T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1116 Esas KARAR NO: 2026/313 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2021/766 Esas - 2022/637 Karar TARİHİ: 22/09/2022 DAVA :Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1116 Esas KARAR NO: 2026/313 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2021/766 Esas - 2022/637 Karar TARİHİ: 22/09/2022 DAVA :Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ... numara, 31.12.2019 - 2020 vade tarihli ... Poliçesi ile sigortalı bulunan ve... A.Ş.'ye ait 28 palet, 2352 adet, net 5.174,40 kg "Gaz Yakma Sistemi" emtianın Romanya'dan Türkiye Manisa'ya karayolu ile taşınması için karşı taraf ... A.Ş. İle 22.09.2020 tarih ve ... numaralı navlun faturası ile anlaşıldığını, taşımanın fiili taşıyıcı karşı taraf ... Şti. tarafından 18.09.2020 tarih ve ... numaralı CMR kapsamında ... - ... plakalı tır ile gerçekleştirildiğini, emtiaların tesliminin ardından 25.09.2020 tarihinde yapılan incelemelerde 3 kap emtianın zarar gördüğünün tespit edildiği ve müvekkili şirketin sigortalısının zarar görmüş emtiaların bedelini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen incelemeler neticesinde sigortalıya poliçe kapsamında 11.11.2020 tarihinde 43.457,31 TL tazminat ödemesinde bulunulduğunu, dava konusu hasarda ...A.Ş.'nin davalı ... Şti.'nin sigortacısı olduğunu, davaya konu hasar nedeniyle ... A.Ş. ise ... A.Ş.'nin sigortacısı olduğunu, başvuruya konu hasar nedeniyle ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, yapılan ödeme nedeniyle karşı tarafın sorumluluğu bulunduğu iddiası ile başvuruda bulunulmuş ise de rücu başvurusunun reddedildiğini, açıklanan nedenlerle 43.457,31 TL sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 11.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigorta şirketinin davanın ikamesi için aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, davaya konu hasarın uluslararası bir taşıma sırasında meydana geldiğinden, öncelikle dava konusu ihtilafa CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dava konusu zararın emtiaların nakliye aracına yüklenmesi sırasındaki ambalajlama ve istif hatasından kaynaklandığından CMR md.17/4 ve 17/2 uyarınca sigortalı nakliyecinin sorumlu tutulması mümkün olamayacağından, nakliyecinin sigortacısı olan müvekkili şirketin sorumluluğununda da bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde belirlenen özel şart gereği, dava konu hasar teminat kapsamı dışında kaldığından davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, talep olunan tazminat miktarının fahiş olduğunu açıklanan nedenlerle davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetine sahip olmadığından, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın öncelikle husumet yönünden reddine, müvekkili şirket aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığa konu taşıma neticesinde yükün 25.09.2021 tarihinde alıcıya teslim edildiği tespit edilmekle, gerek TTK gerekse bu olaya uygulanması gereken CMR sözleşmesi uyarınca hasar nedeniyle taşımacıya başvurulması gerektiği düzenlenen 1 Yıllık zaman aşımı süresinin dava tarihi olan 05/11/2021 tarihi itibariyle dolduğunu, bu nedenlerle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin dava dışı... A.Ş.'ye ait 28 palet, 2352 adet, net 5.174,40 kg "Gaz Yakma Sistemi" emtianın Romanya'dan Türkiye Manisa'ya karayolu ile taşınması için .... A.