12. Hukuk Dairesi 2014/5441 E. , 2014/7531 K. MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2013/370-2013/405 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşü…
**12. Hukuk Dairesi 2014/5441 E. , 2014/7531 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/11/2013 NUMARASI : 2013/370-2013/405 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi icra kefili,icra mahkemesine başvurusunda; 24.12.2012 tarihli icra kefalet işleminin ve aynı tarihli borç ödeme taahhüdünün geçersiz olduğunu ileri sürerek ; anılan işlemlerin iptali ile icra takibindeki borçlu sıfatının silinmesi isteğinde bulunmuş,mahkemece,yapılan yargılama sonunda, icra kefilliğine ilişkin işlem ile şikayetçi hakkında kefil sıfatı ile yapılan tüm işlemlerin iptaline ve şikayetçinin icra takibindeki borçlu sıfatının silinmesine karar verilmiştir. İİK.’nun 38.maddesi gereğince icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup;icra kefaletinin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yargılamayı gerektirdiğinden, genel mahkemede ileri sürülebilecek bir husus olup, şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurularak iptali talep edilemez. Ancak,İİK.'nun 38. maddesi uyarınca ilam hükmünde olan icra kefalet işleminin, ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, bir diğer ifade ile icra kefiline icra emri tebliğ edilebilmesi için icra kefaletinin yasada öngörülen şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olması gerekir. Bu durumda, şikayetçi, icra kefilliğinin iptali isteminde bulunmuş ise de;bu hususun incelenmesinin genel mahkemede yargılamayı gerektirdiği ve dar yetkili icra mahkemesinde dinlenemeyeceği açıktır. Öte yandan,24.12.2012 tarihli icra kefalet tutanağında; sorumlu olunan azami miktarın ve kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısı ile yazılmadığı ve kefalet tarihinde evli olduğu anlaşılan şikayetçinin eşinin kefilliğe ilişkin rızasının bulunmadığı görülmekte olup;bu haliyle ,kefalet tutanağının,kefaletin şeklini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 583. ve 584. maddelerinde belirtilen şartlarda düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Esasen bu husus , mahkemenin de kabulündedir. Hal böyle olunca,mahkemece,yalnız icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetilmesi gerekirken;yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.