T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1384 - 2025/1838 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1384 KARAR NO : 2025/1838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2023 NUMARASI : 2019/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ---- VEKİLİ : Av. ---- DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -- VEK…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1384 - 2025/1838 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1384 KARAR NO : 2025/1838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2023 NUMARASI : 2019/... Esas, 2023/... Karar DAVACI : ... - ---- VEKİLİ : Av. ---- DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -- VEKİLİ : Av. ----- DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/09/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 12/09/2025 Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2023 tarih ve 2019/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/01/2017 tarihinde sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile müvekkilinin yaya konumunda bulunan ...'e çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını hayatı boyunca ruhsal ve bedensel olarak sıkıntılar çekeceğini, gerek iş gerekse özel hayatında ömür boyu yaşayacağı sıkıntılar nedeniyle geçici ve sürekli iş gücü kaybı, tedavi ve bakıcı giderlerinden doğan doğacak zararlarının giderilmesi için davalı sigorta şirketinin belirlenen limitler dahilinde bunu karşılaması gerektiğini, kaza tespit tutanağı ile Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/... esas sayılı dosyasından bulunan bilirkişi raporuna göre araç sürücüsünün tam kusurluğu olduğunu, iş bu dava açılmadan önce müvekkilinin geçici, sürekli iş gücü kaybı, tedavi ve bakıcı giderleri ile doğacak tüm zararların tazmini açısından davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak bir sonuç alınamadığını akabinde 2019/... arabuluculuk dosya numarası ile yapılan görüşmelerinde sonuçsuz kaldığını ve ayrıca müvekilinin ... Sağlık Kurulunun 22/03/2017 tarihli raporunda beden gücü kaybının %24 oranında belirlendiğini, bu nedenlerle belirsiz alacak olarak talep ettikleri şimdilik 4.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranın gösterir raporunu 13/04/2017 tarihinde sigorta şirketine yaptığı başvuru esnasında sunmadığını bu nedenle davacıya sigorta şirketi tarafından 18/04/2017 tarihinde kadar süre verilmiş ancak davacının raporu temin edilemediğinden bahisle mevcut davayı açmış olduğunu, davanın bu nedenle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı davasını 4.000,00 TL üzerinden açtığını ancak davada 4 ayrı talebinin bulunduğu bunların iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderleri olduğunu bu 4 ayrı talebinin her biri için ayrı ayrı kaç TL miktarda açtığını dilekçesinde belirtmediğini bu nedenle HMK. Madde 115 uyarınca davacıya kesin süre verilmesini eğer kesin süre içerisinde her talebi için kaç TL miktarda açtığı husununu belirtmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 121.393,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.458,79 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.829,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 135.681,19 TL maddi tazminatın 26/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; maluliyet raporuna taraflarınca maluliyet oranlarının düşük olduğu gerekçesiyle 05/03/2022 tarihinde itiraz edilmiş olup mahkeme tarafından reddedilerek dosyanın aktüer bilirkişisine tevdii edildiğini, aradan geçen süreçte "asgari ücret miktarının artırılması" üzerine müvekkilinin mağduriyetinin oluştuğunu, maddi tazminat hesabına konu edilen işlemiş ve muhtemel gelirlerin yükseldiğinin göz önüne alınabilmesi için 03/10/2022 tarihli yazılı taleplerinin yeniden hesap bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin nihai kararının, gerekçesi, yapılan yargılama ve son oturum tutanağı ile çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici-sürekli maluliyet, tedavi gideri ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir. Mahkemece davanın geçici-sürekli maluliyet ve tedavi gideri yönünden kısmen, kabulüne ve bakıcı gideri yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekilinin istinafının incelenmesinde: 23/01/2017 tarihinde ...'