T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1379 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1299 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2024 ESAS-KARAR NO : 2022/562 E - 2024/45 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tesp…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/1379 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1299 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2024 ESAS-KARAR NO : 2022/562 E - 2024/45 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 05/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davalı alacaklı tarafından Ankara 22.İcra Dairesi’nin 2018/14165E.- 2018/1643E,-2018/13569E. sayılı icra takip dosyaları ile Ankara 4.İcra Dairesi’nin 2019/1679E. sayılı icra takip dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılarak müvekkilinin dava dilekçesinde ada ve parsel numaralarını belirttiği taşınmazlarına haksız yere haciz konulduğunu, ancak takiplere dayanak çeklerin altındaki imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, çeklerin arka yüzündeki ciro ve imzanın sahte olduğunu beyanla anılan icra takip dosyaları nedeni ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama sonuçlanıncaya kadar dava konusu icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına, % 20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan yargılama giderleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; dava konusu çeklerin cirantalardan ... ile davanın tarafları arasında devam eden ticari ilişkilere dayalı olarak keşide ve ciro edildiğini, ticari ilişkiden kaynaklı olarak dava dışı ciranta dava konuşu 4 adet çeki müvekkilinin kendisinden önceki ciranta olan ... ciro yoluyla aldığını, davacının müvekkili ile birçok kez biraraya gelerek dava konusu çeklerden kaynaklanan borcunu taksilendirme ve borcunu ödemek için süre talebinde bulunduğunu, müvekkilini oyalayan davacının yerine dava konusu çeklere davacının kardeşinin imza attığını ve piyasaya sürdüğünü, bu olayla iligili olarak Ankara CBS’nin 2019/68838 sor. sayılı dosyasında şikayetçi olmaları üzerine soruşturma başlatıldığını, davacı ile müvekkili arasında doğrudan bir alım-satım ilişkisinin bulunmadığını ve çeklerdeki davacıya atfen atılan imzaların müvekkili huzurunda atılmadığını beyanla öncelikle açıldığı takdirde ceza dosyasının sonuçlanmasının beklenilmesini, % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve Dairemizin kabul kaldırma kararı doğrultusunda; açılan davanın 4 adet çeke dayalı olarak başlatılan icra takipleri nedeni ile menfi tespit istemi olup dosyamıza sunulan 15/11/2023 tarihli ATK bilirkişi raporu ile uyumlu Ankara CBS’nin 2019/68838sor sayılı dosyasında alınan grafalog bilirkişi raporu ile dava konusu icra takiplerine dayanak 4 adet çekin arka yüzündeki ciro imzalarının muteriz davacının eli ürünü olmadığının sabit olduğu, davacıya atfen atılan ciranta imzalarının kendisinin eli ürünü olmadığı dikkate alındığında; dava konusu menfi tespit isteminin haklılığının kanıtlandığı tartışmasızdır. Diğer taraftan, dava konusu icra takiplerine takibe dayanak çeklerin arka yüzündeki ciro zincirinde davacı ciranta ile davalı arasında ... ile ... isimli iki farklı cirantanın daha mevcut olduğu, bu nedenle icra takibi yapan davalının çeklerdeki davacıya atfen atılan ciro imzalarının davacıya ait olmadığını bilmesinin ticaret hayatının olağan akışı gereğince mümkün olmadığı dikkate alındığında; emsal nitelikteki Yargıtay 19.H.D. Başkanlığı’nın 24/06/2015 tarih, 2014/16692 E.,2015/9380K. sayılı ilamı gözetilerek davanın kabulüne, dava konusu icra takiplerine konu asıl ve fer’i alacaklar ile takibe dayanak çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; mahkemece kabul kaldırma kararından sonra yargılama konusu uyuşmazlığın esasına ilişkin değerlendirme yapmadığını, davacı ve kardeşi ... dava konusu çeklerin ciro edilmesinde ortaklaşa hareket ederek, müvekkilinin yanıltmaya yönelik fiillerde bulunduğunu, davacı her ne kadar davaya konu çekleri kendisinin imzalamadığına dair itirazda bulunsa da bozma ilamından önceki 7. Celsede aralarında borç ilişkisi bulunduğunu ikrar ettiğini, ceza mahkemesinde borç ilişkisini kabul ettiğini, kabul kaldırma kararından sonra usule ilişkin eksiklikler giderilmeye çalışıldığını, esas yönünden değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, imzalar yeterince mukayese edilmeden rapor tanzim edildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; hükme esas alınan imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında açılan davanın 4 adet çeke dayalı olarak başlatılan icra takipleri nedeni ile menfi tespit istemi olup dosyamıza sunulan 15/11/2023 tarihli ATK bilirkişi raporu ile uyumlu Ankara CBS’nin 2019/68838 Sor. sayılı dosyasında alınan grafalog bilirkişi raporu ile dava konusu icra takiplerine dayanak 4 adet çekin arka yüzündeki ciro imzalarının muteriz davacının eli ürünü olmadığının sabit olduğu, davacıya atfen atılan ciranta imzalarının kendisinin eli ürünü olmadığı dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.949,88 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.987,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.962,41TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 05/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."