12. Hukuk Dairesi 2013/29350 E. , 2013/35105 K. "" MAHKEMESİ : Düzce İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/07/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 7201 Sayılı Tebligat…
**12. Hukuk Dairesi 2013/29350 E. , 2013/35105 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Düzce İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/07/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10.maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasanın 3.maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Borçluya satış ilanının 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istenildiği anlaşılmaktadır. Yapılan tebliğde " çarşıya çıktığından birlikte sakin ehil R. E.'a tebliğ olundu" şerhinin bulunduğu görülmektedir. Borçlular şikayetinde, tebligat yapılan adreslerin kendilerine ait olduğunu ancak tebliğ yapılan şahıs olan R. E.'la aynı yerde ikamet etmediklerini, kaldı ki R.'in takibin diğer borçlusu olduğundan, satış ilanı tebligatından kendilerini haberdar etmediğini, bu durumun Tebligat Kanunu'nun 39. maddesine aykırı olduğunu belirterek ihalenin feshini talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece nüfus müdürlüğünen alınan yazıya göre borçlu M.ve İ. ile tebliğ yapılan şahıs olan R.'in tebliğ tarihlerinde farklı adreslerde ikamet ettikleri, yine emniyet araştırmasında da tebliğ tarihinde her üç şahsın farklı adreslerde ikamet ettikleri, R.'in M. ve İ.'le aynı adreste ikamet etmedikleri belirtilmiş olmasına rağmen şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca Tebligat Kanunu'nun 39 .cu maddesinde “ Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebliğ yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz.” hükmü yer almaktadır. Tebliğ yapılan R.'in takibin diğer borçlusu olup, borçlular M. ve İ. ile aralarında takip sebebiyle husumet bulunduğu anlaşılmakta olup yapılan tebliğ bu yönüyle de usulsüzdür. İİK.nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.