11. Hukuk Dairesi 2023/131 E. , 2024/4036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2930 Esas, 2022/1360 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/687 E., 2018/1070 K. Taraflar arasındaki müdürlükten azil ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adli
**11. Hukuk Dairesi 2023/131 E. , 2024/4036 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2930 Esas, 2022/1360 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/687 E., 2018/1070 K. Taraflar arasındaki müdürlükten azil ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların dava dışı ... Kuyumculuk Ltd. Şti.'ye yarı yarıya ortak olduklarını, her iki ortağın münferit yetkili müdür olduğunu, 2016 yılı Şubat/Mart aylarında taraflar arasında anlaşmazlık çıkmasıyla şirketin fiili yönetiminin davalıya bırakıldığını, şirket hisselerinin devri konusunda herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının şirket defter ve kayıtlarının incelenmesine izin verilmediğini, davalının 01.12.2015 tarihli ortaklar kurulu kararı ile münferit yetkili müdür olarak atandığını, 28.04.2017 tarihinde davalıdan defter ve kayıtların incelenmesine ilişkin ihtarat gönderilmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, şirketin son iki yılda hiç kâr etmemiş olmasının kabul edilemeyeceğini, davalının şirketin içini boşaltmaya çalıştığını, dava dışı ... Kuyumculuk Ltd. Şti.'nin davalının bu eylemlerinden dolayı zarara uğradığını, davalının bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 6100 sayılı Hukuk Muhkameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL zararın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve şirkete ödenmesini, davalının idare ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yerinde olmadığını, 02.12.2015 tarihinde yapılan toplantı ile şirket müdürlüğüne davalının atandığını, davalının şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirdiğini, şirketin her türlü işlemini davalının yaptığını, davacının herhangi bir emek sarf etmediğini, şirketin Kemeraltı Kuyumcular Çarşısında bulunup iş yerinin bulunduğu yerde rekabetin yüksek olduğunu ve zarar ettiğini, davacının maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının davacıyla birlikte dava konusu şirketi 2004 - 2015 arasında birlikte yönettikleri, 2016 - 2017 yılından itibaren şirket yönetiminin münhasıran davalıya geçtiği, bu tarihten öncede şirketin 2004 - 2015 yılları arasında 7 yıl zarar ve 3 yıl kar ettiği, şirketin ortalama satış hasılatının 11.000,00 TL civarında olduğu, davalının sorumluluğunu ve müdürlükten azlini gerektirecek iddiaların ispatlanamadığı, aksine davalının şirkete 62.922,00 TL borç vererek şirketin devamını sağladığı, davacının şirkete bu anlamda bir katkısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik, haksız, hatalı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava dışı şirketin iş yerinin bulunduğu yerin altın ve diğer ziynet eşyalarının alım-satımı için en tercih edilir merkez olduğunu, şirketin ticari defter ve dayanağı belgelerdeki kaydi rakamların gerçeklere uygun olmadığını, şirketin borca batık, ortakların şirketten olan alacaklarının şirketin parasal ihtiyaçları karşılığı şirkete borç olarak verdikleri paralardan ibaret olduğunun ve şirketin 31.12.2016 tarihinde, 62.922,40 TL borcunun tamamının davalıya olmasının kabul edilmesine rağmen şirketin kaydi satışlarının gerçekçi olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aylık ortalama 13.000,00 - 16.000,00 TL satış miktarının gerçekçi olmadığını, davalının müdürü olduğu şirketi iyi yönetemeyerek zarara uğrattığını, borca batık hale getirdiğini, tanıkların dinlenmediğini, delillerin eksik toplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 614 üncü maddesi limited şirketlerde bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin olup, davacı bilgi edinme hakkını kullandığı veya davalı şirketten bilgi talep ettiği yolunda delil sunmadığı gibi azil nedeni olarak ileri sürülen kâr payı dağıtılmaması tek başına şirketten azil için bir neden olarak görülemeyecei zira, kar dağıtımı yapılabilmesi için karar alınması gerektiği, davacının azil ve sorumluk iddiaların haklılığının denetlenebilmesi için ticari defterlerin ve şirket kayıt ve belgelerinin incelenmesi gerekeceği, mali müşavir ve sektör bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda göre; dava dışı şirketin taraflarca birlikte yönettikleri dönem olan 2004 - 2015 yılları arası da dahil olmak üzere (2008, 2011 ve 2012 yılları hariç ) şirketin on iki yıl süre ile zarar ettiği, davalının münferiden temsile yetkili olduğu 2015 - 2016 yıllarında oluşan zarar, sektör ve ticari hayatta yaşanan değişimlerden kaynaklı olup, davalı yöneticinin azlini ve sorumluluğunu gerektirecek nitelikte özen yükülülüğüne aykırılık tespit edilemediği, davacı tarafın şirketin kötü yönetildiğine ilişkin iddialarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarda hangi hususların inceleneceği, şirketin zararına yapılan işlemlerin ne olduğu hususlarının somutlaştırmadığı da dikkate alındığında, davacının davasını ispat edemediği ve şirket defter, kayıt ve belgeleri ile ispatı gereken bu hususta tanık dinlenmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket yöneticisinin azli ile şirketin zarara uğraması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesi ile 644 üncü maddesinin yollamasıyla 553 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.