T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:06/07/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:06/07/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından ... Tur. Tic. A.Ş. ile "Otel Paket Sigorta Poliçesi" imzalandığını, sigortalıya ait otelde 05/03/2020 tarihinde yangın çıktığını ve bu yangın sebebiyle zarar oluştuğunu, yaptırılan ekspertiz neticesinde sigortalı otelde oluşan hasar sebebi ile sigorta şirketi tarafından sigortalısına 19/06/2020 tarihinde 286.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının, sigortalı otelin elektrik işlerinin yapımını üstlendiğini, zarara konu yangının davalı tarafça yapılan elektrik tesisatındaki yenileme sırasında oluştuğunu, davalı tarafça da yangının çıkış sebebine ilişkin beyanında sorumluluğu kabul ettiğini, sigorta şirketince ödenen paranın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapılmış ise de davalı/borçlunun takibe itiraz ettiğini beyan ederek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, her iki tarafın tacir olduğunu, müvekkilinin şahıs şirketi olduğunu belirterek davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, dava dışı otelin kendi elektrik birimi bulunduğunu, otel içerisinde nereye ne yapılacağının otelin teknik elemanları olan elektrikçilerin ve proje müdürü tarafından davalı ve çalışanlarına söylendiğini ve yapılan işlemlerin bu doğrultuda yapıldığını, oluşan aksaklıkların otel personelinin sorumluluğunda olduğunu, yangının 107 nolu mevcut standart odada çıktığını, yangına itfaiyenin müdahale ederek yangını söndürdüğünü, yangının bir ateş kaynağından çıktığı belirtilmiş olup, elektrik sisteminden kaynaklı yangın olma ihtimalinden söz edilmediğini, yangın sonrasında otelin sigortaya başvurduğunu, bu doğrultuda hasarın belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapıldığını, bilirkişinin sigortanın ödeme yapabilmesi için elektrik işlerini yapan ...'ndan bir yazı alınması yönündeki beyanı doğrultusunda otel yönetiminin müvekkili ile iletişime geçtiğini, sigorta şirketinden para alınabilmesi için müvekkilinin otel yönetiminin talebi doğrultusunda yangının elektriksel bir nedenden dolayı çıkmış olabileceğine dair bir yazı yazdığını, belirtildiği üzere bu yazının sigorta şirketinin otele ödeme yapmasını sağlamak üzere müvekkili tarafça verildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...bilirkişi heyet raporunda açıkça ve net olarak elektrik olmayan bir hatta meydana gelen yangının elektrikten çıkma ihtimalinin olmayacağı bildirilmiştir. Teknik olarak tespit kesin ve nettir. Davalının kusurunun olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı firmanın, olayda kusursuz sorumluluğunu gerektirir bir hukuki konumu da mevcut değildir. Davalının eser sözleşmesi çerçevesinde sorumluluğunu gerektirir bir fiilde bulunduğuna yönelik bir vakıa tespiti de raporlarda görülmemektedir. Bunun yanında eser sözleşmesi kusursuz sorumluluğu doğurmaz. Bilirkişi ek raporunda davacı itirazları açıkça karşılanmıştır ve gerekli teknik açıklamalar yapılmıştır. Davalı asil duruşmada, otelin işi görülsün diye yangın sorumluluğunu kabul ettiğine dair yazıyı imzaladığını, oysaki kendilerinin yangının çıktığı esnada o katta çalışmadıklarını, yangının çıktığı iddia edilen panolarda işlem yapmadıklarını beyan etmiştir. Davada, davalı kusurunun olmadığını iddia etmektedir ve bu husus yargılama konusudur. Teknik inceleme mahkememizce yaptırılmıştır ve sonuç olarak elektrik olmayan bir hatta meydana gelen yangının elektrikten çıkma ihtimalinin olmayacağı bildirilmiştir. Sonra da itiraza uğradığı halde, davalının ilk zamanda yangında sorumluluklarının oldukları beyanına göre, teknik inceleme yaptırmadan/ veya yapılan teknik incelemenin de aksine, davalının sorumluluğunu, davacının iddiası üzere kabul etmek hukuken yerinde görülmemiştir. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi kök ve ek heyet raporları göz önüne alınarak, elektrik olmayan bir hatta meydana gelen yangının elektrikten çıkma ihtimalinin olmayacağının anlaşılması, davalının kusurunun olmadığının anlaşılması göz önüne alınarak; ispatlamayan davanın reddine" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının altında imzası bulunan beyanı ile sorumluluğu kabul ettiğini, eser sözleşmesi kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu, sorumluluğun olması için yangının illaki davalının yapımını üstlendiği elektrik tesisatından doğmasının gerekmediğini, yangının, davalının eser sözleşmesi kapmasında işini gördüğü sırada meydana geldiğini, birbirini teyit eden ve tekrarlayan, aynı heyetten alınan kök ve ek raporların hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, delilleri arasında yer alan uzman görüşü raporunun değerlendirilmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz ve açıklamasız olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi heyeti içinde yangın uzmanı bilirkişinin bulunmadığını, bu sebeple yangının başladığı yerin ve yayılma yerinin rapor sunan heyetçe tespitinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporları ile sundukları uzman görüşü arasında çelişki bulunduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının giderilmediğini, meydana gelen hasardan tümüyle davalının sorumlu olduğunun ekspertiz raporu ile ispatlandığını, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, AAÜT gereğince maddi tazminata yönelik tamamen reddedilen davalarda vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, mahkemece nispi vekalet ücretine hükmedildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. 1-HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel yöntemlere ve oluşa uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, hasar tazminatına konu yangının elektrik kaynaklı olmadığının dolayısıyla davalının, yangının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının bilirkişi raporuyla tespit edilmesine, yangının kesin olarak davalı tarafın icrai ve ihmali bir davranışı sonucu oluştuğunun davacı tarafça ispatlanamamasına (emsal karar için bakınız: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/10193 Esas - 2023/11397 Karar sayılı ilamı), bu sebeplerle rücu koşullarının gerçekleşmediğinin sabit olmasına, davanın reddine ilişkin kararın aşağıda belirtilen bent haricinde yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin sair yönlere ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava maddi tazminat istemine ilişkin olup, yerel mahkemece davanın tümden reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde; "Tarifelerin Üçüncü Kısmına Göre Ücret" başlıklı 13/4. maddesinde; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindeki düzenlemeye yer verildiği, mahkemece davalı lehine bu miktarda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır (aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/5871 Esas - 2024/10214 Karar sayılı ve 2022/2087 Esas - 2024/7513 Karar sayılı ilamları). Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları yerinde olup hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince açıklanan gerekçelerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE; a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin yatırılan 3.461,98 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 2.729,98 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan davetiye gideri, posta masrafından oluşan toplam 46,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilmek üzere davacıdan alınarak Hazine'ye GELİR KAYDINA, e-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinafa gelen tarafın sıfatı gözetilerek ve aleyhe bozma yasağı gereği, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, g-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 105,50 TL posta masrafı, 18,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 344,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktarı itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...