanın reddi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/75 E. sayılı dosyası Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, asıl davada davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
11. Hukuk Dairesi 2025/6158 E. , 2026/1135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/800 Esas, 2025/683 Karar HÜKÜM : Davanın reddi BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/75 E. sayılı dosyası Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, asıl davada davacı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu senetlerde yazılı meblağları senetlerin tanzimi tarihinde davalılara borç niteliğinde verdiğini, fakat tüm yasal girişimlerine rağmen tahsil edemediğini, müvekkilinin dava konusu senet bedellerini tahsil amacı ile icra takibi başlattığını, ancak icra dosyaları takipsiz kaldığından dava konusu senetlerin kambiyo senedi niteliğini yitirdiğini ileri sürerek işbu senetler nedeniyle 180.000,00 TL alacağının tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili aleyhine 15.10.2002 tanzim ve 05.07.2003 ödeme tarihli 12.500,00 TL meblağlı bono nedeniyle takip başlattığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, davalı ...'ün Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/1120 E. sayılı dosyası ile müdahalenin men'i ve tazminat davası açtığını, davalı ile bu davada sulh protokolü imzalandığını, protokol kapsamında müvekkili tarafından davalıya bonoların verildiğini ancak bonolara ... isminin sonradan eklendiğini, davalının, sulh protokolünün gereğini yerine getirmemesi sebebiyle bonoların bedelsiz kaldığını ileri sürerek bedelsiz kalan senetler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, senetlerin üzerinde, keşideci ...'un şirketlerin kaşesi üzerine, bu şirketleri temsilen imzalar atıldığını, imzaların müvekkili şirketleri bağlamadığını, müvekkili şirketlerin ana sözleşmesi ve imza sirkülerinde kimlerce ve ne şekilde ilzam edeceğinin belirtildiğini, müvekkili şirketlerin bu senetten ve dosya borcundan sorumlu tutulamayacağını, dava konusu senetlerin tahrif edildiğini, senetlerin orijinal halinde, senedin tanzim ve ödeme yeri bulunmadığını, gerek keşideci ve gerekse kefil olarak isimleri bulunan şirketlerin adreslerinin yer almadığını, senetlerin bu haliyle, kambiyo senedi vasfını taşımadığını, senet üzerinde sonradan değişiklik ve ilave yapıldığını, hamil tarafından, senetler üzerine sonradan adres vs. gibi birtakım ilaveler yazılmak suretiyle, senetlerin kambiyo senedi vasfını taşıması için gereken yasal unsurların oluşturulmaya çalışıldığını, davacının dava konusu senetler dışında, müvekkillerinden geçerli bir hukuki sebebe istinaden alacağı bunduğunu ispatlaması gerektiğini, dava konusu senetlerin, herhangi bir sebebe dayanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın borcunu ödemediğini, davacının takip devam ederken zaman aşımı hükümlerine dayanarak yasanın ardına dolaşmak ve borçtan kurtulmak istediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak birleşen dava yönünden verilen kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarihli, 2023/4188 E., 2024/3777 K. sayılı ilamıyla birleşen dava yönünden temyiz itirazının miktar yönünden reddine karar verilmekle kesinleştiği, asıl dava yönünden ise; davaya konu edilen senetlerin kambiyo vasfında olmadıklarının ve zamanaşımına uğradıklarının tarafların kabulünde olduğu, bu nedenle davacının temel ilişki olan alacak borç ilişkisine dayandığı, dava konusu zamanaşımına uğramış bonoların davacı ile davalı ... Mad. Haz. Bet. San. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen 25.10.2002 tarihli protokol kapsamında verildiği, bu protokolde davalılardan ... veya ... Elek. Malz. Mot. Bob. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin imzasının bulunmadığı, protokolde imzası bulunmayanlar yönünden protokol hükümlerinin bağlayıcı olmadığı, temel ilişkiye dayalı borcun varlığı veya bu borcun protokolle birlikte yenilendiğinin de söylenemeyeceği, davacının davalı ... Mad. Haz. Bet. San. ve Tic. A.Ş. ile arasındaki temel ilişkiyi, borcun varlığını ve miktarını ispat ile mükellef olduğu, bu kapsamda davaya konu edilen 5 adet senet miktarı 62.500,00 TL olmasına rağmen davacının 180.000,00 TL talep ettiği ve aradaki farka ilişkin somut bir veri sunmadığı, icra takip dosyalarının imhaları nedeniyle incelenemediğinden senetlerin takibe konulup konulmadığı, konulduysa yapılan haciz işlemleri, itiraza uğrayıp uğramadığı, takiplere ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının müphem olduğu, 25.10.2002 tarihli protokol ile davalı ... Mad. Haz. Bet. San. ve Tic. A.Ş. yönünden borç yenilenmiş ise de temel ilişkiye ait alacağın varlığı ve miktarının her türlü şüpheden uzak, net ve somut verilere dayalı olarak tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; zamanaşımına uğramış bonolar nedeniyle sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak, birleşen dava; 15.10.2002 tanzim ve 05.07.2003 ödeme tarihli 12.500,00 TL meblağlı bono nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. SONUÇ: Asıl davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.