TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/01/2026 NUMARASI : 2026/3 D.İş Esas 2026/3 Karar TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati haciz istemine ilişkin talebin incelenmesi sonunda ilamda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz ta…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/433 Esas 2026/344 Karar 0T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/433 KARAR NO : 2026/344 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/01/2026 NUMARASI : 2026/3 D.İş Esas 2026/3 Karar TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 26/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/04/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati haciz istemine ilişkin talebin incelenmesi sonunda ilamda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz talebinin reddine talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraf şirkete tüm aktif ve pasifiyle devredilen ... ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer karşı tarafın da bu sözleşmede müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmediğini, hesabın kat edildiğini, karşı tarafın mal kaçırmaya yönelik eylemleri bulunduğu duyumu alındığını belirterek 74.807.155,26 TL alacağın tahsili amacıyla karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, karşı taraf asıl borçlu şirket yönünden rehin bedelinin talebe konu miktarı karşıladığı, karşı taraf kefil ... yönünden, asıl borçluya ihtarnamenin 13/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, kefile ise 11/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçludan önce kefile tebliğ nedeniyle TBK'nun 586. madde koşullarının oluşmadığı, usulüne uygun başvurma olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçlu ve kefillerin kredinin geri dönüşümü hususundaki edimlerini yerine getirmedikleri gibi muvazaalı olarak mal kaçırma eylemleri içine girdiklerinin müvekkili tarafından öğrenildiğini, menkul ve gayrimenkul malları ile mevduatlarını da elden çıkarma gayreti içine girdiklerini, borçlu ve kefillerinin başka borçları bulunduğu gibi ikamet adreslerini de terk etmekte olduklarının tespit edildiğini, hesap kat ihtarının borçluların bankaca bilinen son adresine tebliğe çıkarılmasıyla sonuç doğuracağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, talebin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; İİK’nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Buna göre, talep konusu para borcunun muaccel olması, rehinle temin edilmemiş olması ve alacağın varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde ispatı gerekli ve yeterli olup, başkaca koşul öngörülmemiştir. Somut olayda, ... Otomotiv...Ltd. Şti. ile ihtiyati haciz talep eden banka arasında 08/06/2023 tarihli 50.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, karşı taraf borçlu ...'nin 100.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı, 03/10/2023 tarihli 250.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış olup, karşı taraf borçlu ...'nin 500.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı görülmüştür. Anılan sözleşmeleri asıl borçlu sıfatıyla imzalayan ... Otomotiv...Ltd. Şti.'nin 26/09/2023 tarihinde unvan değişikliği ile yeni unvanının ... İnş. ... Ltd. Şti., 19/11/2024 tarihinde unvan değişikliği ile yeni unvanının ... ... Ltd. Şti. Olduğu, anılan şirketin 24/01/2025 tarihinde karşı taraf ... Grup ... A.Ş. ile birleştiği Türkiye Ticaret Sicil Gazetelerinden anlaşılmıştır. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından karşı taraf asıl borçlu şirket ile kefile gönderilen 09/12/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, 74.807.155,26 TL nakit alacağın 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname karşı taraf asıl borçlu şirkete 14/12/2025, kefile ise 11/12/2025 tarihinde tebliğ olmuştur. İpotek resmi senedi incelendiğinde, karşı taraf ...'nin taşınmazı üzerinde alacaklı banka lehine karşı taraf asıl borçlu şirketle ünvan değişiklerinden sonra birleşen ... İnş. ... Ltd. Şti.'nin doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere 20.000.000,00 TL limit ile 29/11/2023 tarihinde ipotek tesis edildiği görülmüştür. Araç rehin sözleşmeleri incelendiğinde (9 adet), karşı taraf asıl borçlu şirketle ünvan değişiklerinden sonra birleşen ... İnş. ... Ltd. Şti.'nin araçları üzerinde alacaklı banka lehine toplam 160.000.000,00 TL limitle, karşı taraf asıl borçlu şirketle ünvan değişiklerinden sonra birleşen ... İnş. ... Ltd. Şti.'nin doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere rehin teses edildiği anlaşılmıştır. Dosyada yer alan ipotek resmi senedinden ve araç rehin sözleşmelerinden toplam 180.000.000,00 TL limitli ipotek ve rehnin karşı taraf asıl borçlu şirketle ünvan değişiklerinden sonra birleşen ... İnş. ... Ltd. Şti.'nin doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına aldığı anlaşılmıştır. İpotek ve rehin ile teminat altına alınan kısım yönünden İİK'nun 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır. Bir başka anlatımla, alacaklı banka ancak ipotek ve rehin limitini aşan kısım var ise, ancak bu kısım yönünden muaccel alacağının varlığını yaklaşık olarak ispat ettiği miktar yönünden ihtiyati haciz talep edebilecektir. Talep dayanağı olarak ibraz edilen hesap kat ihtarnamesinde bildirilen alacak ise 74.807.155,26 TL olup anılan limiti aşan bir alacağın varlığı ileri sürülmemiştir. Bu durumda mahkemece, ihtiyati haciz talep dilekçesinde 74.807.155,26 TL yönünden ihtiyati haciz talep edildiği, hesap kat ihtarnamesinde de aynı alacak miktarının ödenmesinin istenildiği, ihtiyati haciz talep tarihi itibarıyla bankanın 74.807.155,26 TL nakit alacağının toplam 180.000.000,00 TL ipotek ve rehin limitinin talebe konu alacak miktarının üzerinde olduğu, ipotek ve rehin ile teminat altına alınan alacak yönünden İİK'nun 257. maddesindeki ihtiyati haciz koşulunun oluşmadığı gözetilerek karşı taraf asıl borçlu şirket yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, karşı taraf müteselsil kefil yönünden genel kredi sözleşmesi tarihleri ve talep tarihi dikkate alındığında TBK'nun 586. maddesinin uygulanması gerekir. Anılan maddenin 1.fıkrası; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükmünü içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadında da "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir. TBK'nun 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar" düzenlenmesini içermektedir. İhtiyati haciz talep eden bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra karşı taraf asıl borçlu ve müteselsil kefile tebliğden itibaren 1 gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın asıl borçluya 14/12/2025 tarihinde, karşı taraf kefile ise asıl borçluya tebliğ tarihinden önce 11/12/2025 tarihinde tebliğ olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece, asıl borçluya tebliğ tarihi kefile tebliğ tarihinden önce olup, TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca asıl borçlunun ifade gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması şartı gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talep eden bankanın karşı taraf kefile başvuru koşullarının oluşmadığı gözetilerek karşı taraf kefil yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 26/03/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.