11. Hukuk Dairesi 2014/6955 E. , 2014/13791 K. Taraflar arasında görülen davada verilen 10.12.2013 tarih ve 2013/48-2013/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşün…
**11. Hukuk Dairesi 2014/6955 E. , 2014/13791 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 10.12.2013 tarih ve 2013/48-2013/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, ticaret unvanı olan müvekkilinin " esas unsurlu seri markalarının bulunduğunu, kod numarası ile markası için yaptığı başvurunun davalı şirketin itirazı üzerine davalı kurumca 18.03.1997 tarih ve 181807 sayılı " ibareli marka mesnet gösterilerek reddedildiğini, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na yaptıkları itirazın da kabul edilmediğini, ancak kimsenin " anlamına gelen " ibaresi üzerinde inhisari hak sahibi olamyacağını, müvekkili markasınnı esas unsurunu oluşturan "" ibaresine eklenen kelimesinin ürünün doğa dostu olduğuna işaret ettiğini, aynı ibareyi taşıyan bir çok tescilli marka olduğunu, farklı renklerin de kullanıldığı markalar arasında tescile engel bir benzerliğin bulunmadığını, farklı malları kapsadıklarını ileri sürerek sayılı kararının iptalini, müvekkilinin tescil başvurusunun devamını talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, esas unsuru "ibaresinden oluşan markaların birbirlerine benzediğini, asıl ibaresinin ayırdediciliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı vekili, müvekkili kurumun kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu marka ile redde mesnet markalanın aynı/ aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığı, ibaresinin sayısal çokluk belirttiği, ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, vurguyu kelimesinin taşıdığı, davacı başvurusunda yer alan ibaresinin markaya yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, marka başvurusunun görsel, sescil, kavramsal ve genel izlenim itibariyle davalının itiraza dayanak markasıyla benzer olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma riski ve bağlantı kurulması ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.