11. Hukuk Dairesi 2010/108 E. , 2011/7758 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.09.2009 tarih ve 2008/142 - 2009/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2010/108 E. , 2011/7758 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.09.2009 tarih ve 2008/142 - 2009/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu dava dışı Çukurova İnş. Mak. San. A.Ş.'nin genel kurulunun yıllardan beri kar payı dağıtmadığını ve sermaye artırımına gittiğini, Çukurova Holding içerisindeki şirketlerden karlı şirketlerden zarar eden şirketlere aktarma yapıldığını, şirket genel kurulunun 31.03.2006 tarihinde sermayenin 111.600.000 TL'ye çıkartılmasına karar verdiğini, artırım sonucu ödemenin nakden yapılması gerektiği halde nakden ödeme yapılmadığını, nakten ödeme yapılmayan sermaye artırım kararının ticaret siciline tescil edilmemesi gerektiğini ileri sürerek genel kurulda alınan sermaye artırım kararının tescilinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı temsilcisi, şirket anasözleşmesine göre sermaye artırımınının tescilden itibaren 3 ay içinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, dolayısıyla sermaye koyma borcunun yerine getirilip getirilmediğini inceleme yükümlülüklerinin olmadığını, tescilin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, anasözleşmede yapılan değişiklikle sermaye artırım borcunun tescilden itibaren 3 ay içinde yapılmasının kararlaştırıldığı, bu nedenle tescilden önce sermaye artırım borcunun yerine getirilmesinin istenemeyeceği, daha önce yapılan sermaye artırım borçlarının yerine getirildiğinin yeminli mali müşavir raporu ile sabit olduğu, yapılan tescilin yasa ve yönetmeliklere uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.