T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:18/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:18/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı bulunan ... Bankası AŞ Isparta ... Şubesi’nde bulunan ... numaralı hesabını kullandığını, hesap kartına ait şifreyi kimsenin bilmediğini, daha önce de kullanma için söz konusu kartı hiç kimseye vermediğini, ... günü saat ... civarı davacı müvekkilin ... Bankası AŞ Isparta ... Şubesideki ... nolu hesabından 10.000 TL bilgisi ve rızası dışında başka bir hesaba aktarılacağına ilişkin davacının telefonundaki YKB’na ait mobil uygulamadan gelen bildirimde ONAY ve RED şeklinde gelen uyarıya RED olarak yanıt verdiği halde (HATA şeklinde uyarı vererek) 10.000 TL’nin müvekkilin hiç bilmediği tanımadığı ... isimli şahsa havale edildiğini, bunu üzerine hemen davacı müvekkilinin, dolandırıcılık şüphesiyle durumu davalı bankaya telefon ile bildirmek için müşteri hizmetlerini aradığını bunun bilgisi dışında yapıldığını izah ettiği esnada yine hesabından aynı şekilde 15.000 TLnin müvekkilin hiç tanımadığı bilmediği ... adına havale yapıldığını da o esnada bankada konuştuğu yetkiliden öğrendiğini, bu nedenle konuştuğu müşteri hizmetleri temsilcisinden hesaplarına bloke koydurttuğunu, ancak tüm çabalarına rağmen davacı müvekkilinin 25.000 TL’sinin davacı müvekkilinin rızası dışında daha önce hiç tanımadığı, bilmediği ... ve ... isimli kişilerin hesaplarına aktarılmak sureti ile zarara uğratıldığını, sonradan müvekkilin haricen öğrendiğine göre o sıralarda yaklaşık 3.500.000,00 Tl tutarındaki para başka hesaplardan da onayları ve rızaları dışında aktarılmış bunun 3.000.000,00 TL’si banka tarafından fark edilerek durdurulduğunu, ... tarihinde ... ve ... isimli şahıslar tarafından yapılan yukarıda açıkça belirtilmiş olan işlemler kesinlikle müvekkilinin izni ve onayı dışında olduğunu, müvekkilinin onay ve izni dışında çekilen toplam 25.000.00 TL lik zararın giderilmesi için ilgili bankaya yazılı olarak da 19.11.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ayrıca TC Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı’na ... soruşturma nosu ile suç duyurusunda bulunmuş, bunun üzerine soruşturma başladığını, bu nedenlerden dolayı davanın kabulüne, (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) , müvekkiline ait ... Bankası AŞ Isparta ... Şubesi’nde bulunan ... numaralı hesabındaki paranın yetkisiz kişi veya kişiler tarafından internet bankacılığı yoluyla çekilmesi sebebiyle müvekkilin uğradığı 25.000,00TL maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yürürlükteki ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, dava şartı olan arabulucuya başvuru işlemi gerçekleştirilmediği için iş bu davanın öncelikle dava şartı noksanlığı yönünden usulden reddi gerektiğini, dosyanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili bankanın yapılan işlem güvenliği adına tüm önlemleri almış olup, davalı müvekkili bankanın kusuru bulunmadığını, davacının işleminde de davacını mobil bankacılık için kayıtlı cep numarası aranmış ve telefona çıkan ve aranan müşteri olduğu bilgisi veren kişiden işlemi kendisinin yapıp yapmadığına ilişkin işlem onayı alındığını, telefon görüşmesinin ses kaydı mevcut olup bankalarından müzekkere ile istenmesini talep ettiklerini, davacının internet bankacılığı şifresinin sadece kendisi tarafından belirlenmekte olup bu şifrenin müvekkili bankada kayıtlı olmadığını, müvekkili bankanın şifreye erişmesi ve bilebilmesinin olanaklı olmadığını, iş bu davaya konu işlemlerin de akıllı SMS ile gönderilen şifreler kullanılmak suretiyle gerçekleşmiş olması ve şifrelere ait gizliliğin de taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müşteriye olması nedeni ile müvekkili bankaya herhangi bir kusurun izafe edilemeyeceğini, müvekkili bankanın doğrudan davacı cep telefonu ile yapılan bu işleme erişmesi ve engelleyebilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerden dolayı müvekkili banka aleyhine açılmış ve olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/04/2022 TARİH -... ESAS ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... "... Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 15.sayfasında ve 16.sayfasında belirtildiği üzere yönlendirme işleminin yalnızca ...'in telefonundan yapılabileceği ve Isparta 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.03.2021 tarihli 4. Celsesinde sanıkların birbirlerini tanıdığı, basit hataya tabi bir işlem olmadığı, sanık ...'in tanımadığı kişiye kartını vermiş olması gibi ortalama zekalı makul kimselerin bulunmayacağı şekilde beyanda bulunmuş olduğu, davacı şirket yetkilisi ...'in bilerek ya da bilmeyerek telefonunu yönlendirdiği, bankanın teknik kusuru olmadığı kanaati ile davacıdan kaynaklı güvenlik zaafiyetinden gerçekleşmiş olabileceği, bankanın sistem zaafiyeti ve güvenlik açığı olmadığı açıklanmıştır. İlgili ceza dosyası incelendiğinde ... ve ...'in ceza almış oldukları, Antalya BAM 8.Ceza Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı ilamı ile cezalarının kesinleşmiş olduğu ancak bankanın kusuruna dair herhangi bir bilginin kararda bulunmadığı görüldü. 07.04.2021 tarihli heyet raporu ise bilirkişilerin uzmanlık alanları dikkate alınarak hükme esas alınmadı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ... - ... sayılı karar doğrultusunda davalı bankanın olayın gerçekleştiği tarih itibariyle internet bankacılığı sisteminde, o dönem sektörde kullanılmakta olan tüm gerekli tedbirleri alıp almadığı, olay tarihinde yürürlükte bulunan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) tebliği de gözetilerek o dönem sektörde kullanılmakta olan güvenlik tedbirlerinin neler olduğu, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığı, davacının kusurunun zararın meydana gelmesinde ne derece etkili olduğu araştırılmaksızın bankanın kusuru olmadığı kanaati davanın reddine ..." şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. DAİREMİZİN 15/09/2025 tarih ... Esas- ... KARAR SAYILI İLAMI: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin 15/09/2025 tarih ... esas ... Karar sayılı ilamı ile :"...İlk derece mahkemesince ilk olarak bilişim uzmanı bilirkişiden rapor alınmış, bu raporda; davacı şirket yetkilisi ...'in telefon hattına çağrı yönlendirmesi yapıldığı, her iki işlemde banka tarafından gönderilen şifre ve mesajların yönlendirme sebebiyle başkasına ulaştığı, ilk 10.000,00 TL tutarlı havale işleminden sonra banka personelinin davacıyı aradığını, ancak yönlendirilmiş hattan dolandırıcının açıp kendisi davacı olarak tanıttığını, ikinci işlem olan 15.000,00 TL tutarlı havale işleminden sonra ise banka güvenlik sisteminin devreye girerek hesabı bloke ettiği, bankanın tüm güvenlik önlemlerini yerine getirdiği, hat yönlendirmesinde davacının ihmalinin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece sonrasında bir bankacı ve bir de elektrik elektronik mühendisi bilirkişilerden alınan heyet raporunda da, hat yönlendirmesi yapıldığının teyit edildiği, 10.000,00 TL’lik işlemde bankanın kusurunun bulunmadığı, 15.000,00 TL’lik işlemde ise bankanın havaleye onay/ret verilmesiyle ilgili SMS onayı göndermediğinden bu işlem için kusurlu olduğu belirtilmiştir. İkinci heyet raporunu sunan bilirkişiler arasında bankacı bilirkişinin de bulunması ve her iki rapor arasında bankanın kusuru yönünden çelişkinin oluşması nedeniyle Mahkemece çelişkinin giderilmesine yönelik olarak dosyanın bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişilerden oluşan bir başka heyete tevdi edilerek rapor alınması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Öte yandan ceza dosyasının dosya arasında olmadığı görülmektedir. Bilirkişi raporu alınmadan evvel ceza dosyasının dosya arasına celbinin sağlanarak özellikle BTK'dan ceza dosyasına gelen cevaplar ve ceza dosyasına sunulu bilirkişi raporlarının da, bilirkişilerin incelemesine hazır halde bulundurulması, bilirkişilerin tüm dosya kapsamına göre inceleme yaparak çelişkiyi giderir şekilde rapor tanzim etmeleri gerekir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİNİN 18/12/2025 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacının kullandığı ... numaralı telefonda kayıtlı mobil bankacılık uygulaması ile davacı hesabından dava dışı kişilere toplamda 25.000,00 TL tutarında havale işleminin yapıldığı, 10.000,00 TL'lik havalenin davacıya ait telefon numarasına 3D sms gönderilerek işlemin sesli olarak teyidi ile iki aşamalı güvenlik prosedürü uygulanmak suretiyle gerçekleştirildiği, 15.000,00 TL'lik para transferinin ise üçüncü