15. Ceza Dairesi 2012/7423 E. , 2014/1447 K. "" Tebliğname No : 11 - 2010/325849 MAHKEMESİ : İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 08/06/2010 NUMARASI : 2009/239 (E) ve 2010/223 (K) SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmolunan ceza miktarına nazaran sanık R.. K..'nın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan inceleme…
**15. Ceza Dairesi 2012/7423 E. , 2014/1447 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 11 - 2010/325849 MAHKEMESİ : İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 08/06/2010 NUMARASI : 2009/239 (E) ve 2010/223 (K) SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmolunan ceza miktarına nazaran sanık R.. K..'nın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanık İ.. T..'ın sorgusunda beyan ettiği adresine yapılan tebligatın iade edildiği, aynı tebligat parçası üzerinde tebligat yapılamayan adresin üzeri çizilerek yeni bir adres yazıldığı, tebligat parçası üzerinde 25.06.2010 ve 01.07.2010 şeklinde iki farklı tarih bulunduğu, 25.06.2010 tarihinin yeni adrese sevk tarihi olduğu, sanığın da hükmü 06.07.2010 tarihinde temyiz ettiği göz önüne alındığında, temyiz isteminin süresinde olduğu değerlendirilerek, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. TCK'nın 158. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan bu düzenlemeyle failin, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını ileri sürerek ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin etmesi nitelikli dolandırıcılık kabul edilmektedir. Suçun maddî unsuru, kamu görevlileri yanında hatıra sayıldığını, onlarla ilişkisi bulunduğunu iddia ederek, yapılacak aracılık karşılığında kamu görevlisine verilmek üzere, para veya başkaca menfaat almak, kabul etmektir. Kamu görevlisi, TCK madde 6’da tanımlanmış ve açıklanmıştır. Bu suçun meydana gelmesi için, suç konusunun resmî nitelikte bir iş olması ve failin kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahsederek dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmesi gerekir. Faildeki ahlaki kötülüğün, yalnız başkalarını dolandırmakla kalmayıp, aynı zamanda kamu görevlilerini şüphe altına sokmasındaki vahameti, suçu nitelikli hâle getirmiştir.