12. Hukuk Dairesi 2006/19658 E. , 2006/22979 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/09/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemenin de kabul ettiği gibi takip dayanağı ilamda hüküm altına alınan ve icra takibinin konusu yap
**12. Hukuk Dairesi 2006/19658 E. , 2006/22979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/09/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Mahkemenin de kabul ettiği gibi takip dayanağı ilamda hüküm altına alınan ve icra takibinin konusu yapılan alacak faiz alacağıdır. Dairemizin evvelki uygulamalarında bu tür alacağın niteliği faiz olsa dahi dava açılarak sonuçta bir bedele hükmedildiğinden bu alacağın artık kapitale dönüştüğü cihetle alacağa karar tarihinden itibaren faiz yürütebileceği kabul edilmektedir. Ne var ki, Hukuk Genel Kurulunun önüne gelen Dairemize ait bir uyuşmazlıkta H.G.K.’ca 31.03.2004 tarih ve 2004/12-162-163 sayılı kararında bu nitelikteki faiz alacakları içinde B.K.nun 104/son maddesine göre faiz yürütülemeyeceği kabul edildiğinden Dairemizce de bu konuda içtihat değişikliğine gidilerek Hukuk Genel Kurul kararı ve diğer Hukuk Dairelerinin görüşlerine uygun olarak ilamda hükmedilmesi halinde temelde temerrüt olgusu bulunduğundan ilama dayalı alacaklar için Borçlar Kanununun 104/son maddesi gereğince karar tarihinden itibaren de faiz istenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Zira H.G.K.nun 2002/12-709-781 sayılı kararında da açıklandığı üzere temerrüt faizi borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine karar gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdü devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılıktır. Oysa, alacaklıya ait bir para meblağının faiz geliri elde etmek amacıyla ödünç verilmesi veya herhangi bir şekilde bir süre borçluda kalması üzerine faiz ödenmesi öngörülmüş ise kapital faizi söz konusu olur.O halde, mahkemece asıl alacağa takip tarihinden sonra faiz yürütülemeyeceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.