parti yazılımlar ile davacı telefonuna uzaktan erişilmek suretiyle gerçekleştirildiği, para transferi için gerekli olan güvenlik prosedürlerinin eksik uygulandığı anlaşılmakla, dosyamız kapsamında aldırılan mahkememizce de gerekçeli ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davacının kendisinin bilmesi ve kimseyle paylaşmaması gereken bilgiler ile 10.000,00 TL'lik havalenin gerçekleştiği davalının para transferinde kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak 10.000,00 TL yönünden davanın reddine, 15.000,00 TL'lik para transferinde ise davalı bankanın güvenlik açığı bulunması nedeniyle meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunduğu sonuç ve kanaatine varılarak 15.000,00 TL yönünden davanın kabulüne"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bankası AŞ Isparta ... Şubesi'nde bulunan ... numaralı hesabı kullandığını, ... günü saat ... civarı, hesabından 10.000 TL ve 15.000 TL'nin başka hesaplara aktarılacağına ilişkin bildirimde onay ve red şeklinde iki seçenek geldiğini, müvekkilinin ret seçeneğini işaretlemesine rağmen, paraların başka hesaplara aktarıldığını, müvekkilinin durumu hemen bankaya bildirdiğini ve hesabına bloke koydurttuğunu, ancak 25.000 TL'sinin çoktan aktarıldığını, müvekkilinin bankanın güvenlik zaafiyetinden dolayı zarar gördüğünü, bu zararından bankanın sorumluluğundan olduğunu ve bu nedenle maddi tazminat talebinde bulunduklarını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekli tüm güvenlik önlemlerinin alındığını, sistematik bir güvenlik açığı olmadığını, bankanın kusursuz olduğunu, davanın tamamen reddi gerektiğini, davacının ağır müterafik kusuru sebebiyle tazminatta hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hukuka aykırı olarak belirlendiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, banka hizmet kusurundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 1-HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, Dairemizin önceki kaldırma kararına uygun şekilde hareket edilmiş olmasına, hükme esas alınan son bilirkişi raporunun bilimsel verilere ve oluşa uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur durumu ve buna göre verilen kısmen kabul kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm; davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Dava sözleşmesel sorumluluğa dayalı olup, faizin temerrüt tarihinden itibaren başlatılması gerekirken, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi isabetli bulunmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı görülmüştür. Dava dilekçesi ekindeki belgeye göre zararın giderilmesi için davacının davadan önce 19/11/2018 tarihli belge ile bankaya başvurduğu, bu hususu dava dilekçesinde de dile getirdiği, davalı bankanın da istinaf dilekçesinde faizin bu tarihten veya dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek bu tarihte yapılan başvuruyu ikrar ettiği görüldüğünden temerrüdün 19/11/2018 tarihinde gerçekleştiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 19/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.024,65 TL harçtan peşin olarak yatırılan 426,94 TL harcın mahsubuyla bakiye 597,71 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/02/2026 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... ve ... Harç sayılı harç tahsil müzekkerelerinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, b-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, ilam harcı 6,40 TL ile 426,94 TL peşin harç toplamı 477,74 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı ve bilirkişi masrafından oluşan toplam 15.064,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.038,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, d-Arabuluculuk aşamasında sarf edilen 1.320,00 TL'nin yargılama gideri olarak 6183 sayılı Kanun'a göre 792,00 TL'sinin davalıdan 528,00 TL'sinin davacıdan tahsil ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, g-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 732,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya İADESİNE, b-Davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırıldığından tekrar yatırılmasına YER OLMADIĞINA, c-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, e-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...