ın, sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile müvekkilinin yaya konumunda bulunan ...'e çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece alınan 22/11/2019 tarihli kusur raporunda, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir. ATK Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 20.01.2022 tarih ve 14 sayılı raporda davacı ...'in; tüm vücut fonksiyon kayıp oranının %5 (beş), iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece alınan 25/03/2022 tarihli aktüerya raporunda; Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı 12.458,79TL; sürekli iş göremezlik tazminatı 121.393,40 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı vekili bu rapora göre 27/05/2023 tarihinde ıslah dilekçesi vererek aktüerya raporunda belirtilen maluliyet tazminatları ve ilaveten 1.829,00TL tedavi gideri ile 1.000,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 136.681,19TL üzerinden karar verilmesi talep edilmiş, ıslah dilekçesinin ekinde tedavi giderleri yönünden 14 adet fatura sunulmuş, yeni rapora gerek olmadan sunulan tedavi belge ve faturaların da mahkemece hükme esas alınması talep edilmiştir. Mahkemece ıslah dilekçesinin verilmesinden sonra 03/06/2022 tarihli celsede, tedavi giderleri yönünden ayrı bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bir sonraki celsede (04/11/2022) davacı vekili asgari ücretteki değişiklik nedeniyle yeniden aktüerya raporu alınması istenmiş, mahkemece bu talep kabul edilerek güncel asgari ücrete göre ek rapor alınması istenmiş, duruşma 08/02/2023 tarihine bırakılmıştır. 2023 yılında asgari ücret yeniden değiştiğinden davacı vekilince yeniden güncel asgari ücrete göre ek rapor alınması istenmiş ancak mahkemece bu defa davacı vekilinin 25/03/2022 tarihli aktüerya raporuna itirazının olmadığı gerekçesiyle bu talep reddedilerek davacı vekilinin 27/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Tazminat hesaplarında hükme en yakın tarihli asgari ücret artışlarının uygulanması gerekmektedir. Bilirkişi raporuna usulüne uygun biçimde itiraz edilmemesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu davalı vekili tarafından iddia edilmiş ve mahkemece bu itiraz kabul edilmişse de, bu davalarda karar tarihine en yakın asgari ücretin esas alınması gerektiği gibi somut olayda davacı vekilinin 25/03/2022 tarihli aktüerya raporuna itiraz etmemesinin sebebi o tarihteki asgari ücret verilerine göre raporun doğru olmasıdır. Düzenlendiği tarihte ve itiraz süresi içindeki tarihte geçerli olan asgari ücrete göre doğru olan bir rapora davacı vekilinin itiraz etmesi beklenemez. Böyle bir durumda davalı lehine rapor yönünden usuli kazanılmış hak doğduğundan söz edilebilmesi için mahkemece asgari ücret değişmeden karar verilmesi (yahut davacı tarafça kötü niyetli olarak yargılama sürüncemede bırakılarak asgari ücret değişikliğinin beklenmesi) gerekmektedir. Mahkeme ise, yeni rapor talebi olmadığı halde ve ıslah dilekçesine ekli tedavi belgelerine göre tedavi gideri tazminatına hükmetmek yerine -gerekli olmadığı halde- ek rapor alınması yoluna gitmiş ve arada asgari ücret değişmiştir. Bu aşamadan sonra gerçekleşen asgari ücret değişikliği için davacı taraf aleyhine, önceki (ve o tarihte doğru olan) rapora itiraz etmediği gerekçesiyle karşı taraf için usuli kazanılmış hak oluştuğunu iddia etmek hakkaniyete uygun düşmez. Mahkemece 27/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda karar vermek yerine gerekmediği ve talep olmadığı halde yeni rapor alınması suretiyle yargılama uzamış ve yeni durumda davacı aleyhine bir durum oluşmuştur. Davacının yargılamadaki bu gecikmeden sorumlu tutulması doğru değildir. Bu sebeple dairemizce güncel asgari ücrete göre rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi ... 16.07.2025 tarihli raporunda davacının, rapor tarihi itibariyle; bakiye geçici iş göremezlik tazminat tutarının 4.408,85 TL, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 621.537,33 TL olduğunu, ZMSS Ölüm/Sakatlık Poliçe Teminat Limiti 330.000,00 TL olmakla, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının poliçe teminat limitini aştığını, Sigorta şirketi sorumluluk tutarının 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu belirlemiştir. Dosya kapsamı itibariyle ve sonuç olarak; davacının davaya konu yaralanmadan kaynaklı olarak rapor tarihi 16.07.2025 itibariyle bakiye geçici iş göremezlik tazminat tutarının 4.408,85 TL, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 621.537,33 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının poliçe teminat limitini aştığından Sigorta şirketi sorumluluk tutarının 330.000,00 TL ile sınırlı olacağı, davacının tedavi gideri alacağının Prof. ... tarafından tanzim edilen 28.06.2022 havale tarihli rapordan anlaşıldığı üzere 3.547,00 TL olduğu, bakıcı gideri alacağının bulunmadığı, davacı vekilinin 27/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminatını 12.458,79TL, sürekli iş göremezlik tazminatını 121.393,40 TL, tedavi gideri alacağını 1.829,00TL olarak belirlediği ve 1.000,00TL bakıcı gideri talep ettiği, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tuttuğu ve ilk derece mahkemesince davacı lehine 