Ş. ile anlaşma yaparak hizmeti üstlendiğini, ... Lojistik ise dava dışı... Makine ile taşıma hizmeti konusunda anlaşma yaparak bu taşıma hizmetinin sunumunu müvekkili şirkete alt taşıma yetkisi vermek suretiyle taahhüt ettiğini, bu kapsamda iddia edildiği üzere söz konusu emtiaların 252 adedinin hasar gördüğünün teslimde anlaşıldığı ve bu nedenle oluşan zararın davacı tarafından sigortalısına ödenerek , davalılardan rücuen tazmini talep edilmişse de , dosyada mübrez ekspertiz raporunda hasarın "yükleme, istifleme ve sabitleme hatasından kaynaklandığının" tespit edildiğini, yükleme istifleme ve sabitleme işinin ise dava dışı ... ünvanlı satıcı firma tarafından gerçekleştirildiğinden, söz konusu hasarın oluşumunda kusurlu tarafın dava dışı satıcı firma olduğunu, bu nedenlerle davacının söz konusu tazminatları müvekkiline rücu etmek yerine kusurlu firmaya rücu etmesi gerektiğini, taraflar arasındaki teslim şeklinin de ... teslim şekli olarak kararlaştırıldığı göz önünde bulundurulduğunda, yükleme ve istiflemenin gönderici satıcıda olduğunun açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu taşımanın gerçekleştirildiği tarih 25.09.2020 olarak belirtilmiş olmakla, TTK kapsamında gerçekleştirilen taşımalarda meydana gelen hasarlar sebebi ile istem haklarının zamanaşımına uğrama süresi bir yıl olarak belirlendiğini, bu sürenin eşyanın teslimi ile beraber başlamakta olup, söz konusu emtianın göndericisine teslim tarihi 25.09.2020 olmakla, zamanaşımı süresi işbu tarihten itibaren işlemeye başladığını, davanın açıldığı tarih 05.11.2021 olup, söz konusu taşımaya bağlı oluştuğu iddia edilen hasarlara ilişkin istem hakkı zamanaşımına uğramış olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı ... Sigortası ile sigortalı bulunan davalı asıl taşıyıcının, söz konusu taşımanın fiili taşıyıcısı konumunda olmayıp, diğer davalı ... tarafından taşıma işi gerçekleştirildiğini, işbu taşıma esnasında oluştuğu iddia edilen hasarın tazmini noktasında davalı müvekkili şirketin, sigortalısının kusuru nispetinde sorumlu olup poliçe teminatı ve limitleri dahilinde ancak gerçek zarar tutarından sorumlu tutulabileceğini, işbu nedenle ilk olarak taşımadan meydana gelmiş olduğu iddia edilen hasarın neyden kaynaklanmış olduğuna ilişkin tespitlerde bulunulması, akabinde işbu hasardan kimin veya kimlerin sorumlu olacağına ilişkin bir değerlendirmede bulunulması gerektiğini, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin davalı taraflardan talep edilebilmesinin mümkün olmadığını açıklanan nedenlerle davanın ilk olarak zamanaşımı sebebi ile usulden reddine, davalı müvekkili aleyhine açılmış olan haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen .. Şirketi davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/09/2022 tarih ve 2021/766 Esas - 2022/637 Karar sayılı kararında;"......Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle davalıların zamanaşımı itirazında bulundukları dikkate alınarak, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı değerlendirilmelidir. Dava konusu yükün teslim tarihi 25.09.2020, davacı tarafından arabulucuya başvuru tarihi ise 20.09.2021'dir. Bilindiği üzere arabulucuya başvuru ile zamanaşımı süreleri kanun gereğince durur. Bu nedenle zamanaşımı süresi içerisinde davacının arabulucuya başvuru yapmış olması nedeniyle zamanaşımı süresi durmuştur. Arabuluculu görüşmelerinin son bulduğu 04.11.2021 tarihinde duran zaman aşımı süresi tekrar işleyemeye başlamış olup, davacı tarafından dava 05.11.2022 tarihinde açılmıştır. Davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalı tarafın zamanaşımı itirazı dikkate alınmamıştır.Dava konusu ürünlerde zarar oluştuğu, bu zararın taşıma esnasında gerçekleştiği hususu sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zarardan