(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/11530 E. , 2012/3672 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, takip konusu 10.000 TL. bedelli iki adet senedin sahte olarak düzenlenmiş olduğunu…
**(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2011/11530 E. , 2012/3672 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, takip konusu 10.000 TL. bedelli iki adet senedin sahte olarak düzenlenmiş olduğunu, söz konusu bonolarda keşideci olarak S.S ... Yapı Kooperatifi gösterilmiş ise de keşideci yapı kooperatifinin kaşesinin üzerinde sadece tek imza bulunduğunu ve bu imzanın dönemin (eski) yönetim kurulu (üyelerinden) başkanı ... 'a ait olduğunu, müvekkilleri S.S ... Yapı Kooperatifinin Yönetim Kurulu üyelerine ait noter onaylı imza sirküleri ile Yönetim Kurulu üyelerinin noter onaylı yetki belgelerine göre; kooperatifi borç altına sokan işlemlerle kambiyo senedi verilmesinin çift imzaya bağlanmış olduğunu, kooperatifi borç altına sokan takip konusu bonolarda sadece bir yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunduğunu, bu durumda müvekkili kooperatifin sorumluluğuna başvurulmasının haksız olduğunu, ancak tek-imza olması sebebiyle kişisel sorumluluğuna başvurulabileceğini ileri sürerek takip konusu bonoların imza ehliyeti bulunmayan kişilerce imzalanmış olması sebebiyle iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, icra takibine konu senetlerin davacı kooperatifin üyeliğinden çıkan müvekkiline ait ödenmiş aidatların iadesi karşılığında düzenlendiğini, davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanının takibe konu bonoları imzalayıp müvekkiline vermiş olduğunu, daha sonra da verilen bonolardaki eksikliklere dayanarak şikayette bulunmuş olmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, kaldı ki senet geçersiz olsa bile müvekkilinin davacı kooperatife ödeme yaptığının sabit olduğunu, üyelikten çıkması halinde de bu bedeli isteme hakkının bulunduğunu, şekil noksanlığını ileri sürerek bu paranın kooperatif hesabına girmediğinin ya da kooperatifin bundan sorumlu olmayacağının ileri sürülemeyeceğini, açılan davanın reddi gerektiğini savunarak müvekkili lehine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.