11. Hukuk Dairesi 2015/156 E. , 2015/4884 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2014 tarih ve 2013/83-2014/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm…
**11. Hukuk Dairesi 2015/156 E. , 2015/4884 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/06/2014 tarih ve 2013/83-2014/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili...'ın 02.09.2012 tarihinde ...'a gideceği için uçak bileti alındığını, uçuş tarihinde yaklaşık 1 saat öncesinde hava alanına gittiklerini ve check-in işlemlerini yaptırmak üzere sıraya girdiklerini, sıra kendilerine geldiğinde davalı ......nin check-in görevlisi diğer davalı ... ile davalı THY'nin bilet satış görevlisi olan davalı ...'ın uçakta yer kalmadığını ve müvekkili ...'i uçağa alamayacaklarını söylediklerini, müvekkillerinin biletlerini günler öncesinden aldıklarını ve uçağa mutlaka binmeleri gerektiğini söylemelerine rağmen yan tarafa alınarak arkalarındaki yolcuların check-in işlemlerini yapmaya devam ettiklerini, neden böyle bir muameleye maruz kaldıklarını öğrenmeye çalışırken de VIP'den bir milletvekili kızının uçağa bineceği ve bu nedenle müvekkili ...'in biletinin iptal edildiğini öğrendiklerini, bu durumun üzüntülerini daha da artırdığını oysa, özel durumundan dolayı uçuş yapacak olan kişilerin uçuş için geçerli bir mazeretlerinin olması, bu mazeretlerinin en az bir gün öncesinden bildirilmesi ve bu durumda dahi bilet iptali için uçuşu iptal edilecek yolcunun rızasının alınması gerektiğini, THY yetkilisi tarafından uçak kalktıktan sonra müvekkillerine ...'dan uçmaları için bilet teklif edildiğini, müvekkillerinin önce bu teklifi kabul etmediklerini ancak, müvekkili ...'in ...'a gitmesi gerektiği için kabul etmek zorunda kaldıklarını, müvekkili ...'in özel aracıyla ...'ya tek başına gidip geldiğini, eve geç saatte döndüğünü, eczacı olan müvekkilinin mesai saatleri içerisinde iş yerinde bulunamadığını, kendi aracıyla gittiği halde benzin parasını bile talep etmediğini, davalıların eylemleri nedeniyle kızdığını, üzüldüğünü ve yıprandığını, müvekkillerinin yaşadıklarını çevresindekilere de anlatmaları nedeniyle zaman zaman konuşulduğunu, müvekkili ...'in Facebook'ta paylaşımı sonucu alay konusu olduğunu yani, belirli bir süre geçmesine rağmen halen unutulmadığını, müvekkillerinin manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, 1,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı THY vekili, iş bölümü ve yetki itirazında bulunmuş, olayın tamamen “overbook” denilen sektör uygulamasından kaynaklanmakta olup, davacıların şahsına yönelik olmadığını, manevi tazminat talep şartlarının oluşmadığını, olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ş. vekili, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ile ..., ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'in oğlu olan diğer davacı ile birlikte hava alanına gittikleri, zamanında check-in işlemlerini yaptırdıkları, davacı ...'in önceden biletini aldığı uçakla ...'a gitmesi gerekirken, herhangi bir açıklama yapılmadan, gerekçesiz olarak, uçağın dolduğundan bahisle sefere alınmadığı ve davacıya ...-... seferinden bilet verildiği, davacı ...'in oğlu ...'e kendi imkanlarıyla ... hava alanına götürüp uçağa bindirdiği ve geç saatte geri döndüğü, TSHK'nın 106. ve Hava Yoluyla Seyahat Edenlerin Haklarına Dair Yönetmelik'in 8, 9 ve 10. maddelerinde belirtilen yükümlülüklerin davalı THY tarafından yerine getirilmediği, davacıların olaydan duydukları üzüntü ve acıdan dolayı manevi tazminat talep ettikleri, davalı THY olayın "overbook" denilen işlemden kaynaklandığını savunmuş ise de, bu eylemin haksız fiile konu olduğunun sabit olduğu, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişinin manevi tazminata hükmedilmesini isteyebileceği, davalı THY'nin hukuka aykırı eyleminin davacılarda acı, elem ve ızdıraba yol açtığı, manevi tazminatın bozulan manevi dengenin yerine gelmesi için kanunun öngördüğü bir telafi şekli olduğu gerekçesiyle, davalı THY yönünden açılan davanın değişik kabulü ile 6098 sayılı TBK'nın 58/2 maddesi gereğince davacıların kişilik haklarının zedelenmesine ilişkin saldırının kınanmasına ve kararın ulusal gazetede ilanına, diğer davalılara izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunamadığından bu davalılar yönünden açılan davanın ise, reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı THY vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Dava, taşımadan kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, davanın davalılar ... Hava Servisi A.Ş., ... ve ... yönünden işbu davalılara izafe edilebilecek bir kusur bulunmaması nedeniyle reddine, davalı THY yönünden ise, her ne kadar davalı tarafça olayın tüm dünyada kabul gören ''overbook'' denilen işlemden kaynaklandığı savunulmuş ise de, eylemin haksız fiile konu olduğu sabit olup, davalının hukuka aykırı eyleminin davacılarda acı, elem ve ızdıraba yol açtığı gerekçesiyle 818 sayılı BK'nın 49. ve 6098 sayılı TBK'nın 58/2 madde ve fıkrası uyarınca kabulü ile davacıların kişilik haklarına yapılan saldırının kınanmasına ve kararın ilanına karar verilmiştir. Genel kabul gören görüşe göre manevi tazminat; ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. 818 sayılı BK ve 6098 sayılı TBK hükümleri uyarınca, hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek tazminat zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. 818 sayılı BK'nın 49., 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi uyarınca da, Hakim manevi tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Somut olayda, 02.09.2012 tarihli Kahramanmaraş-... seferi için davacı tarafça bilet alınmış ancak, uçuş gün ve saatinde ''overbook'' olarak tabir edilen işlem nedeniyle davacı ... uçağa alınmamış, davalı tarafça ...-... seferinden bilet verilerek uçuşu sağlanmıştır. Mahkemece, BK'nın 49. ve TBK'nın 58. maddesinde karşılığını bulan yasal düzenleme uyarınca takdir hakkı kullanılarak manevi tazminat yerine davacıların kişilik haklarını zedeleyen olay nedeniyle davalının kınanmasına ve kararın ilanına karar verilmiş ise de, verilen kınama ve ilan kararı olayın oluş şekli, kusur durumu, meydana gelen zarar, tarafların konumu da dikkate alındığında davalının eylemi karşısında nispetsiz bulunmuştur. Bu itibarla, açıklanan hususlar nazara alınarak somut olayın niteliği ve davalı eylemiyle orantılı bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz THY'e iadesine, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.