kimin sorumlu olacağı noktasındadır. Dava konusu taşıma sözleşmesi ... taşıma olarak yapılmış olup, bu durumda yükleme ve istifleme ile ilgili tüm sorumluluk gönderene aittir. Taşıyanın yüklemeye ve istiflemeye nezaret borcu var ise de, bu borç taşıyıcının basit bir gözlem ve değerlendirmesini kapsamaktadır. Dava konusu zararın meydana gelmesi istiflenmeden kaynaklandığı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu ürünlerin istiflenmesindeki hata basit bir gözlem ve değerlendirme ile ortaya çıkabilecek türden değildir. bu nedenle taşıyanın yükleme ve istiflemeye nezaret borcu kapsamında müterafik kusuru olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, açık yasa hükümleri ile itirazları irdelenmeksizin eksik hukuki incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, teslim şekli yönünden kurulan hükmün de eksik hukuki incelemeye dayalı olduğunu, taşıyıcının alıcının temsilcisi sıfatıyla taşımadan olduğu kadar yükün tesliminden de sorumlu olduğunu ve yükün teslimine azami özen göstermesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda taşıyıcıların fiilen denetim imkanına sahip olamayacağı değerlendirilmişse de bu durumun CMR 9/2 kapsamında şerhe konu olması gerektiğini, sigortalının taşıyıcıların yeterliliğine güvenmek kaydıyla taşıma fiiline rıza gösterdiğini ve taşıma sözleşmesi akdetmiş olduğunu, taşıyıcıların fiili yetersizliklerinin sorumluluğunu üstlenmesnin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, Gerekçeli kararda davaya konu taşımanın ... teslim şartı (...) ile gerçekleştiği, bu kapsamda taşıyıcının malın istifinden sorumlu olamayacağı, satıcının yükü gereği gibi yüklememesi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olamayacağından hareketle hüküm kurulmuşsa da yazılı hükmün eksik hukuki inceleme içerdiğini, öncelikle taşıyıcının CMR kapsamında sorumluluğu yönünden CMR 8 ve 9 hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, taşıyıcı tarafından yükün teslimi anında herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmemekle emtianın hasarsız olarak ve yükün yola elverişli ambalajlanıp istiflendiğini açıkça kabul ettiğini, davalıların itirazlarına dayanak herhangi bir kayıt taşıma belgelerinde bulunmadığından davalıların sorumluluğun satıcıda olduğuna dair kurulan yazılı hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Teslim şekli dikkate alındığında yükün istifine ilişkin sorumluluğun da bu taşıyıcılarda olduğunun açık olduğunu, somut vakıa hilafına kurulan hükmün bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, ... (...) teslim şekilli satışlarda malların uluslararası nakliyesi alıcı olan sigortalının üzerinde olduğunu, bu kapsamda taşıyıcı davalının ihtirazi kayıt olmaksızın teslim aldığı ve sağlam yüklendiği karine haline gelmiş emtiaların taşıma sırasında hasar görmesi nedeniyle sorumluluğun davalılara ait olduğunu, satıcının da sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile tüm sorumluluğun gönderen satıcıda olduğuna dair mahkeme değerlendirmesini kabul etmediklerini, ... teslim şekilli satışlarda taşıyıcının sorumluluğunu etkileyen 2 etmen bulunduğunu, taşıyıcının yükü teslim aldığı yerin satıcının iş yeri olup olmadığına göre taşıyıcının yükü yükleme ve / veya istife nezaret sorumluluğu bulunduğunu, bu iki sorumluluğun yüklemenin kim tarafından yapıldığı ile netleşeceğini,Emtiaların İtalya'da yerleşik firma tarafından Romanya'dan Türkiye'ye sevk edilmiş olduğunu, sigortalının iş yerinden yükün teslim alınmadığı ve yüklemenin taşıyıcı tarafından araca yapılması