12.458,79 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği ancak bu yönden aleyhe istinaf bulunmadığı anlaşılmakla; davanın 27/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda talep edilen miktarlarla sınırlı olarak geçici işgöremezlik tazminatı talebinin -aleyhe istinaf olmaması nedeniyle- kabulüne, sürekli işgöremezlik tazminatı talebi tedavi gideri talebinin -taleple bağlı kalınarak- kabulüne, bakıcı gideri talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinafı bu nedenle yerinde bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; 2-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2023 tarih ve 2019/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 3-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; a-Davacının ıslah talebi ile bağlı kalınarak; 121.393,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 12.458,79 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.829,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 135.681,19 TL maddi tazminatın 26/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, -Davacının sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri talepleri yönünden fazlaya ilişkin haklarının SAKLI TUTULMASINA, b-Davacı vekilinin bakıcı gideri yönünden talebinin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.268,38 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 2.334,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.934,19 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 68,31 TL peşin harç, 2.265,88 TL ıslah harcı ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.378,59 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T hükümleri uyarınca hesap olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan bakıcı gideri tazminatı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T hükümleri uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yargılama aşamasında sarf edilen posta masrafı, tebligat gideri, bilirkişi ücreti, müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.721,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.686,55 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davada hakkılık oranına göre takdiren 1.310,34 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye İrad Kaydına Kalan 9,66 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına, 10-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri bakımından; 11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan tebligat gideri, posta gideri ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.887,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy çoklugu ile karar verildi.11.09.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır (Muhalif Üye) MUHALEFET ŞERHİ Bilindiği üzere, kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu, yargısal kesin süreyle sadece tarafların değil, hakimin de bağlı olduğu, dolayısıyla hakimin bu tür bir ara kararından dönmesinin hukuken geçersiz bulunduğudur. Kısaca ister kanun ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Nitekim, HMK'nın 94/3. maddesinde "Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." denilmiştir. Yukarıda açıklanan bu öneminden dolayı, kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun açıkça belirtilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas No : 2015/... Ve Karar No : 2017/...İlamı) Yine HMK'nın "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281/1 maddesinde "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./24. md)" İlk derece mahkemesince temin edilen 25/03/2022 havale tarihli, davacı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, tebligat parçası üzerinden davacı tarafa yüklenen yükümlülük olan itiraz hakkınını 2 haftalık süre içinde gerçekleştirilmemesi durumunda itiraz hakkından vazgeçilmiş sayılacağının ihtarını içerdiği de görünmektedir. Bu durumda ilk derece mahkemesince temin edilen ve davacı tarafından itiraz edilmeyen hesap bilirkişi raporları yönünden davalılar usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 gün ve 2015/... E.-2017/... K. Sayılı kararında özetle; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı düşünülmelidir..." denilmiştir. Keza ilk derece mahkemesince 25/03/2022 havale tarihi hesap bilirkişi raporundaki veriler ve bu veriler üzerinde belirlenen tazminat miktarına göre hüküm kurulmuştur. Bu bakımdan, davacı lehine hükmedilecek tazminat miktarının davacı tarafça itiraz edilmeyen ve miktar olarak ıslah edilen 25/03/2022 havale tarihli hesap bilirkişi dikkate alınarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar karara bağlanan sayın çoğunluğun görüşüne katılmayarak muhalefet ediyorum.11/09/2025 Muhalif Üye İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır