Hukuk Genel Kurulu 2013/205 E. , 2014/56 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2012 NUMARASI : 2012/317-2012/420 Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 30.09.2010 gün ve 2009/324 E., 2010/256 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2012 gün ve 2011/888 E., 2012/4087 K. sayılı ilamı il…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/205 E. , 2014/56 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/09/2012 NUMARASI : 2012/317-2012/420 Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 30.09.2010 gün ve 2009/324 E., 2010/256 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2012 gün ve 2011/888 E., 2012/4087 K. sayılı ilamı ile; (...Dava, kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı tarafından yapılan basın açıklamasında eleştiri sınırlarının aşılarak kişilik haklarının ihlal edildiğini beyan ederek manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davalı, basın açıklamasının davacının cami çıkışında basına verdiği beyanlara cevap niteliğinde olduğunu, eleştiri sınırlarının aşılmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Başbakan ve siyasi parti lideri olan davacının bulunduğu mevki ve yüklendiği mesuliyetler eleştirilere açık, hoşgörülü ve tahammüllü olmasını gerektireceği, siyasi tartışmaya ilişkin dava konusu basın açıklamasının kişilik haklarının ihlali kastıyla söylenmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu basın açıklamasında davacı hakkında seviyesiz beyanlarda bulunan, ahlak dışı saldırılar yapan, gaflet ve ihanet içinde olan, çukurda siyaset yapan ifadeleri kullanılmıştır. Davalının, kamuoyunu bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma hakkı çerçevesinde; davacıyı eleştirmesi bir hakkıdır. Ancak, eleştiri hürriyeti eleştirilenin şahsiyetini tahkir edecek derecede olmamalıdır. Buna göre davalı tarafından kullanılan aşağılayıcı, tahkir edici uslup ve ifadelerin eleştiri olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Şu durumda, dava konusu basın açıklamasının tamamıyle hukuka uygunluğundan söz edilemez. Dolayısı ile, davacı yararına uygun bir miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, kararının bozulmasını gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin, davanın reddine dair verdiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuş; yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: davalının, 22.08.2009 tarihinde yaptığı basın açıklaması ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.