10. Ceza Dairesi 2023/16556 E. , 2024/16590 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kırıkkale 2.Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2019/1183 E., 2020/167 K. 2. 2021/186 E., 2022/152 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Davanın reddi, 2. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırıkkale 4. Asliye Ceza Ma…
**10. Ceza Dairesi 2023/16556 E. , 2024/16590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi 2. Kırıkkale 2.Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 1. 2019/1183 E., 2020/167 K. 2. 2021/186 E., 2022/152 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Davanın reddi, 2. Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/1183 Esas, 2020/167 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/186 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 28.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2022/33295 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90809 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90809 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1. Kırıkkale 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/1183 Esas, 2020/167 Karar sayılı kararı yönünden; Dosya kapsamına göre, sanığın 29.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı ilk defa verilen Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2015 tarihli ve 2014/10159 soruşturma, 2015/38 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar sonrasında, sanığın erteleme süresi içerisinde yeniden aynı neviden suç işlediğinden bahisle erteleme kararının kaldırılarak Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, Kırıkkale 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 01.07.2020 tarihinde kesinleşmesinden sonra, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2019 tarihli kararı ile, yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesinden sonra şüphelinin 06.11.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2611.2019 tarihli iddianamesi ile Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda ise sanığın erteleme süresinde işlediği suç yönünden Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/551 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulmadığı ve durma kararı verilen dosyanın halen derdest olduğundan bahisle ikinci kez açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği, Somut incelemeye konu dosyada, sanık hakkındaki kamu davasının ertelenmesine ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinin kabul edilmiş olması sebebiyle Kırıkkale 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı durma karar verildiği, durma kararı sonrası geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına dosyanın gönderildiği, verilen durma kararı sonrası denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde dosyanın yeniden ele alınabileceği ve derdest olacağı, bu haliyle sanık hakkında 29.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.03.2015 tarihli ve bu tarihten sonra Kırıkkale 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı durma kararı sonrası ikinci kez verilen ve önceki kararın devamı niteliğinde olan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın 28.02.2019 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, sanığın erteleme süresi içinde 06.11.2019 tarihinde aynı neviden suçu yeniden işlediğinin anlaşılması karşısında, yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde, 2. Kırıkkale 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/186 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı yönünden; Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 13.06.2018 tarihli uyuşturucu madde kullanmak suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca daha önce erteleme kararı verildiğinden bahisle, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 18.06.2018 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmakta ise de; Adı geçen sanığın evvelce 29.11.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2015 tarihli ve 2014/10159 soruşturma, 2015/38 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı müteakip, şüphelinin aynı neviden suçu yeniden işlediğine yönelik bildirimde bulunulması üzerine açılan kamu davasının yargılaması sonunda, Kırıkkale 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, inceleme konusu dosyadaki suç tarihinin ise durma kararı öncesi 13.06.2018 tarihi olduğu nazara alındığında, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1183 Esas ve 2020/167 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 29.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2015 tarihli ve 2014/10159 soruşturma, 2015/38 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, 02.06.2015 tarihinde tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin 06.09.2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2017 tarihli ve 2017/9220 Soruşturma, 2017/2410 Esas, 2017/1979 sayılı iddianamesi ile Kırıkkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Kırıkkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararı ile erteleme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 04.09.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, 4. Şüphelinin 03.05.2018 ve 19.02.2019 tarihli aynı nitelikteki eylemleri nedeniyle yürütülen soruşturmaların da birleştirilmesine karar verilmesinden sonra, 29.11.2014, 06.09.2017, 03.05.2018 ve 19.02.2019 tarihli eylemleri nedeniyle, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2019 tarihli ve 2018/9965 soruşturma, 2019/62 sayılı kararı ile; beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun doğru şekilde gösterildiği, kararın 28.02.2019 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Kırıkkale Denetimli Serbestlik müdürlüğüne gönderildiği, 5. İnfaz işlemleri devam ederken 06.11.2019 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2019 tarihli ve 2018/9965 Soruşturma, 2019/3465 Esas, 2019/3041 sayılı iddianamesi ile Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 6. Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05.02.2020 tarihli ve 2019/1183 Esas, 2020/167 Karar sayılı kararı ile Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararıyla durma kararı verildiği, davanın derdest olduğu gerekçesiyle mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, 7. İhbar üzerine, davanın Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/213 esasına kaydedildiği, B. Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/186 Esas ve 2022/152 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında 13.06.2018 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2018 tarihli ve 2018/6691 Soruşturma, 2018/1945 Esas, 2018/1561 sayılı iddianamesi ile Kırıkkale 2.Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, 2. Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/170 Esas, 2019/308 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve Cumhuriyet savcısının istinaf kanun yoluna başvurduğu, 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.03.2021 tarihli ve 2019/1042 Esas, 2021/328 Karar sayılı kararı ile etkin pişmanlık hükümleri yönünden araştırma yapılmaması ve tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, 4. Bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.03.2022 tarihli ve 2021/186 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/1183 Esas, 2020/167 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir" düzenlemesi uyarınca mahkemesince, kamu davasının reddine karar verilmiş ise de; Şüpheli hakkında, 29.11.2014 tarihli eylemi nedeniyle Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 06.09.2017 tarihli aynı nitelikteki eylem ile ihlal edildiği iddiasıyla Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, Kırıkkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı kamu davasının durmasına dair kararın 04.09.2018 tarihinde kesinleşmesinden sonra, 29.11.2014, 06.09.2017, 03.05.2018 ve 19.02.2019 tarihli aynı nitelikteki eylemler nedeniyle, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2019 tarihli ve 2018/9965 soruşturma, 2019/62 sayılı kararı ile; kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 28.02.2019 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşmesinden sonra, 06.11.2019 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2019 tarihli iddianamesi ile Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin durma kararına konu eylemin 29.11.2014 tarihli suç olduğu, ihlal sayılan eylemin 06.09.2017 tarihli suç oduğu, Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ret kararına konu eylemlerin ise 29.11.2014, 06.09.2017, 03.05.2018 ve 19.02.2019 tarihli eylemler olup ihlal oluşturan eylemin 06.11.2019 tarihli eylem olduğu, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ve 2017/551 Esas, 2018/447 Karar sayılı durma kararı sonrası ikinci kez verilen ve önceki kararın devamı niteliğinde olan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın 28.02.2019 tarihinde tebliğ edilmesini takiben, sanığın erteleme süresi içinde 06.11.2019 tarihinde aynı neviden suçu yeniden işlediğinin anlaşılması karşısında, yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiği, ancak ret kararıyla birlikte ihbarda bulunulması üzerine Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/213 Esas sayılı dosyasıyla davanın derdest olduğu anlaşıldığından; davanın, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/213 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilerek sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, davanın reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup, sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen "kamu davasının reddi" kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. D. Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/186 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede: Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 13.06.2018 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 18.06.2018 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli kararıyla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmakta ise de; Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlal sebebi sayılmakta, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. İnceleme konusu dosyadaki suç tarihinin 13.06.2018 tarihi olduğu dikkate alındığında, davanın, Kırıkkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/213 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilerek sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırıkkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.02.2020 tarihli ve 2019/1183 Esas, 2020/167 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/186 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.