7. Hukuk Dairesi 2010/1894 E. , 2011/415 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 43 ve 45 parsel sayılı sırasıyla 9635.07 m2 ve 7675.34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka dayanılarak el birliği mülkiyeti hükümleri gereğince ... mirasçıları olan davac…
**7. Hukuk Dairesi 2010/1894 E. , 2011/415 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 43 ve 45 parsel sayılı sırasıyla 9635.07 m2 ve 7675.34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka dayanılarak el birliği mülkiyeti hükümleri gereğince ... mirasçıları olan davacı ... ... ... ile davalılar İsmail ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... ... ..., taşınmazların üzerinde bulunan bir kısım muhdesatların kendisine ait olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm; davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, bir mirasçının diğer bir bir mirasçıya karşı bir "başkası" olarak nitelendirilemeyeceği bu nedenle de 3402 Sayılı Yasanın 19/2 madde hükmünün olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle hüküm verilmiş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava konusu 104 ada 43 ve 45 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök miras bırakanı ...'a ait olduğu, ölümüyle el birliği mülkiyeti hükümleri gereğince taraflara intikal ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünde taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği açıklanmıştır. Bu hükmün kabul edilmesindeki amaç, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kişi tarafından meydana getirilmiş muhdesat bulunması ya da muhdesatın maliklerdennin muhdesattan sebepsiz yararlanmalarının önlenmesidir. Bu amaç gözetildiğinde lafzi yorumla yetinilmemesi, ister paylı (müşterek) mülkiyet, isterse elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet esaslarına tabi olsun tespit yapılan taşınmazlar üzerinde maliklerden bir veya birkaçı tarafından meydana getirilmiş muhdesat bulunması halinde bu muhdesatın az yukarıda açıklanan hüküm gereğince tutanağın ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekir. Dairemizin kökleşmiş uygulaması da bu doğrultudadır. Hal böyle olunca mahallinde keşif yapılarak, davacı tarafından meydana getirilen muhdesat niteliğindeki ağaç ve yapıların varlığı tespit edildiği taktirde, 3402 Sayılı Yasa'nın 19/2 maddesi hükmü gereğince tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davacı ... ... 'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82.80 TL harcın hükmü temyiz eden davacıya iadesine, 28.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.