İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasındaki İhtiyati Haciz talebinin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde öze…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/189 KARAR NO : 2026/207 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/12/2025 NUMARASI : 2025/661 (Değişik İş) - 2025/729 Karar DAVA: İhtiyati Haciz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasındaki İhtiyati Haciz talebinin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati haciz isteyen vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç alım-satımı ile iştigal ettiğini, dava dışı ... ile davalı ... arasında 05.11.2023 tarihli satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede, dava dışı ... borçlu, davalı ... ise müteselsil kefil olarak yer aldığını, sözleşme gereği, satılan araçlar karşılığında 6.500.000,00 TL borç doğduğunu, vade tarihinde ödeme yapılmadığını, sözleşmenin ticari nitelikte olması nedeniyle (araçların sayısı ve niteliği itibarıyla ticari iş), Türk Ticaret Kanunu (TTK) md. 7 uyarınca davalı müteselsil sorumlu tutulduğunu, borcun tahsil kabiliyeti, dava dışı borçluda bulunmadığından, müteselsil kefil davalıdan tahsil yoluna gidildiğini, davalının mal varlığına fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.500.000,00 TL tutarında ihtiyati haciz konulmasına, kararın icra dairesince derhal infazına, giderlerin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Dosya kapsamı ile talebin değerlendirilmesinde, Mahkememiz dosyasına sunulan 05/11/2025 günlü sözleşmede ... ile İsmail Kardeş arasında olan araç satışı nedeniyle toplam 6.500.000 TL tutarında her iki tarafta şahitler huzurunda; " bu ticaretin yapıldığı, sözleşme tarihi itibariyle şartlar oluştuğundan acil ihtiyaç olan mağduriyet giderilecektir. Not: ... ile ..., ... ile herhangi bir alacak veya verecek kalmamıştır. " şeklinde sözleşme yapıldığı, bu sözleşmede alıcı-borçlu ..., satıcı-alacaklı ..., kefil-müteselsil olarak ... yer aldığı, senedin düzenleniş şekli olarak kayıtsız şartsız bir borç ikrarı ve vadesini içermediğini sadece ticari ilişkinin bedeli şeklinde bir ifadenin yer aldığı ve sözleşme tarihinde şartlar oluştuğunda mağduriyetinin giderileceği ibaresinin yer aldığı görülmekle; asıl borçlunun borç ve vadesinin yargılamayı gerektirdiği sözleşme tarihi itibariyle evli olan kefilin eşi ...'ın kefalet muvafakatına ilişkin belge bulunmadığı gibi sözleşme altında kefilinin imzasının yanında TBK 583/1 maddesi gereğince sorumlu olduğu borcun azami miktarı kefalet tarihi ve müteselsil kefil olması durumunda bu anlama gelecek kefilin kendi el yazısıyla yazılması gereken ibarelerin yer almadığı görülmekle alacağın varlığının tespiti ve kefilin sorumluluğunun belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmekle; İİK m.257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Geçici hukuki koruma niteliği göz ardı edilerek, “esası çözecek düzeyde” değerlendirme ile ret yoluna gidildiğini, muacceliyet değerlendirmesinin eksik ve yanlış yapıldığını, talebin belirli bir para alacağına (6.500.000 TL) ilişkin olduğunu, sözleşme ilişkisinin araç satımına dayandığını, TBK m.583-584 ekseninde yapılan “kefalet şekil şartı” incelemesinin, bu aşamada ret gerekçesi yapılacak şekilde mutlaklaştırıldığını, mal kaçırma ve tahsil kabiliyetinin zayıflaması riskinin dikkate alınmadığını, talep dilekçesinde, alacağın yüksek meblağlı olduğunu, ödeme yapılmadığı ve tahsil kabiliyetini ortadan kaldıracak işlemler yönünden risk bulunduğunu, ihtiyati haczin işlevinin bu riskleri bertaraf ettiğini beyanla, ...’ın taşınır/taşınmaz malları, banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 6.500.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz konulmasını, teminatın dosya koşulları gözetilerek hakkaniyete uygun ve makul düzeyde belirlenmesine (talebimiz doğrultusunda %10’u aşmayacak şekilde takdirine) karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Talep, sözleşmeye dayalı olarak İİK nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemidir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, ihtiyati haciz talep eden istinaf isteminde bulunmuştur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.Somut olayda; ihtiyati haiz isteyen dava dilekçesine eklediği sözleşmede hakkında ihtiyati haciz talep edilenin kefil olarak imzası bulunduğu ancak TBK 584 maddesinde düzenlenen kefaletin şekil şartlarının yerine getirilmediği gibi sözleşmede herhangi bir miktar paranın belirli vadede ödenmesinin üstlenilmediği, ihtiyati haciz isteyenin ileri sürdüğü tüm hususların ihtilaflı olduğu, bu haliyle varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre ibraz edilen deliller ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026