İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 19/12/2023 tarihinde davalı sigorta ş…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av...... DAVALI : 1- ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : 2- ........ VEKİLİ : Av..... DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 13/11/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 19/12/2023 tarihinde davalı sigorta şirketince ZMMS'sı yapılan ........ plakalı aracı sürücü ........'nin sevk ve idaresinde iken ........ Caddesi İstikametinde hareket halinde iken davacıya ait ........ plakalı araca çarptığını ve bu kaza nedeniyle yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığı gibi nedenlerle araçta oluşan değer kaybına binaen bilirkişi raporunda belirlenince arttırılmak üzere şimdilik 1 TL'nin (kısmi dava olacak şekilde) kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, aracı kullanamamaktan kaynaklı ikame araç bedelinin bilirkişi raporunda belirlenince arttırılmak üzere şimdilik 1 TL'nin (kısmi dava olacak şekilde) kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte ........'den tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........'nin cevap dilekçesinde özetle;Trafik kazasının, yoğun trafik akışı ve yetersiz trafik işaret ve işaretçileri nedeniyle meydana geldiğini, kaza anında hava koşulları da olumsuz olup, görüş mesafesinin düşüklüğü ve kaygan yol koşulları kazanın gerçekleşmesinde de etkili olduğunu, bu durumun, kazanın oluşumunda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığının açıkça ortaya koyduğunu, kaza tespit tutanağı, olay yerindeki şartlar ve diğer objektif faktörler dikkate alınmadan düzenlendiğini, kazanın gerçek nedenlerini ve tarafların kusur oranlarını belirlemek amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan bilirkişi raporunun alınması gerektiğini, hiçbir zaman kabul manasına gelmemekle birlikte davalının bu kazanın oluşumunda kusurlu olduğu kabul edilse dahi, herhangi bir kastının bulunmadığını, değer kaybına ilişkin yapılan hesaplamaların usul ve yasaya uygun şekilde yapılıp yapılmadığının da belli olmadığını, ayrıca ikame araç bedeli talebiyle ilgili dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı gibi nedenlerle öncelikle haksız davanın reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise; kazanın ve kusur oranlarının objektif ve tarafsız bir şekilde belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan bilirkişi raporu alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız davayı ikame eden davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ........ vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya konu talep zamanaşımına uğradığını, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 26/02/2024 tarihinde 5.000,00 TL değer kaybı bedelinin davacının hesabına ödendiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde z.m.m.s. maddi hasar poliçe limitinin 47.300,00TL kaldığından müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek en yüksek tutarın bu olduğunun dikkate alınmasını talep ettiklerini ayrıca avans faiz isteminin haksız olup reddi gerektiği gibi nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı ........ A.Ş tarafından sigortalanan ........ plaka sayılı kamyonetin davalı sürücüsü ........'nin KTK 57/B-4 Mad. Trafik kuralını ihlal ettiği ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ........ adına kayıtlı ........ plaka sayılı otomobilin sürücüsü ........'nin kazanın oluşmasına etki edecek bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı, ........ plakalı aracın değer kaybı bedeli bakiye miktarının 26.000,00TL olduğu, mahrumiyet bedeli tutarının 7.000,00TL olduğu değerlendirilmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 09/01/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Şöyle ki; Dava kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir." şeklinde davanın kabulü ile; davacının 19/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 26.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; davalı ........ Anonim Şirketi'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 09/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ........'den kaza tarihi olan 19/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 19/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 7.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, davalı ........'den kaza tarihi olan 19/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur tespitinin eksik incelemeye dayalı olarak yapıldığını, araç değer kaybı hesabının da hukuka ve piyasa gerçeklerine aykırı olduğunu, mahrumiyet bedeli yönünden de hatalı değerlendirme yapıldığını, faiz hesaplaması yönünden de usule aykırılığın bulunduğunu, müvekkilinin kusurunun sabit olmadığı ve kastının da bulunmadığını, sigorta şirketi açısından dahi faiz temerrüt tarihinden başlarken, müvekkili açısından kaza tarihinden faiz işletilmesinin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Değer kaybına itiraz Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur. Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir. Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine, hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına göre itiraz yersizdir. Araç yokluk bedellerine ilişkin davalı tarafın istinafı Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir. İtiraz yersizdir. Kusura itiraz Mahkemeye sunulan 14/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ........ A.Ş tarafından sigortalanan ........ plaka sayılı kamyonetin davalı sürücüsü ........'nin KTK 57/B-4 Mad. Trafik kuralını ihlal ettiği sürücü ........'nin %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ........ adına kayıtlı ........ plaka sayılı otomobilin sürücüsü ........'nin kazanın oluşmasına etki edecek bir trafik kuralı ihlalinin bulunmadığı, rapor edilmekle ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu bulunmakla itiraz yersizdir. Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 1-Davalı ........ tarafından alınması gereken 2.254,23 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.638,83 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı ........ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13/11/2025 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.