gerektiğinin açık olduğunu, şayet davalıların iddia ettiği üzere yükleme taşıyıcı tarafından gerçekleştirilmemiş ise öncelikli yükümlülüğüne aykırı davranış nedeniyle zararın taşıyıcının sorumluluğunda olduğunu, ancak her halükarda emtianın istifi yükümlülüğü taşıyıcı sorumluluğunda olduğundan taşıyıcının sorumluluğunun tam olduğunu, mevcut hükümler, yerleşik içtihatlar ve dosyada mübrez delil ve değerlendirmeler hilafına, hatalı hukuki nitelemede bulunmak suretiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, uluslararası kara yolu ile taşınan emtianın hasarlı şekilde alıcıya teslim edildiği iddiası ile emtia alıcısı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının akdi taşıyıcı ve fiili taşıyıcıdan rücuan tazmini talebine ilişkindir.Somut olayda, davalı... Şirketinin ... (akdi taşıyıcı ), diğer davalı...Şirketi'nin ise fiili taşıyıcı olduğu, diğer davalıların ise akdi ve fiili taşıyıcı şirketlerin sigorta şirketleri olduğu, davacının sigortalısı ile davalı fiili taşıyıcı...Şirketi arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi olmasa da, konvansiyonda hüküm bulunmayan hallerde 6012 Sayılı TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanacağında duraksama yoktur. TTK. 888/3 maddesi uyarınca fiili taşıyıcı ve asıl taşıyıcının müteselsilen sorumlu olduklarının düzenlendiği, CMR 3. maddesi gereğince, taşımacının yardımcılarının eylemlerinden sorumlu olacağı, CMR 17 maddesine göre, taşıyıcının taşıma sürecinde meydana gelen ziya, hasar ve gecikme kaynaklı zararlardan sorumlu olduğu, CMR'nin 17.2 maddesinde ise; “Taşımacının taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata veya ihmallerinden sorumludur.” hükmüne havi olup, o halde davalı... Şirketinin akdi taşıyıcı, diğer davalı .......Şirketi'nin ise fiili taşıyı oldukları ve pasif husumet ehliyetlerinin olduğu, anlaşılmıştır.Davacının sigortalısı Türkiye'de ... A.Ş. tarafından İtalya'da bulunan ... isimli firmadan 28 Palet (Net:5.174,40 kg. Brüt: 5.876,64 kg) Yanma Grubu Malzemesi “...” emtiası satın aldığı, emtianın gönderici firmanın Romanya/Brasov'daki Fabrikasından nakliyeci ......ŞTİ.'ne ait ... (çekici) / ... (römork) plakalı nakliye aracına 18.09.2020 tarihinde yüklenmiş, nakliye aracı 25.09.2020 tarihinde alıcı firma tesisine ulaştığında 3 kap emtianın hasarlı olduğu tespit edilmiştir.Dava dışı ... A.Ş'ye satıcı .... tarafından düzenlenen emtia (mal ) faturası ve diğer ilgili belgeler incelendiğinde, dava konusu emtianın “... “ (... ) teslim şekliyle satıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre; dava konusu emtianın sigortalıya hasarlı şekilde teslim edildiği, hasarın istiflemenin hatalı, sabitlemenin yetersiz vapılması sonucu meydana geldiği, ... teslim şekline göre yükleme, istif ve sabitlemenin dava dışı satıcının personeli tarafından yapıldığı dosya kapsamında bulunan exper raporu ve bilirkişi raporlarından anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda ayrıntısı açıklanarak, davalı taşıyıcıların, nakliye sürecinde oluşan zarara etkili olabilecek türde yüklemeye nezarete ilişkin görevini ihlalden kaynaklanan müterafik kusurlarının bulunmadığı belirtilmiş, buna göre mahkemece davanın reddine, yönelik karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygundur.İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında sunulan deliller ışığında aldığı bilirkişi rapor içeriğindeki tespitlere dayalı olarak kurduğu hüküm ve gerekçesinde, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin karşılandığı, hükümde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.